T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/435 Esas KARAR NO : 2025/875 DAVA : Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2020 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/05/2024 tarih, ...Esas - ... Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dosya mahkememize tevdi edilmekle, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı …
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/435 Esas KARAR NO : 2025/875 DAVA : Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2020 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/05/2024 tarih, ...Esas - ... Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dosya mahkememize tevdi edilmekle, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Şirketi'nin, alacağını vekil edeni ... şirketine temlik eden dava dışı ... ile aralarında düzenlenen kredi sözleşmesi gereğince sözü edilen bankaya borçlu olduğunu, kredi geri ödemelerinin yapılmaması nedeniyle alacaklı banka tarafından davalı borçlu aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas, ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas, ...Esas ve ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyaları kapsamında icra takibine geçildiğini, söz konusu bu takipler sırasında davalı borçluya ait herhangi bir mal varlığına ulaşılamadığını, ancak davalı borçlu şirketin; ... Ürünleri adı altında (paravan şirket) nam-ı müstear olarak ticari hayatına devam ettiğini ve bu suretle de mal edindiğinin belirlendiğini, beyanla, nam-ı müstear ilişkisi içinde davalı ...Şirketi lehine yapılan tüm kazandırma işlemlerini muvazaalı olduğu TBK 19. Maddesi uyarınca ileri sürerek; davalı ...Şirketi'nin borçlu ...Şirketi'nin nam-ı müstearı olduğunu ve bu suretle davalı ...Şirketi adına kayıtlı tüm mal varlığı değerleninin davalı borçluya ait olduğunun tespitine ve icra dosyalarındaki alacak tutarları ile sınırlı olmak kaydıyla alacağın şimdilik 10.000,00-TL'lik kısmının takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ...Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak, dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmiş olamasına rağmen davacının alacağına dayanak gösterdiği takiplerin takip çıkışlarının dahi 500.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın dava değerini ve hangi mallara ilişkin dava açtığını açıklaması gerektiğini, avans gideri dahi yatırılmadan, kalem kalem hangi işlemlerin hangi nedenle iptali istendiği belirtilmeden ve alacaklı olduğu iddia edilen rakam dahi açıklanmadan böyle bir davanın açılamayacağını ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulmuş geçerli bir aciz vesikası da bulunmadığını, borcun iptal isteğine konu tasarruf işleminden önce doğduğuna ilişkinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket’in %51 hissesi ...Merkez Birliği’ne ait olduğunu, şirketin %49’luk kalan hissesine sahip diğer ortakları %24 pay ile ... (...) ve %25 pay ile ...Şti olduğunu, ...Birliğinin müvekkili şirkete 17.01.2016 tarihinde ortak olduğunu, ...Merkez Birliği söz konusu kredilendirme ve devir işleminden sonraki tarihte şirkete ortak olduğundan sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkil Şirket’in haksız fiilleri nedeni ile şirket zararına sebebiyet veren davacı ortaklara rücu hakkının saklı olduğunu ayrıca davacılardan ...hakkında, ...Asliye Ceza Mahkemesinin...E. ve... E. sayılı dosyalar ile görevi kötüye kullanma ve paydaş ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının neticelenmiş olduğunu, davacı ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, davaya konu kredilendirme işlemi yapıldığında Banka tarafından herhangi bir ipotek tesis edilmediğinden ve teminat sağlanmadan kredi kullandırıldığından sorumluluğun bankada olması gerektiğini, davaya konu şirkete ait taşınmaz üzerinde ipotek alacaklısı olan ... Bankası tarafından, aynı alacak için ... 5. İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyası ile açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip konulu icra dosyasının derdest olduğunu, buna ilaveten ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...E. Sayılı dosya ile alacak davasının da derdest olduğunu, Müvekkili şirket tarafından 16.10.2017 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan ... Esas sayılı dava ile şirketin iflasının talep edildiğini, davada şirketin 04.03.2020 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini ancak istinaf mahkemesince eksik inceleme nedeniyle kararın bozulduğunu, davanın derdest olduğunu, tasarrufun iptali talebine konu gayrimenkulün Şabanözü ilçesinde bulunduğundan dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini bildirerek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Dava, nam-ı müstear iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/02/2016 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında "...tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında kalmaktadır." şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere mutlak ve nispi ticari dava niteliğini taşımayan eldeki davaya bakma görevinin HMK'nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas...Karar sayılı kararında "Davacı vekilinin TBK'nın 19. maddesinde öngörülen genel muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu görülmektedir. Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde öngörülen muvazaa hukuksal sebebine dayalı tasarrufun iptali davasında, davacının bu davadaki amacı, alacağının tahsili amacıyla danışıklı olduğunu ileri sürdüğü hukuki işlemin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Bu dava, borçlunun yaptığı tasarrufun gerçekte hiç yapılmamış olduğunun tespitini amaçlar. Muvazaa nedenine dayalı açılan davalarda aciz vesikası aranmaz, hak düşürücü süre de söz konusu değildir. Davanın kanıtlanması durumunda tapu iptal tescil talebinde bulunulsa dahi, kıyasen İİK 283. maddesi doğrultusunda karar verilir. İster İİK 277. maddeye dayalı açılsın, isterse BK 19.maddeye dayalı açılsın, bu davalarda, görevli mahkeme, tarafları tacir olsa, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmeden kaynaklansa bile (3. kişi konumundaki davalı ile davacı arasında hukuki münasebet bulunmamaktadır) kural olarak asliye hukuk mahkemeleridir(Sgk prim alacaklarından kaynaklı davalar hariç.)(HGK’nun ...Esas...Karar sayılı kararında. "tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir" şeklinde içtihat olunmuştur.) Bu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalılardan...Ltd. Şti. İle dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğinin, dava dışı şirket ortağı ...'nın da kefil olarak sözleşmeyi imzaladığının, genel kredi sözleşmesine ilişkin ödenmeyen borçlar nedeniyle davaya konu icra takiplerinin başlatıldığının, davacının alacağı dava dışı bankadan temlik aldığının, davalının borçlarını ödemediğinin, borçlarından kurtulmak ve mal kaçırmak amacıyla davalı şirket ile şirket ortağı ...'nın namı müstear olarak diğer davalı ... Şirketini kurduklarının, davalı ...Şti'nin faaliyetlerinin namı müstear olarak kurulan diğer davalı ... Şirketi üzerinden yürütüldüğünün beyan edildiği, davanın ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı Kararı ile davaya bakmakla görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememizin bu esas numarasını aldığı ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı Kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ise de dava dilekçesi ve davacı vekilince talep sonucunun açıklandığı 30/09/2025 tarihli beyan dilekçesi kapsamında davanın namı müstear iddiası kapsamında TBK'nun 19.maddesi gereğince kıyasen İİK'nun 283 maddesinin uygulanarak cebri icra ve satış yetkisi verilmesi talebine ilişkin olduğu, yukarıda belirtilen İstinaf ilamlarında açıklandığı üzere TBK'nun 19.maddesi gereğince kıyasen İİK'nun 283 maddesinin uygulanarak cebri icra ve satış yetkisi verilmesi talebine ilişkin açılan davaların mutlak veya nispi ticari dava olmadığı, bu davalarda alacaklı davacı ile tasarrufun iptali talep edilen davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından tarafları tacir olsa, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmeden kaynaklansa bile davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliğine, karşı görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Mahkememiz ile ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin ...Esas sayılı dosyası arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan kararın taraflarca istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/12/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır