11. Hukuk Dairesi 2014/6814 E. , 2014/14408 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 04/09/2013 tarih ve 2012/88-2013/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, dü…
**11. Hukuk Dairesi 2014/6814 E. , 2014/14408 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 04/09/2013 tarih ve 2012/88-2013/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkilinin davalı banka şubesinde 14025405-5004 nolu hesaba sahip olduğunu, 18.11.2011 tarihinde hesabındaki 20.000,00 TL'yi yeni bir vadeli hesaba yatırmak için davalı banka şubesine gittiğini, paranın sayılarak kendisinden teslim alındığını, kendisine 20.000,00 TL'lik yeni bir hesap açıldığının bildirildiğini, davacının kızı çene eklemlerindeki sağlık problemi için para lazım olduğunda davalı banka şubesindeki hesabından 7.948,14 ile 18.11.2011 tarihinde yatırdığı 20.000,00 TL'yi çekmek istediğini, ancak hesabında toplamda 20.000 TL'nin olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin hesaplarında yapılan usulsüz işlemlerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 7.948,14 TL alacağın 18.11.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın isnatlarının yersiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davalı banka nezdinde vadeli hesabının mevcut olduğunu, bu hesabın davacının talimatı doğrultusunda kapatıldığını ve daha sonra getirdiği 12.050,00 TL ile birlikte yeni bir vadeli hesap açıldığını ve daha sonra istemi üzerine de kendisine ödendiğini, banka hesap hareketlerini incelendiğinde bu durumun görüleceğini, hesabın davacının onayı ile kapatıldığını, ayrıca davacının yapılan bu işlemlere ilişkin imzalarının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankada hesabının olduğu, davacı tarafın vadeli hesabının 18/11/2011 tarihinde 7.948,14 TL olarak kapatıldığı, daha sonra 18/11/2011 tarihinde hesapların birleştirilmesi yapılarak 20.000,00 TL üzerinden vadeli hesap açılışının yapıldığı, 18/11/2011 tarihinde davacının 12.050,00 TL yatırdığı, imzasının bulunduğu, en son 19/03/2012 tarihinde 20.351,70 TL nin davacıya ödenerek hesabının kapatıldığı, makbuzlar üzerindeki imza için imza incelemesi yaptırıldığı, davacıya ait imzanın basit tersimli teşhise götürecek önemli karakteristik materyal içermeyen bir imza olması nedeniyle eli ürünü olup olmadığı tespit edilemediği, davacının iddia ettiği gibi hesap kapama makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olmadığı hususunun ıspat edilemediği,ayrıca dosya içerisinde bulunan banka kayıtlarının yazılı delil niteliğinde bulunduğu ve yazılı delile karşı, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.