11. Hukuk Dairesi 2011/14467 E. , 2013/16891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2011 tarih ve 2007/544-2011/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu
**11. Hukuk Dairesi 2011/14467 E. , 2013/16891 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2011 tarih ve 2007/544-2011/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme ile müvekkilinin, davalının ...ve ... şubesini kurup acentalığına başladığını, başlangıçta davalının pazarlama tahhütlerinin yerine getirilmesi için davalıya ihtar çekilmesini rağmen durumun düzeltilmediğini, bunun üzerine karşılıklı anlaşma ile sözleşmeye son verildiğini ileri sürerek müvekkilinin müşterilerden 13.911 TL alacağının davalı tarafça tahsil edildiği halde ödenmediğini ve müvekkilinin başlangıçta ödediği 35.690 TL depozito parası ile müvekkilinin kar mahrumiyetine uğradığı gibi, işletme giderleri ve tasfiyenin bedeli olan en azından 20.000 TL olmak üzere toplam 69.600 TL’nın 10.04.2006 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17.12.2007 tarihli dilekçesi ile talep edilen 20.000 TL'nin 5.000 TL'nin mahrum kalınan kar, 5.000 TL'nin işletme tasfiye gideri olduğunu belirtmiştir. Yine ıslah dilekçesi ile talep ettikleri 35.690 TL’nın sehven yazıldığını ve 35.690 Euro karşılığı 61.048 TL olarak düzelttiklerini, 20.000 TL zarar talebini ise 36.629 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili, davacının yükümlülüklerini aksattığını, tutanak ile Elektrokent acentesinnde açık saptandığını ve ...şubesinde ise acente sahiplerinin yaklaşık iki aydır uğramadıklarının ve Genel Müdürlük tarafından artırılan ücretler yerine eski ücretlerin uygulanmaya devam edildiğini, benzer şikayetlerin 15.03.2006 tarihli tutanakta saptandığını, aynı durumların acente denetim raporlarında da saptandığını ve davacının çektiği ihtarın 30.03.2007 olduğunu, fesih protokolünün ise 01.04.2006 tarihinde düzenlendiğini, 13.911 TL hak edişin müvekkil tarafından ödendiğini,müvekkilinin davalı acentelerinden demirbaş araç bedeli aldığını, sözleşmenin 37. ve cari hesap sözleşmesinin 7. maddesi gereği davacının isem hakkı bedelini ödemediğini, kaldı ki araçların leasing sözleşmelerinin bitmesini takiben mülkiyetin müvekkiline geçmesinden sonra araçların mülkiyetinin davacıya devredileceğini, bu nedenli davacıya bir bedel ödeme yükümlülüklerinin olmadığını ve yanlan arasında düzenlenen fesih protokolüne göre de davacıya bir ödeme yükümlülüklerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kusuru ile sözleşmenin sona erdiğinin ancak davalının da buna neden olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle hakkaniyet gereği BK 43,44 ve 98. maddeler doğrultusunda %50 oranında indirim yapılarak davacının 59.824 TL talep edilebileceği sonucuna varıldığı, kısmen kabul mahkemenin takdirine dayandığından davalı lehine vekalet ücreti ve masrafa hükmedilmediği, davacı giderlerinin tümünden ve vekalet ücretinden davalı sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile BK’nun 44. maddesi ikkate alınarak 10.985,50 TL hizmet bedeli, 30.524 TL depozito, 18.314,50 TL kâr mahrumiyeti olmak üzere toplam 59.824 TL'nin 23.04.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece kar mahrumiyetine hükmedilmemiş olmasına göre davalı vekilinin (3) nolu bent dışında kalan ve davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar aralarında yaptıkları 16.6.2005 tarihli Fesih Protokolü ile karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmelerine son vermişlerdir. Bu nedenle taraflar işbu sözleşmenin feshinden önce doğan alacaklarını talep edebilirler. Nitekim, mahkemece davacının hak ediş alacağı, depozito alacağı ve fazladan çalıştırılan personel için yapılan ödemelerden doğan alacağına hükmedilmiştir. Acentelik sözleşmelerin feshi tarafların karşılıklı anlaşmaları ile son bulduğundan artık tarafların kusurlarına dayalı olarak alacaktan indirim yapılması doğru değildir. Zira, dava haklı fesihten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin değildir. Bu itibarla mahkemece belirlenen davacı alacağından kusur indirimi yapılmaksızın tamamına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ücreti vekalete yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (3) nolu bent dışında kalan ve davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ücreti vekalete yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.