T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/177 - 2025/1174 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/177 KARAR NO : 2025/1174 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.02.2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/177 - 2025/1174 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/177 KARAR NO : 2025/1174 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.02.2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/35 E., 2024/132 K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ : 12.12.2025 YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; müvekkilinin üyelik sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığını, davalı kooperatifin İzmir bölgesinde taşınmaz alarak her pay için bir villa yapmak üzere karar aldığını, kooperatife karşı açılan davalar gerekçe gösterilerek bugüne kadar inşaat işlerine başlanmadığını, bu sebeple ilk alınan ödeme dışında uzun süre aylık aidat da talep edilmediğini, yönetim kurulunun müvekkiline ihtarname göndererek tüm aidatların defaten ödenmesini ve aksi takdirde üyelikten çıkarılabileceğini ihtar ettiğini, ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlenmediğini, ihtarname ile istenilen aidat alacaklarının hangi aylara ait olduğu ve varsa faizlerinin ne olduğunun açıkça ayrıntılı olarak belirtilmediğini, usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 14.05.2022 tarihinde yapılan genel kurula davet edilmediği halde diğer üyelerden toplantıyı öğrenerek katılım sağladığını, genel kurulda kendisine yapılan haksızlığı ifade ederek konuşma da yaptığını, ancak kendisinin genel kurul katılım listesinde ismine yer verilmediğini, itirazlarının tutanağa geçirilmediğini, yapılan genel kurulun usul ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkili ile aynı şartlarda bulunan birçok üye hakkında hiçbir işlem yapılmamışken müvekkili hakkında kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararı verildiğini, üyeler arasında eşitlik ilkesi çerçevesinde karar alınmadığını, yönetim kurulunun ve genel kurulun müvekkilinin kooperatif üyeliklerinden çıkarılmasına ilişkin kararının eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu iddia ederek davalı kooperatif yönetim kurulunun aldığı kooperatif üyeliğinden ihraç kararının ve çıkarılma kararını onaylayan davalı kooperatif genel kurul kararının iptaline, dava sonuna kadar davacının kooperatif üyeliğinin devamı için ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkilinin üyeliğinin devamının sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacının üye olduğu 30.07.2016 tarihinden ihraç edildiği tarihe dek sadece 64.950 TL ödeme yaptığını, genel kurullarda aidatların düzenli bir şekilde ödenmesi gerektiği yönünde yapılan ihtar ve alınan kararlara rağmen aidatlarını ödemediğini, davacıya ödeme hususunda 2 adet ihtar çekildiğini, ihtarnamelere rağmen ödeme yapmaması yönetim kurulu tarafından ortaklıktan çıkarılarak ihraç edilmesine, kararın genel kurul onayına sunulmasına karar verildiğini, ihraç kararının 14.05.2022 tarihinde yapılan genel kurulda görüşülüp oy çokluğu ile kabul ediliğini, ihtarnamelere rağmen ödemelerini yapmayan diğer üyelerle ilgili 1163 sayılı Kanun'un 27. maddesi ve ana sözleşmenin 14/2. maddesi gereği ihraç süreçlerinin yürütüldüğünü, davacı tarafın iddialarının aksine üyelere farklı davranılmadığını, davacı hakkında alınan ihraç kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce davacının ihracına ilişkin kararın kanuna ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti açısından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan kek ve ek raporlara göre; Davacı ...'ın yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiği 09.08.2021tarihinde ana para borcunun 86.299,93 TL, gecikme cezası (faiz) borcunun 46.377,56 TL olduğu, gecikme cezası + ana para borcunun ise toplam 132.677,49 TL olduğunun tespit edildiği, davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerde, gecikme cezasına ilişkin tutarlara yer verilmediği, davacı ...'ın ihraç kararının alındığı ve iptali talep edilen 14.05.2022 tarihli davalı Kooperatif Genel Kurulu'na davet edilmediği ve isminin katılım listesinde gösterilmediği tespit edilmiştir. Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi; davacı tarafın ihraç edildiği genel kurul toplantılarına davet edilmediği, üyenin genel kurul toplantısına davet edilmemesinin kanunun genel ruhuna aykırılık teşkil edeceği, bununla birlikte davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerde gecikme tutarlarının yer almadığı, ayrıca K.K.'nun 27. Maddesine aykırı bir şekilde ödeme süresi olan bir ay yerine 30 günlük süre belirlendiği, dolayısıyla ihraç kararının kanuna aykırı olarak alındığı anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif tarafından davacı üyeye keşide edilen her iki ihtarnamede de kendisinden 56.000 TL ana para tutarının talep edildiği, gecikme cezası ile ilgili her hangi bir tutar belirtilmediği ve gecikme cezası hariç denilmekle yetinildiği, ihtarnameler usulüne uygun bir şekilde davacıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen belirtilen süreler içinde her hangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ihraç kararının görüşüldüğü genel kurula davet edilmiş olsaydı sonucun değişmeyeceği, nitekim genel kurula 52 ortağın katıldığı, 5 ortağın karşı oy kullandığı, ihraç kararının oy çokluğu ile onaylandığı, her ne kadar ihtarnamede süre olarak 30 gün tanınmış olsa da, 24.02.2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarname neticesinde ödeme yapılmaması üzerine ancak 09.08.2021 tarihinde ihraç kararının alındığı, ikinci ihtarnamenin tebliğ tarihinden yaklaşık altı aylık bir süre geçtiği, davacıya yeterli süre tanındığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali taleplidir. Kooperatifler Kanunu 16 ve 27.maddeler ile anasözleşmenin 14/2 maddesi gereğince ortakların "...parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine..." yönetim kurulunca noter aracılığıyla yapılacak (1.) ihtarın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme yapılmaması halinde keşide edilecek (2.) ihtarın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde de yükümlülüklerin yerine getirilmemesi bir ortaklıktan çıkarma nedeni olarak düzenlenmiştir. Somut olayda davacıya gönderilen (1.) ve (2.) ihtarlarda borç miktarı, hangi aylara ait olduğuna ve miktarlarına ilişkin bir döküme yer verilmeksizin 56.000 TL olarak gösterilmiş, karşısına "(31.12.2020 tarihi itibariyle Gecikme Cezası Hariç)" ifadesi yazılmıştır. Gecikme cezası hariç tutulmakla sadece aidat vs asılları talep edildiğinden, gecikme cezası miktarının gösterilmemiş olması sonuca etkili değilse de; ödenmesi ihtar edilen aidat vs parasal yükümlülüğün ait olduğu dönem/ tarih belirtilmediğinden 31.12.2020 tarihi itibariyle borç durumunun esas alındığı anlaşılmakla, bu tarihten itibaren otuz günlük süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde ihtar keşide edilmek gerekirken, 07.01.2021 günü ilk ihtarın keşide edildiği, ana sözleşmede belirtilen parasal yükümlülüğün otuz gün geciktirilmesi koşulunun ihtar tarihi itibariyle gerçekleşmediği, ilk ihtarın usul ve yasaya uyun olmadığı anlaşılmaktadır ( Yargıtay 11 HD, 10.03.2018, 2007/1422, 2008/2801; Yargıtay 6 HD, 02.06.2022, 2021/2891, 2022/3037). Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) HMK m. 353/1.b.1 gereğince; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/35 E., 2024/132 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.02.2024 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 12.12.2025 Başkan Üye Üye Katip