11. Hukuk Dairesi 2022/7122 E. , 2024/3185 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1250 Esas, 2022/1246 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2022/159 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti meni ve tazminat istemli asıl dava ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın red…
**11. Hukuk Dairesi 2022/7122 E. , 2024/3185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1250 Esas, 2022/1246 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2022/159 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti meni ve tazminat istemli asıl dava ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin devren iktisap ettiği 98/019489 sayılı "YUVA ...+şekil" ve 2011/65926 sayılı, “eğitim ve öğretim hizmetleri” için tescilli, “...” asıl unsurlu markalarının olduğunu, davalının da "eğitim hizmetleri" ile ilgili olarak “şekil + İstanbul ... Üniversitesi” ibareli markasal kullanımının ve "www.gelisim.edu.tr" ibareli alan adının bulunduğunu, davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, zira “İstanbul” ibaresinin yer belirttiğini, “Üniversitesi” ibaresinin ise hizmeti nitelediğini, bu sebeple davalının kullandığı markanın esas unsurunun da “...” ibaresi olduğunu ve müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, davalının alan adının da hangi markayı kullanma amacını taşıdığını açıkça ortaya koyduğunu, davalının ihtarnamelere rağmen haksız kullanımlarına son vermediğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün durdurulmasını ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesini (b) bendine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, ilk ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 13.09.2008 tarih ve 2008/53908 sayı ile 41. sınıf hizmetlerde tescilli “... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu" ibareli markanın sahibi olduğunu, İstanbul ... Üniversitesi'nin kurulması ile birlikte tescilli markada adı geçen yüksek okulun üniversiteye bağlandığını, tüm hak ve mükellefiyetlerinin üniversiteye geçtiğini, müvekkilinin marka tescil talebinden (13.09.2008) sonra, aynı hizmet alanında "..." ibaresi için davacının 11.08.2011 tarihli 2011/65926 sayılı marka tescil talebinde bulunduğunu, müvekkilinin markası ile davacının markası arasında açıkça benzerlik olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, 98/019489 sayılı davacı markası ile müvekkilinin markasının ise benzer olmadığını, müvekkilinin kullanımlarının tecavüz oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada ise karşı davalıya ait 2011/65926 sayılı "..." markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. 2.Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde, karşı davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 19.07.2018 tarih ve 2018/97 E. 2018/214 K. Sayılı davasında davalısı İstanbul ... Üniversitesi'nin 2008/53908 sayılı markasının “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından kısmen hükümsüzlüğünün talep edildiği, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2008/53908 no’lu "... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu" ibareli markanın eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne” karar verildiği, bu kararın 18.12.2019 tarihinde kesinleştiği, davalının "eğitim hizmetleri" ile ilgili olarak ve tescilli marka hakkına dayanmayan “şekil + İstanbul ... Üniversitesi” ibareli markasal kullanımının ve "www.gelisim.edu.tr" ibareli alan adının, davacının marka haklarına tecavüz oluşturabileceği, ancak davalının bu kullanımlarının dava tarihine kadar 2008/53908 sayı ile adına tescilli markanın hukuka uygun kullanımı olarak değerlendirildiği, bu sebeple davacının marka haklarına tecavüzün oluşmadığı, karşı dava yönünden hükümsüzlüğü istenen 2011/65926 sayılı markanın başvuru tarihinin 11.08.2011 olup, karşı davacının dosyaya sunduğu kullanıma ilişkin delillerin 2012-2013 yıllarına ait bulunduğu, karşı davacının üstün ve öncelikli hak sahipliğini kanıtlayamadığı, karşı davacının 13.09.2008 tarihli 2008/53908 sayılı 41. sınıftaki "... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu" ibareli markası ile karşı davalının müktesep hakka dayanak gösterilen 19.01.1998 tarihli 98/019489 sayılı 41. sınıftaki "Ana okulları ve çocuk kulübü, öğretim amaçlı kurslar eğitim ve öğretim hizmetleri" hizmetlerinde tescilli "YUVA ...+şekil" ve karşı davada hükümsüzlüğü istenen 11.08.2011 tarihli ve 2011/65926 sayılı 41. sınıftaki "Eğitim ve Öğretim hizmetleri" alt sınıfında tescilli "..." ibareli markalar karşılaştırıldığında, markaların iltibas yaratacak kadar benzer bulunduğu, 2011/65926 sayılı dava konusu markanın kapsamındaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri.” hizmetlerinin, 98/019489 sayılı eski markanın tescil kapsamında aynen yer aldığı, her iki markanın da “...” esas unsurundan oluştuğu, önceki markada şekil unsuru ve “yuva” ibaresi bulunmakta ise de diğer unsurların tali konumda kaldığı, ayırt edicilik açısından “...” ibaresinin önüne geçecek özgünlük ve ayırt edicilikte olmadığı, karşı davacı üniversitenin davaya dayanak gösterilen markasından da önce tescil başvurusu yapılan ve uzun yıllar tescilli olarak korunan 98/019489 sayılı eski markanın, tescil ve kullanımı ile ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir çekişmenin yaşanmadığı, dolayısıyla her ne kadar taraf markaları arasında benzerlik var ise de karşı davalının 98/019489 sayılı "YUVA ...+şekil" eski markası nedeniyle dava konusu marka açısından da müktesep hakkının bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurunda özetle; müvekkiline ait tescilli markalar ile davalı tarafın fiili kullanımlarında yer alan “...” ibaresinin, iltibas yaratacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği, ayrıca mahkeme kararıyla 2008/53908 sayılı davalı markasının, 41. sınıftaki “eğitim ve öğretim hizmetleri” yönünden hükümsüz kılındığını, davalı-karşı davacının tescilli markasının “... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu” ibaresini ihtiva ettiğini, yani davalı tarafın markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını, dolayısıyla söz konusu bu kullanımların kötüniyetli olduğunun ve müvekkilinin markasına tecavüz amacını taşıdığını, davalı tarafın her ne kadar işbu dava tarihine kadar tescilli markaya sahip olsa da markayı kötüniyetli tescil ettirdiği için bu süre zarfındaki kullanımının hukuka uygun kullanım olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; Bakanlar Kurulunun 29.07.2008 tarihli kararı ile İstanbul ... Meslek Yüksekokulunun kurulduğunu, bu okulun "... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu" adı altında 2008/53908 no.lu markayı kendi adına tescil ettirdiğini, 17.02.2011 tarihinde ise 6114 sayılı Kanuna göre İstanbul ... Üniversitesinin kurulduğunu ve İstanbul ... Meslek Yüksek Okulunun tüzel kişiliğinin sona erdirilip, Rektörlüğe bağlandığını, mahkemece asıl davanın, dava tarihi itibariyle müvekkili Üniversitenin "... İstanbul ... Meslek Yüksek Okulu" markasının sahibi olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, oysa kararın verildiği tarih itibariyle müvekkilinin, anılan markanın sahibi olmadığından, kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde, davacı tarafından yeni bir davanın açılması durumunda, karardaki gerekçelerin tamamının müvekkili aleyhine sonuç doğuracağını, bu nedenle mahkemenin kararını gerekçe yönünden istinaf ettiklerini, müvekkilinin kamu tüzel kişisi olup, kâr amacı taşımadan faaliyet gösterdiğini, bu nedenle ticari ve sınai faaliyet yürütenler ile haksız rekabet etmesinin düşünülemeyeceğini, davacının şekil markası ile müvekkilinin kanunla aldığı ismi arasında iltibas kurmanın imkansız olduğunu, mahkemede görülmekte olan 2016/164 E sayılı dosyada davacının markalarının hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, karşı davada; davalının müvekkilinin ismi ile iltibas yaratacak şekilde “...” ibaresini tescil ettirerek kötüniyetli davrandığını, markanın kullanıldığına ilişkin dosyada hiçbir delilin olmadığını, Özel ... Anaokulu'nun açılış tarihinin 01.04.2016 olduğunu, yani huzurdaki davanın açıldığı tarihlere rastladığını, hiçbir şekilde mutat kullanım olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davada verilen kararın gerekçenin düzeltilmesini, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığıı, asıl davada davalının "..." asıl unsurlu marka kullanımının, yine davalı adına tescilli 2008/53908 sayılı markasına dayandığı, davalının anılan kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, her ne kadar İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 19.07.2018 tarih ve 2018/97 E. 2018/214 K. sayılı kararı ile davalının 2008/53908 sayılı markasının “eğitim ve öğretim hizmetleri” bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, bu kararın 18.12.2019 tarihinde kesinleştiği, bu durumda işbu dava tarihinden sonra açılan anılan davanın sonucunun, işbu davayı etkilemesinin mümkün bulunmadığı, karşı dava yönünden ise karşı davalının 98/019489 sayılı markasının, yine karşı davada hükümsüzlüğü istenen 2011/65926 sayılı marka yönünden karşı davalı yararına kazanılmış hak sağlayacağı, bu durum karşısında mahkemece gerek asıl davanın gerekse de karşı davanın reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı/karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava marka hakkına dayalı maddi tazminat, tecavüzün tespiti ve giderilmesi, karşı dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 9 uncu maddesi, 61 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/karşı davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.