2. Ceza Dairesi 2018/2896 E. , 2018/8249 K. Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine dair Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2013 tarih, 2012/494-2013/294 sayılı hükümlerden mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, Dairemizin 14/12/2015 gün ve 2014/19405-2015/22991 sayılı ilamı ile reddine ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise aynı ilam ile ‘‘oluş ve do…
**2. Ceza Dairesi 2018/2896 E. , 2018/8249 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; sanığın mahkumiyetine dair Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2013 tarih, 2012/494-2013/294 sayılı hükümlerden mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, Dairemizin 14/12/2015 gün ve 2014/19405-2015/22991 sayılı ilamı ile reddine ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise aynı ilam ile ‘‘oluş ve dosya kapsamına göre şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır’’ şeklindeki eleştiriyle birlikte onanmasına karar verilmiş, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin yukarıda anılan Dairemiz kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2018 gün ve 2018/ 32259 sayılı yazısı ile ''Müştekinin kolluktaki 20/02/2012 tarihli ek ifadesinde sanık tarafından motosikletinin geri getirildiğini ancak, plakasının olmadığını renginin değiştirildiğini, motorda ve şanzımanda arıza olduğunu bildirmesi karşısında; sanığın kısmi iade nedeniyle TCK'nın 168. maddesindeki indirimden yararlanmasına dair rızasının olup olmadığının, müştekiden açıkça sorularak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168/1-4 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek hüküm kurulması nedeniyle anılan hükmün onanmasına ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 11/12/2017 gün ve 2015/16176 Esas, 2017/13359 Karar sayılı kararına itiraz edilmesi gerektiği düşünülmüştür.'' şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ KANUN yoluna başvurması üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2018 gün ve 2018/32259 sayılı itirazı sadece kısmi iade sebebiyle katılana sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine ilişkin olsa da; dosyanın incelenmesinde, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının anılan itiraz sebebi yanında bu hususun da bozma nedeni yapılması lüzumundan, itirazın bu sebeplerle kabulünün gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2018 gün ve 2018/32259 sayılı itirazının yukarıda açıklanan gerekçeyle KABULÜNE, Dairemizin sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı verilen 11/12/2017 gün ve 2015/16176 - 2017/2017/13359 sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20/01/2012 yerine 21/01/2012 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Katılanın, kolluktaki 20/02/2012 tarihli ek ifadesinde, sanık tarafından motosikletinin geri getirildiğini ancak; plakasının olmadığını, renginin değiştirildiğini, motorda ve şanzımanda arıza olduğunu bildirmesi, aşamalarda tanık olarak beyanı alınan ...’ın 20/02/2012 tarihli kolluk ifadesinde, sanığın suça konu motosikletin sepetini kendisine sattığını, fakat sonradan sanık tarafından sattığı para kendisine iade edilince bu sepeti katılana verdiğini belirtmesi ve katılanın da yukarıda anılan ek kolluk ifadesinde tanığın bu beyanını doğrulaması karşısında; soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle katılana kısmi iadeye rızasının olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Oluş ve dosya kapsamına göre şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.