11. Hukuk Dairesi 2008/10666 E. , 2010/1410 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/174-2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10666 E. , 2010/1410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/174-2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 12.07.2005 tarihli 9,16, 38, 41 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetleri içeren RİSALE-İ NUR ENSTİTÜSÜ ibareli marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından başvuru konusu işaretin kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş dini değer ve sembolleri içerdiğinden bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-h ve j bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, karara karşı yapılan itirazın YİDK tarafından 2007/M-2129 sayılı karar ile reddedildiğini, Risale-i Nur ibaresinin halka mal olmuş dini ve kültürel bir ibare olduğu yönündeki TPE tespitinin doğru olduğunu ancak, işaretin müvekkilince uzun yıllar kullanıldığını, ayırt edicilik kazandırıldığını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2007/M-2129 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davacının başvurusuna konu işaretin kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş dini değer ve sembolleri içerdiğinden 556 sayılı KHK’nin 7/1-h ve j bendi hükümleri uyarınca reddinin zorunlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Risale-i Nur ibaresinin Said Nursi tarafından dini konularla ilgili olarak ortaya atılan görüşlerin yer aldığı kitaplara verilen isim olduğu, genel olarak Türk toplumunun tarih ve kültürü ile doğrudan bir ilişkisi bulunmadığı, dini değer ifadesinin dinin temel referansları kabul edilen Kuran-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in sahih hadislerinde açıkça yer alan hususları kapsadığı,