Hukuk Genel Kurulu 2014/1184 E. , 2016/1012 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2009/204 E., 2010/32 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı Diyalog Gazetecilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 gün ve 2010/7184 E., 2011/7382 K. …
**Hukuk Genel Kurulu 2014/1184 E. , 2016/1012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2010 gün ve 2009/204 E., 2010/32 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı Diyalog Gazetecilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 gün ve 2010/7184 E., 2011/7382 K. sayılı kararı ile; (...Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı Diyalog Gazeticilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı Şirket'e ait Yeni Şafak isimli gazetenin 05/07/2008 günlü sayısında davalılardan ...'ın yapmış olduğu açıklamada müvekkilinin hedef gösterildiği, kamuoyunda ergenekon davası kapsamında elde edilen bir CD'den hareketle yayımlanan haberin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı Diyalog Gazeticilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ise, kamuoyunda Ergenekon davası soruşturması olarak bilinen dava kapsamında elde edilen bir CD içeriğine dayanarak hazırlanan dava konusu haberin görünür gerçekliğe ve hukuka uygun olduğunu, dangalakça sözünün davacıya yönelik olmadığı, habere konu edilen saldırıya yönelik eleştiri olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece; davacının, bir soruşturma kapsamında ev veya işyerinde yapılan aramada, İzmir Nato Üssüne saldırı planı taşıyan bir CD bulunduğu anlaşılamamış, haberin gerçek olmadığı, gerçek olsa bile henüz bir iddia olan bir durumun sanki kesinlikle doğruymuş gibi bu yazıya konu yapılması, üstelik hakeratamizce "dangalakça" kelimesinin kullanılarak nitelendirilmesi açıkca davacının kişilik haklarına yönelik ağır ve haksız saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.