13. Ceza Dairesi 2016/10930 E. , 2016/14264 K. "" Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair...Çocuk Mahkemesinin 25/10/2013 tarihli ve 2013/222 esas, 2013/1145 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.06.2016 gün ve 94660652-105-26-6144-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Ya…
**13. Ceza Dairesi 2016/10930 E. , 2016/14264 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair...Çocuk Mahkemesinin 25/10/2013 tarihli ve 2013/222 esas, 2013/1145 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.06.2016 gün ve 94660652-105-26-6144-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.07.2016 gün ve 2016/271867 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık suçları yönünden de mahkumiyet kararı verilmesi üzerine kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26/10/2015 tarihli ve 2014/30311 esas, 2015/16313 karar sayılı ilamı ile mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz talebinin, adli para cezasının miktarı itibariyle kararın kesin olması nedeniyle reddine, hırsızlık suçundan verilen hükmün ise; “... delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş” şeklindeki gerekçe ile mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını müteakip, ... Çocuk Mahkemesinin 12/02/2016 tarihli ve 2015/1088 esas, 2016/200 sayılı kararı ile yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçları ile birlikte işlendiği iddia edilen mala zarar verme suçu açısından da suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: