11. Hukuk Dairesi 2009/2295 E. , 2010/8268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/263 - 2008/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2009/2295 E. , 2010/8268 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/263 - 2008/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortağı olan davalının ödemeyi taahhüt ettiği sermaye miktarının 2.240,00 TL olmasına rağmen bunun 1.810,00 TL’ni ödemediğini, 29.06.2004 tarihli genel kurulda gecikme cezası kararı alındığını, davalının 2.678,00 TL gecikme cezası bulunduğunu, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davalının sermaye borcunun 14.700,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 2.678,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren % 30 oranında avans faiziyle devamına karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava, davacı şirket tarafından davalı ortağı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, icra takibinde alacağın nedenini şirketin borçlarına dayandırdığı ve apel borcunu ilişkin talebi bulunmadığı halde, işbu itirazın iptali davasında alacağın dayanağını apel borcu olarak açıklamış, davacının sermaye koyma borcu bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Bu durumda, icra takip dayanağı ile itirazın iptali davasının konularının farklı olması mahkemece değerlendirilmediği gibi, davacının asıl alacak ve işlemiş faiz taleplerinden hangisinin kabul edildiği açıklanmadan yetersiz ve denetime imkan vermeyen gerekçeyle davanın 2.678,00 TL tutarındaki bir miktar için kabul edilmesi de doğru olmamıştır. Bir an için mahkemenin kabul ettiği bu tutarın işlemiş faize ilişkin olduğu kabul edilse dahi bu durumda da, davacının asıl alacak talebi kabul edilmediği halde bu alacağa bağlı olması gereken işlemiş faize hükmedilmiş olması da doğru olmayacaktır. Ayrıca, davacı, icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığından itirazın iptali davasında işlemiş faize ilişkin talep hakkı da bulunmamaktadır. Kabul şekline göre de, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi hükmünde emredici biçimde işlemiş faize temerrüt faizi yürütülemeyeceği belirtilmiş, Türk Ticaret Kanunu'nun 8/2. maddesinde ise, faize tekrar faiz yürütülmesinin yalnızca cari hesaplarla borçlu bakımından ticari iş mahiyetinde olan karz akitlerinde geçerli olduğu öngörülmüştür. Bu istisnalar dışında faize faiz yürütülemeyeceği kuşkusuzdur. Buna rağmen mahkemece, gerekçeli kararda dava değeri iki ayrı paragrafta iki farklı şekilde belirtilmiş ve bu çelişkinin bir uzantısı olarak davacının talep ettiği 1.810,00 TL asıl alacak miktarından daha yüksek olan 2.678,00 TL işlemiş faiz talebinin kabulü yönünde hüküm kurulduktan sonra faize faiz işletilecek şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.