12. Hukuk Dairesi 2013/30217 E. , 2013/37811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çatalca(Kapatılan) 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz
**12. Hukuk Dairesi 2013/30217 E. , 2013/37811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çatalca(Kapatılan) 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo takibinde, keşideci ve aval veren konumunda olan borçluların imzalarına itiraz ederek icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda her iki borçlu yönünden de istemin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Takibe konu bononun şekli unsurları taşıdığı, itirazda bulunan borçlu n aval veren konumunda olup, alacaklının lehdar konumunda yetkili hamil olduğu görülmektedir. TTK.nun 778. maddesinin (Eski TTK 690) göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı kanunun 677. maddesinde (eski TTK 589); "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." hükmü yer almaktadır. Borçlu , takip dayanağı bonoda aval veren konumunda olup, alınan bilirkişi raporları uyarınca imzanın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. İmzaların istiklali ilkesi gereği aval veren, imzası nedeni ile sorumludur. Avalistin sorumluluğu ancak kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması halinde ortadan kalkar. Somut olayda, takibe konu bono şeklen geçerli olup, imzanın keşideciye ait olmaması ya da tespit edilememesi hali aval vereni sorumluluktan kurtarmaz. O halde mahkemece, imzaların istiklali ilkesi gereğince takip konusu bononun avalisti konumunda olan ...... yönünden itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, keşideciye ait imzanın aidiyeti tespit edilemediğinden bahisle adı geçen borçlu yönünden de itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.