T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/567 KARAR NO:2026/680 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/02/2025 NUMARASI:2024/322 Esas 2025/65 Karar DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ:06/05/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi u…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/567 KARAR NO:2026/680 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/02/2025 NUMARASI:2024/322 Esas 2025/65 Karar DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ:06/05/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, müflis...Bankası'nın 63.000,00 TL'lik hisse senedini borsadan satın aldığını, müvekkilinin kaydı, SPK, Merkezi Kayıt Kuruluşu, ... Bankası AŞ'nin borsa hisse kayıtlarında olmasına rağmen, Müfis ... Bankası AŞ İflas İdaresince müvekkilinin alacak talebinin reddine karar verildiğini ve İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında sıra cetveline dahil edilmediğini, alacaklarının esası ve miktarının tespitinin yapılarak, İstanbul İflas masasının dosyasında sıra cetveline kaydının yapılmasını, davanın kabulü ile davalıdan alacaklarının, davalının hesabına geçtiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinden sonra açılmamış ise usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin iflasına karar verildiğini, tasfiyenin fon tarafından yürütüldüğünü, reddedilen talebin dayanağının hisse senedi olduğunu, iflas tasfiyesinde tüm alacaklar ödendikten sonra hisse senedi sahiplerine ödeme yapılacağını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2017 tarih ve 2017/41 E. 2017/942 K. Sayılı kararı ile müflis ... Bankası A.Ş.nin 16/11/2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine verilen İstanbul BAM 17.HD.nin 2018/629 E. 2018/829 K.sayılı kararının Yargıtay 23.HD.nin 27/01/2020 tarih ve 2018/1539 E. 2020/406 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; 2004 sayılı İİK'nın 235/1. Maddesi gereğince sıra cetveline itiraz edenlerin cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları; İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyasında davacının alacağının masaya kayıt talebinin reddine dair kararın ve sıra cetvelinin davacı vekiline 13/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın da 22/06/2018 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı; davacının borsadan müflis bankanın 63.000 TL'lik hisse senedini satın aldığını ve bu hisse bedelinin iflas masasına kaydedilmesini talep ettiği, talebin reddedildiği, yukarıda atıf yapılan yüksek mahkeme içtihadı doğrultusunda davacının bir nevi müflis bankanın ortağı konumunda olması sebebiyle hisse senedinin değerini iflas masasına alacak olarak kaydettirmesinin mümkün olmadığı kanaati ile" davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince alacağın iflas masasına kayıt kabulü talebine ilişkindir.Uyuşmazlık davacının elinde bulundurduğu müflis ... Bankası hisse senetlerinin bedelini iflas masasına kaydettirip kaydettiremeyeceği noktasında toplanmaktadır.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin Anonim Şirketler hakkında verdiği aşağıdaki kararına göre; "...davacının anonim ortaklıktaki payı hisse senedine bağlanmıştır. Ortakların payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflâsı halinde hisse senedi sahipleri kural olarak iflâs alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, hisse senedinin değerini iflâs masasına alacak olarak kaydettiremezler (Pekcanıtez, Hakan; Anonim Ortaklıkların İflâsı, Ankara 1991, sh. 68; Atalay, Oğuz; Anonim Ortaklıkların İflâsı, İzmir 1996, sh. 204). Hisse Senedi sahipleri kanununda yazılı şartların bulunması halinde kâr payı, hazırlık dönemi faizi, yan edim yükümlülüklerinin karşılıkları ve sermaye azaltılmasında iadesine karar verilmiş, sermaye pay miktarı için doğmuş alacaklarını iflâs masasına alacak olarak yazdırabilirler.Davacı ise, ...hisse senetlerinin bedelinin iflâs masasına kaydını talep ettiğinden, davacının iflâs masasına kaydı gereken alacağı bulunmamaktadır. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK.nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde, hisse senedi sahiplerine ödeme yapılması mümkündür." (Yargıtay 19.HD., 10.6.1996, E.1996/2968, K.1996/4360 - YKD., Ocak 1997/1, s.81-82 ; Doç. Dr. ..., Gerekçeli - Notlu - İçtihatlı İcra ve İflâs Kanunu ve İlgili Mevzuat, 3. Baskı, İstanbul-2004, s.615). Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2023 tarihli 2022/687 E. 2023/1559 K. sayılı kararında; "...TTK'nın 329'uncu maddesinde; belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nın 196'ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olabileceği hususları gözetilmelidir..." şeklinde karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 480/3. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 480/3.maddesi ve yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere; davacının, anonim şirket ortağı olarak ödediği sermaye miktarının ortaklığın sermayesini oluşturduğu, ortaklığa verilmiş bir borç olmadığı, bu nedenle davacıyı iflas alacaklısı haline getirmeyeceği, yani davacı ortağın, ödediği sermaye payını iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 732,00 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/05/2026