T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/145 - 2026/310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/145 KARAR NO : 2026/310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/397 E. - 2023/314 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/145 - 2026/310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/145 KARAR NO : 2026/310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/397 E. - 2023/314 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/397 E. - 2023/314 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” markalı ürünlerini 1969 yılından bu yana Türkiye’de sattığını, 80’den fazla ülkeye de ürünlerinin satışını yaptığını, 2021/061916, 2021/061914, 2021/061917 sayılı ve "...", "...", "... ..." ibareli markalarının bulunduğu, davalının 29 ve 30. sınıflarda yer alan mallar için yaptığı 2021/127134 sayılı “şekil+... ...” ibareli başvurunun ilanına, müvekkilince yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarında asli ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğunu, itiraz gerekçesi markalar ile başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yüksek düzeyde işaret benzerliğinin bulunduğunu, başvuruda yer alan “...” ibaresinin başvuruya konu mal/hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının 09 / 14 / 16 / 18 / 20 / 21 / 24 / 25 / 26 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 35 / 41 / 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri içerdiğini, itiraza konu markanın kapsamında ise 29 / 30. sınıf malların yer aldığını ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nın 05/08/2022 tarihli ve 2022-M-10176 sayılı kararının iptaline, 2021/127134 sayı ile tescil başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu markalar arasında benzerlik ve bu nedenle de karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı gerçek kişi savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında, markaların bütünselliği de gözetilerek biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın olmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karşılaştırılan malların/hizmetlerin aynı/benzer olduğunu, itiraza konu markanın itiraza mesnet markayı aynen içerdiğini, malların-hizmetlerin aynı/benzer olması durumunda işaretler arasındaki düşük bir benzerliğin bile markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali oluşturmak için yeterli bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve "..." ibaresinin dava konusu 29 ve 30. sınıf mallarda ayırt ediciliğinin zayıf olduğu gözetildiğinde, davalının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında, markaların bütünselliği itibariyle biçim, düzenleme ve tertip tarzı yönlerinden görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, davalı tarafça da "... ..." ibareli dava konusu başvuruda "..." ibaresinin, "makaronların kralı, en ustası" anlamında isim tamlaması mantığıyla kullanıldığı, mahkemece aralarında gıda mühendisi ve pazarlama uzmanı bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından da dünyadaki diğer kullanım örnekleri (Burger ..., ... Donuts vs) de belirtilmek suretiyle aynı sonuca ulaşıldığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğuna ve "... ..." ile "..." markalarının karışmayacağına dair Yargıtay 11. HD'nin 01.07.2025 tarih ve 2024/6777 E.-2025/4709 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.