11. Hukuk Dairesi 2013/9491 E. , 2013/17842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/554-2013/75 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan...Teks. Tic. San. A.Ş. vekili Av. Hüseyin Ulus ve
**11. Hukuk Dairesi 2013/9491 E. , 2013/17842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/554-2013/75 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan...Teks. Tic. San. A.Ş. vekili Av. Hüseyin Ulus ve ... vekili Av. Gülderen Şahin dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin 1995 yılında kurulan dava dışı...plik Dokuma San ve Tic AŞ.'nin %20,5 oranında hisseye sahip ortakları olduğunu, anonim şirket ana sözleşmesinin 8/2.maddesi hükmüne göre, şirket yönetim kurulunun yaptığı işlemlerin geçerli olabilmesi için üç imzanın gerektiğini, şirketin 25.06.2002 tarihli genel kurul toplantısında, davalılar ..., ... ve Hasan Özdemir’in yönetim kurulu üyeliğine, davalı ...’nın ise denetçiliğe seçildiğini, yönetim kurulu üyesi olan davalı ...’in 24.03.2004 tarihinde davacıların ortağı olduğu...plik Dokuma San ve Tic A.Ş.'nin tek mal varlığı olan ve yaklaşık 9 Trilyon lira değerindeki 277, 280, 282 parsel sayılı taşınmazlar ile üzerlerindeki tüm teferruatları (fabrika ve makinelerini de) 228.330.000.000 TL gibi çok düşük bir bedelle diğer davalı...Tekstil San.ve Tic. A.Ş.'ne sattığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan satış işleminin şirket ana sözleşmesinde belirtilen şirketin amacına ve konusuna aykırı olup, özünde şirketi büyük oranda ortadan kaldıran satışın yapılması gerekli ise, bunun da tüm ortakların rızası ile olması gerektiğini, şirket yönetim kurulu üyelerinin, ana sözleşme, TTK ve diğer kanunların kendilerine verdiği yetkiyi kişisel menfaatleri için kullandığını ve trilyonluk şirketi bir gün içinde bitirdiklerini, bu durumların olabileceği yönünde müvekkillerince uyarılan denetçinin de görevini yapmayarak, adeta şirketin içinin boşaltılmasına göz yumduğunu, yönetim kurulu -/- -2- üyelerinin üç imza ile işlem yapması gerektiği ve şirketin tek mal varlığının satışı konusunda tüm ortakların rızasının alınması gerektiği halde, tek yönetim kurulu üyesinin imzası ve ortakların tümünün muvafakati alınmadan yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, şirket ana sözleşmesi, TTK, BK, MK ve hukukun genel ilkelerine aykırı tapu işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ...... ve ... vekili, müvekkillerinin...plik Dokuma San ve Tic A.Ş.'ni zarara uğratmadığını, şirketin son dönemdeki mali duruma gelmesine yönetim kurulu üyeleri değil, sermaye artırımına katılmayan pay sahiplerinin neden olduğunu, 25.06.2002 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilen müvekkillerine şirketi idari ve mali işlerde temsil hususunda münferiden yetkili kılındığını, davalı ...'in münferiden imza yetkisine sahip olması nedeniyle satış işlemini gerçekleştirdiğini, satış işleminde kusuru olmayan davalı ... ile satış işleminde imzaları olmayan diğer davalı yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye husumet yöneltilemeyeceğini, TTK'nın 324. maddesi gereğince mal varlığı borçlarını karşılamayan şirketin tasfiyesi gerektiğini, şirketin fabrikayı satmaması halinde fabrikanın değerinin düşmesi, borçların yükselmesi karşısında, toplam mal varlığının borçlarına yetmez hale geleceğinden, şirketin iflasını talep etmesinin TTK'nın 324. madde hükmü gereği olduğunu, makinelerin beklemeye bağlı teknik donanımının yıpranması ve kullanmadıkça değerinin hızla düşmesi karşısında satışın sorumlu ve basiretli bir yönetici için zorunlu olduğunu, taşınmazın 228.000.000.000 TL'na değil, 1.660.000.000.000 TL'ye satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı...Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacıların şirket adına dava açma hakları bulunmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, şirketin borca batık olup, genel kurulda feshine karar verildiğini, müvekkilinin, üzerindeki takyidatlar ile birlikte taşınmazı satın alıp, Pazarcık A.Ş. borçlarının müvekkilince ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ceza davasında zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, hukuk mahkemesinin bu haliyle ceza kararı ile dosyadaki delillerle bağlı olmadığı, her ne kadar ceza dosyasında alınan raporda taşınmazın satışının düşük fiyatla yapılması suretiyle şirketin zarara uğratıldığı açıklanmış ise de mahkemece alınan raporda satışın şirketin zararına olmadığının açıklandığı, bu raporun daha kapsamlı olduğu gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.