12. Hukuk Dairesi 2013/22002 E. , 2013/32212 K. MAHKEMESİ : İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/10/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 21.03.2013 tarih, 852/10729 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup…
**12. Hukuk Dairesi 2013/22002 E. , 2013/32212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/10/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 21.03.2013 tarih, 852/10729 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi-borçlu belediyenin mahkemece verilen kararı süresi içerisinde temyiz ettiği, ancak maddi hata sonucu bu temyiz talebinin Dairemizce incelenmediği, sadece alacaklının temyiz dilekçesinin incelenerek karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle şikayetçi borçlunun karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 21.03.2013 tarih ve 2013/852 E.-2013/10729 K. sayılı yerel mahkeme kararının bozulmasına ilişkin kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildi. Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. 6100 Sayılı HMK'nun 297/2 maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü yer almaktadır. HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İlamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Bu nedenle hüküm fıkrasının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması zorunludur. Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu belediye hesabının haczedilemeyeceği ve 07.09.2012 tarihli bakiye borç muhtırasının iptali istemine yönelik şikayete ilişkindir. İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 03.10.2012 tarih ve 2012/98 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararının hüküm kısmında sadece "şikayetin kısmen kabulüne" ibaresi kullanılmış, hüküm altına alınan isteğin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmemiştir. İlam, bu haliyle infazda şüphe ve tereddüt yaratacak nitelikte olduğu gibi, yukarıda anılan yasa maddesine de aykırı olarak tesis edilmiş olmakla kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının tüm, borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.