11. Hukuk Dairesi 2024/397 E. , 2024/8922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/398 Esas, 2023/1583 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2011/1174 E., 2019/1021 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ve fer'i müdahiller ... ... A.Ş. ile
**11. Hukuk Dairesi 2024/397 E. , 2024/8922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/398 Esas, 2023/1583 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2011/1174 E., 2019/1021 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ve fer'i müdahiller ... ... A.Ş. ile ... Gıda ...Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar .... (“....”) ve ... Destek Hizmetleri Ltd. Şti. (“...”) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Anayasa'nın 135. maddesine göre 1618 sayılı Kanun'la kurulmuş kamu kurumu niteliğine haiz meslek birliği olduğunu, aynı kanundaki düzenlemeler doğrultusunda seyahat acentalığı mesleği ile ülke turizminin korunması ve geliştirilmesi amacıyla her türlü önlemi almak konusunda yetkisinin bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 113 üncü maddeleri ve Danıştay kararları doğrultusunda dava açmaya yetkili olduklarını, Türkiye'de seyahat acentalığı faaliyetinde bulunmak için ...'a üye olma, Bakanlık'tan işletme belgesi alma, bakanlığa teminat ödeme zorunluluğunun bulunduğunu, bunun dışında acentelerin üyesi olduğu müvekkili meslek birliğine üye kayıt ücreti ve aidat ödeme zorunluluğunun olduğunu, Seyahat Acentaları Yönetmeliği'nin 5 inci maddesinde, seyahat acentalarının hizmet alanlarının düzenlendiğini, Hollanda Amsterdam'da kayıtlı Booking.com İnternational B.V. unvanlı davalı şirketin, www.booking.com internet adresi üzerinden online otel rezervasyonu ve satışını gerçekleştirdiğini, davalının faaliyetinin seyahat acentalığı faaliyeti kapsamında olduğunu, davalının çalıştıkları ülkelerde destek sağlamak ve bazı durumlarda müşteri hizmetleri sunmakla görevli destekleyici şirketlerden yararlandığını, ...nin dünyadaki hiçbir destekleyici şirketi mesken tutmadığını, destekleyici şirketlerin booking.com işlem veya hizmet sorumlusu olarak yetkisinin bulunmadığını, davalılardan ... Destek Hizmetleri Ltd. Şti.'nin .... şirketinin destek şirketi olduğunu, davalı ...V.'nin, www.booking.com internet sitesi üzerinden rezervasyon yapan kullanıcıları olan müşterilerine karşı sorumluluk yüklenmediğini, tüm sorumluluğun rezervasyon yapılan konaklama tesisine ait olduğunu, ihtilaf halinde Hollanda Hukuku'nun ve Amsterdam Mahkemeleri'nin görevli olduğunun belirttiğini, davalıların sürekli olarak tüketicinin algısında gizli fırsatlardan ve indirimlerden yararlandırıldığı şeklinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 61 inci maddesinde düzenlenmiş olan reklam ilkelerine aykırı, tüketiciyi aldatıcı mahiyette reklam yaptığını, tüketiciye karşı sonuçları ve kriterleri açıklanmamış ve doğruluğu herhangi bir mercii tarafından kanıtlanmamış veya denetlenmemiş reklamlar ile saldırgan satış yöntemlerini kullanarak faaliyette bulunduğunu, davalıların ülkedeki mevzuatlara aykırı olarak otel konaklaması gerçekleştirdiğini, internet sitesinde yer alan otellere garanti oda uygulamasını dayattığını, bu sebeple birlik üyelerinin konaklama talebinde bulunan müşterilerine karşın zor durumda kaldığını, otellerin seyahat acentası ile anlaşması olmasına rağmen bu uygulama sebebi ile oda satışı gerçekleştiremediğini, davalıların faaliyetlerinin 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddelerine açıkça aykırı olduğunu, birçok Avrupa ülkesinde Booking, Expedia gibi web siteleri üzerinden çevrim içi otel rezervasyonu yapan şirketler hakkında vergi incelemeleri, haksız rekabet eylemleri ile rekabetin korunması hakkındaki kanun hükümlerine aykırılık nedeniyle açılan davaların olduğunu, davalıların Türkiye'deki faaliyetlerinin de vergilendirilmediğini, buna karşılık konaklama satışı yapan birlik üyesi acentaların gelirinden vergilendirme yapıldığını, sırf bu nedenle dahi eşit koşullarda rekabetin imkansız olduğunu, davalıların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında soruşturulması için Rekabet Kurumu'na 19.01.2015 tarihinde müracaat edildiğini, 23.07.2015 tarihinde soruşturma açıldığını, Rekabet Kurumu'nun 11.01.2017 tarihinde verdiği karar ile davalılar hakkında 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında en iyi fiyat garantisi uygulaması nedeniyle 2.543.992,85 TL ceza verdiğini, yine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından 6502 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin on ikinci fıkrası gereğince davalıların faaliyetlerine yönelik reklamları ile ilgili olarak durdurma cezası verildiğini, davalılar hakkında birliklerine birçok tüketici şikayetinin geldiğini, davalıların üyeleri olan seyahat acentalarına yönelik haksız çevrim içi konaklama rezervasyonu gerçekleştirme ve satış uygulamalarını 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve "dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" başlıklı 55 inci maddesi ile ilgili maddelerine aykırı haksız fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek bu hallerin tespitine ve önlenmesine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...V. vekili; davalının Hollanda yasaları çerçevesinde kurulmuş genel merkezi Amsterdam'da bulunan bir limited şirketi olduğunu, şirketlerin işletmiş olduğu internet sitesinin katılımcı konaklama tesislerinin odalarını rezervasyon için erişilir kıldığını, siteyi ziyaret eden ziyaretçilerin rezervasyon yapabildiğini, Booking.com'un rezervasyonu konaklama tesisine gönderdiği ve akabinde teyidini tüketicilere gönderdiği bir çevrim içi rezervasyon sistemi işlettiğini, herhangi bir oda satın almadığını veya satmadığını, tüketicinin doğrudan konaklama tesisine ödeme yaptığını, şirketin konaklama tesislerinden elde ettiği gelirin tüketicinin konaklama tesisinde kaldıktan sonra konaklama tesisi tarafından kendilerine ödenen bir komisyondan müteşekkil olduğunu, konaklama tesisinin fiyatlarına müdahale etmediklerini, bu nedenle faaliyetlerinin seyahat acentalarının faaliyetlerinden farklı olduğunu, .... şirketinin seyahat acentası olmadığını, bu sebeple seyahat acentalarına yüklenmiş olan yükümlülüklerden sorumlu tutulamayacağını, dolayısıyla davacının iddialarının aksine Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan faaliyet belgesi almak buna ilişkin teminat bedeli ödemek, davacı birliğe üye olmak ve üye aidatı ödeme yükümlülüklerinin olmadığını, usuli yönden yargılamanın Hollanda Mahkemelerinde ve Hollanda Hukuku uygulanmak suretiyle görülmesi, tüketici şikayetleri yönünden Tüketici Mahkemesi'nde görülmesini talep ettiklerini, davalı şirketin 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabete yol açacak herhangi bir fiil, dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari faaliyette bulunmadığını, davalı şirketin bilgi toplumu hizmetleri sağlayıcısı olduğunu, Avrupa Birliği E-Ticaret Yönergesi şartları altında faaliyet gösterdiğini, Booking.com tarafından sunulan en iyi fiyat garantisi uygulamasının sadece Booking.com'a özgü olmayıp bu uygulamanın aynı veya farklı sektörlerde birçok gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılan bir uygulama olduğunu, en iyi fiyat uygulamalarının tatil rezervasyonlarının yapıldığı neredeyse tüm platformlarda kullanıldığını, bunlara ilişkin evrakları sunduklarını, davacının davasını dayandırdığı Rekabet Hukuku ihlallerinin gerçeği yansıtmadığını, en iyi fiyat garantisiyle ilgili hususların 4054 sayılı Kanun'un Rekabet Hukuku'nun ikincil mevzuatında işaret edilen "en çok kayrılan müşteri/ülke" klozlarının bir parçası olduğunu, bugüne kadar Türk Rekabet Kurumu'nun bu klozların rekabeti kısıtlayıcı olduğuna dair verilen bir kararının olmadığını, davacının benzer uygulamalarının birçok Avrupa devleti tarafından haksız rekabet nedeniyle mahkum edildiğine ilişkin iddiaların manüpülatif ve gerçek dışı olduğunu, davacının davalı ... şirketinin iyi imajını ve itibarını lekelemek için gerçek olmayan iddialar ileri sürdüğünü, ....'nin hiçbir şekilde agresif satış taktikleri uygulamadığını, davacı tarafça talep edilen ihtiyati tedbir talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin seyahat acentası olmaması, seyahat acenta faaliyeti göstermemesi ve haksız rekabete yol açacak haksız fiil, dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari faaliyetlerde bulunmaması, davacının zararına sebebiyet verebilecek herhangi bir eyleminin bulunmaması, davacının zarar iddiasının somut delillerle ispatlayamamış olması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esasa ilişkin itirazları kapsamında reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı şirketin destek şirketi olduğunu, kuruluş amacının Booking.com'a günlük bazda yardımcı olmak, Türkiye'de yer alan konaklama tesislerinin ve ortaklarını Booking.com ile sözleşme imzalaması amacıyla teşvik etmek, sözleşme imzalamış konaklama acentalarına yerel destek sağlamak şeklinde faaliyetleri olduğunu, bu sebeple herhangi bir internet sitesinin sahibi olmadığını, sunuculuğunu yapmadığını ve kontrol etmediğini, herhangi bir arabuluculuk hizmeti vermediğini, Booking.com adına ya da onun için sözleşmesel ilişkiye girmeye ya da başka bir şekilde temsile yetkili olmadığını, herhangi bir ticari sözleşmeyi imzalamadığını, diğer davalıya dahili destek sağladığını, turizm ve seyahat sektörü içerisinde faaliyette bulunmadığını, bu sebeple çevrim içi otel rezervasyonu ve satışı nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, seyahat acentası olmadığı için seyahat acentalarına yüklenmiş olan yükümlülüklerden sorumlu olmadığını, 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabete yol açacak herhangi bir fiil, dürüstlük kuralına aykırı bir ticari faaliyette bulunmadığını, davacı tarafın dayandığı vakaları ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmakla yükümlü olduğunu, bu şirkete ait otel kayıtlarının ticari sır niteliğinde olduğunu, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalıların www.booking.com adresli internet sitesi üzerinden konaklama tesislerini müşterilere rezerve ettirmesinden sonra müşteriler ile konaklama tesisleri arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu, diğer davalı ... ...Ltd. Şti.'nin tek ortağının davalı ...V.'nin olduğu, davalı ...V.'nin www.booking.com adresli internet sitesi üzerinden doğrudan organik bağı olan diğer davalı ... ...Ltd. Şti. aracılığıyla daha önceden konaklama tesisleri ile imzalanmış oldukları sözleşme gereğince odaların pazarlanmasını yaparak odaların satışını yaptıkları, her ne kadar davalı ...V. ile diğer davalı ... ...Ltd. Şti. iki ayrı şirket olarak gözükse de bu şirketlerin organik bağ içerisinde olduğu, Türkiye'deki faaliyetleri açısından tek bir şirket olarak hareket ettikleri, davalı ... ...Ltd. Şti.'nin sermayesinin 100.000,00 TL olduğu, tek ortak olarak davalı ...V.'nin 99.500,00 TL sermayeye sahip olduğu, bu durumda menfaat sahibinin inançlı üyeye talimat verebilecek güce sahip olduğu, alınan kararları etkileyebileceği gözetildiğinde fiili organ olarak kabul etmek gerektiği, TTK m. 40/4. fıkrası gereğince merkezi yurt dışında bulunan işletmelerin Türkiye'deki şubelerinin başına tam yetkili bir ticari mümessilin atanmasının zorunlu olduğu, hakim ortak konumunda olan davalı Hollanda merkezli şirketin fiilen diğer davalı ... ...Ltd. Şti. aracılığıyla Türkiye'deki faaliyetleri açısından konaklama tesisleriyle sözleşmeler yaparak konaklama tesislerinin pazarlanması konusunda yukarıda belirtildiği üzere ticaret sicil kaydı kapsamındaki faaliyet konusu dahilinde ticari faaliyet yürüttüğü, dolayısıyla davalı ... ...Ltd. Şti.'nin fiilen ticari mümessil olarak görev yaptığı, bu itibarla her iki davalı şirketin sorumluluğuna gidilebileceği, pasif husumet ehliyetinin davalı ... ...Ltd. Şti. yönünden de mevcut olduğu, davalı ...V.'nin otellerle imzaladığı sözleşmede yer alan "otomatik ödeme" yönteminin "booking.com'u doğrudan konaklama tesisinin banka hesabından herhangi bir miktar tahsilat yapması için yetkilendirmek üzere konaklama tesisinin bankasına verdiği talimat anlamına gelecektir." şeklinde ifade edildiği, bu tanım gereğince müşterilerin konaklama ücretini doğrudan otele yapmış olmaları halinde dahi davalı şirketin, otelin hesabından aracılık yaptığı hizmetin ücretini doğrudan olarak alabileceği, somut olayda organik bağ içerisindeki davalı şirketlerin her ikisinin müvekkil olan oteller ile üçüncü kişi olan müşteriler arasında internet adresi üzerinden sözleşme yapılmasına Türkiye'deki oteller açısından devamlılık arz edecek şekilde aracılık yaptıkları, davalılar organik bir bağ içerisinde digital işyeri niteliğindeki internet adresi üzerinden Türkiye'deki konaklama tesislerini pazarlayarak müşterilere satarak kar elde ettikleri, sözleşme hükümleri gereğince internetten rezervasyon yapılınca konaklama tesisi ile doğrudan müşteri sözleşme ilişkisine girdikleri, dosyaya celp edilen otellerle yapılan sözleşmeler incelendiğinde sadece tek bir rezervasyon işlemi için bu faaliyetin yapılmadığı, otellerle en az 1 yıllık sözleşmeler imzalandığı, dolayısıyla devamlılık unsurunun da somut olayda gerçekleştiği, ücretin otel çıkışında müşteri tarafından doğrudan otele ödenmesinin aracı acente özelliğini değiştirmeyeceği, çünkü önemli olan hususun sözleşmenin kurulmasının sağlanarak ücrete hak kazanılması olduğu, yine ücretin kim tarafından ödendiğinin aracı acentelik faaliyeti açısından bir önemi bulunmadığı, üçüncü kişi olan müşterilerin otellere vermiş olduğu ödemeden davalı ...V.'nin otellerle imzaladığı sözleşme gereğince belirli bir oranda komisyon adı altında ücrete hak kazandığı, Rekabet Kurulu Kararına göre davalıların faaliyeti nedeniyle konaklama tesisi pazarlanması piyasasında elde edilen komisyon gelirleri yönünden 2010 yılından bu yana %40 pazar payına sahip olduğu gözetildiğinde aynı ihtiyaçları karşılayan aynı türde ürün veya hizmet üretilerek aynı tüketici kesimine hitap eden seyahat acentelerinin faaliyetlerini objektif olarak etkileyecek nitelikte olduğu, dolayısıyla haksız rekabet için davalıların faaliyetinin hukuki vasfının bir öneminin bulunmadığı, vergi uzmanlarının raporuna göre davalı ...'de kurulu ... şirketinin Hollanda merkezli .... şirketinin Türkiye'deki sabit işyeri ve şubesi olması nedeniyle dar mükellef kurum olarak davalı Hollanda merkezli şirketin vergi ödemesi gerekeceği, fiili şube ve ticari temsilci gibi hareket eden Türkiye merkezli şirketle fiilen ortak hareket eden Hollanda merkezli şirketin vergi ziyaına sebep olarak Türkiye'deki seyahat acentelerine kıyasla ve sektör payı itibariyle bu durumun rakipleri olan seyahat acentelerini objektif olarak etkileyeceği, davalıların vergi ödememe nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, seyahat acentelerinin hem otellerden yer ayırttıktan sonra fatura düzenlenmesi nedeniyle vergi ödemekte hem de bu ayırt edilen otel odalarının müşterilere pazarlanmasından sonra gelir vergisi ödemekteyken davalıların tüm vergileri anlaşmış olduğu otellerin ödenmesinden sonra doğrudan komisyon olarak ücretini aldıkları, davalıların internet sitesi üzerinden pazarladıkları konaklama tesisleri nedeniyle vergi ödememeleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, Türkiye'de aynı sektörde faaliyette bulunan seyahat acentelerinin 1618 sayılı Kanun'un m.10/e gereğince Bakanlıkça belirlenecek teminatı yatırmak zorunda olduğu, m.12 gereğince zorunlu sigorta yaptırmaları gerekeceği, m.19 gereğince gerçeğe aykırı ve yanıltıcı tanıtma ve reklam yapamayacağı, m.21 gereğince mesleki sır kapsamındaki kişisel hususları gizli tutmak zorunda olduğu, m.24 gereğince Bakanlık denetimine tabi olarak idari para cezası yaptırımı ile seyahat acentesi belgesi iptali ile faaliyetten men kararları ile karşılaşacağı, m.30 gereğince yaptırımlara maruz kalacağı, buna karşılık seyahat acenteliği faaliyetinde bulunan davalıların tüm bu idari ve hukuki denetimlerden kaçınarak ekonomik menfaatleri zarar gören veya zarar görme tehlikesi altında olan müşteriler, tüketiciler ve diğer seyahat acenteleri açısından haksız rekabete neden oldukları, Rekabet Kurulu'nun 05.01.2017 tarihli 2015-5-2 dosya sayılı 17-01/12-4 karar sayılı kararında da booking.com'un konaklama tesisleri ile imzaladığı sözleşmelerdeki incelemeye konu fiyat ve kontenjan paritesi hükümleri ve en iyi fiyat garantisi uygulaması hükümleri nedeniyle sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında olduğuna oybirliği ile karar verildiği, soruşturma kapsamındaki bu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin 2. maddesinde öngörülen pazar eşiğinin aşılması nedeniyle aynı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına, anılan sözleşmelere 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan şartları taşımadığı için bireysel muafiyet verilemeyeceğine, bu nedenle söz konusu sözleşmelerdeki rekabeti kısıtlayıcı hükümlerin ve bunlara ilişkin uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında ihlal teşkil ettiğine, .... 'ne 2.543.992,85 TL idari para cezası verilmesine karar verildiği, davalı ... Ltd. Şti.'nin soruşturma konusu uygulamaların esasları üzerinde herhangi bir karar verici rolünün bulunmaması nedenleriyle soruşturma konusu iddialar bakımından herhangi bir sorumluluğunun olmadığına, bu nedenle adı geçen firmaya idari para cezası verilemeyeceğine karar verildiği, TTK. m. 55/1-b hükmüne göre üçüncü kişi konumunda olan davalıların, otellerle yapmış oldukları sözleşmelere "geniş mfn", "fiyat ve kontenjan paritesi", "minimum tahsisat" ve "en iyi fiyat garantisi"ne ilişkin hükümler koyarak aynı konaklama sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentelerinin otellerden ayırt etmek için almış oldukları fiyatlara da dolaylı olarak müdahale ederek kendi lehlerine ekonomik menfaat elde etmelerine sebebiyet verdiği, otellerin booking.com ile sözleşme süreleri boyunca otellerin çevrimiçi ve açık portallardan diğer piyasadaki seyahat acentelerine verilen fiyatla aynı veya daha iyi fiyat ve özelliklerin verilmesinin kararlaştırıldığı, (m. 2.2.1), yine diğer seyahat acentelerinin sahip olmadığı şekilde otellerin minumum sayıda odayı rezervasyon için ve hatta talep edilmesi halinde odaların müsaitlik durumunun sağlanmasının sözleşmede şart olarak koşulduğu (2.2.2), "En iyi fiyat garantisi"nin Booking.com'un bir oda için en iyi fiyatı sunduğuna ve aynı check-in ve check-out tarihlerinde, aynı rezervasyon koşullarına sahip eşdeğer bir odanın internette bulunamayacağına dair Booking.com'un verdiği taahhüt anlamına geldiği, sözleşmenin 2.5.6 hükmünde konuğun en iyi fiyat garantisi kapsamında geçerli bir talebi olması durumunda Booking.com'un ivedilikle otele bu talebi ileteceğinin ve taleple ilgili bilgileri konaklama tesisine sunacağının, konaklama tesisinin-mümkün olabildiğince- daha sonraki rezervasyonlarda nispeten düşük fiyat geçerli olacak şekilde Booking.com platformunda verilen fiyatları derhal düzenleyeceği, konuğun check-out işlemini gerçekleştirdiğinde konaklama tesisinin odayı düşük fiyattan rezervasyona açacağının ve (i) konuktan düşük fiyatı tahsil etme suretiyle rezervasyon fiyatı ve düşük fiyat arasındaki farkı kapatacağının ve (ii) iki fiyat arasındaki farkı konuğa (nakit olarak) ödeyeceğinin düzenlendiği, tüm bu düzenlemelerin Türkiye'deki seyahat acentelerinin sahip olamadığı hakların davalılara verilmesini sağladığı, davalıların bu sözleşme şartlarıyla pazar sektör payı itibariyle rakipleri olan seyahat acentelerini objektif olarak ekonomik yönden olumsuz etkileyerek haksız rekabete neden oldukları, davalıların "booking.com olarak en iyi fiyatları garanti eden bir internet sitesi kurmayı amaçlıyoruz", "en düşük fiyatlar", "booking.com hem şehirlerde hem ... kenarı veya kırsal bölgelerde en iyi otel fiyatlarını garanti etmektedir" ve benzeri şeklindeki reklamlar nedeniyle Reklam Kurulu'nun 14.06.2016 tarihli kararıyla "Kuruma reklama konu iddiaların doğruluğunu ispatlayacak nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmemesi nedeniyle inceleme konusu tanıtımlarda doğruluğu ispat edilemeyen, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliklerini istismar edici nitelikte ifadeler kullanılması nedeniyle tüketicilerin yanıltıldığı, dürüst rekabet ilkelerine aykırı davranılarak benzer firmalar arasında haksız rekabete yol açıldığı ve izinsiz olarak seyahat acenteciliği faaliyetinde bulunulduğu gerekçesiyle 1618 S. Kanun'un 4 üncü maddesi, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinin m. 5/1, m. 7, m. 9/1 ve 4, m. 32, 6502 sayılı Kanun'un m. 61 , m. 63 ve m. 77/12 hükümleri gereğince davalı ...'de kurulu limited şirketin anılan reklamlarının durdurulması cezası verildiği, bu kararın itiraz üzerinde Ankara 14. İdare Mahkemesinin 03.03.2017 T. 2016/3408 E., 2017/804 K. sayılı kararı ile kesinleştiği, davalının yaptığı karşılaştırmalı reklamın, objektif ve ölçülebilir olmadığı için dürüstlük kurallarına ve Ticari Reklam Yönetmeliğine aykırı olduğu, hoş görülebilir abartının üstünde üstünlük iddiası içeren reklamlardaki iddianın doğruluğunun reklam anında ve reklam veren tarafından ispat edilmiş olması gerektiği, kesinleşen reklam durdurma cezasına konu olan reklamların, davalıların reklama dayalı üstünlük iddiasını kanıtlayacak somut, ölçülebilir ve objektif bir bilgi ve belgeye dayalı olmadığı, davalıların kendi iş ürününü rakip ürünlere nazaran haksız yere öne geçirmeye dönük "en iyi" ibareli reklamların haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalıların faaliyetlerinin "Seyahat Acenteliği" faaliyeti olduğunun tespiti ile davalıların vergi ödemeyerek, işyeri açmak için gerekli izinleri almayarak "Digital ve Sabit İşyeri" açma yoluyla faaliyette bulunarak ve idari ve hukuki denetimlerden kaçınarak denetlenmelerini engellemek suretiyle iş şartlarına uymayarak, davalıların otellerle imzalamış olduğu sözleşmelerde "Geniş MFN", "Fiyat ve Kontenjan Paritesi", "Minimum Tahsisat" ve "En İyi Fiyat Garantisi"'ne ilişkin haksız rekabete neden olan hükümlere yer vererek, davalıların www.booking.com adresli internet sitesinde haksız rekabete neden olan reklamlara yer vererek haksız rekabete neden olduklarının tespitine, ayrıca davalıların otellerle imzalamış olduğu sözleşmelerdeki "Geniş MFN"ye, "Fiyat ve Kontenjan Paritesi"ne, "Minimum Tahsisat"a ve "En İyi Fiyat Garantisi"'ne ilişkin tüm hükümlerin sözleşmelerden çıkarılmasına, davalıların "Booking.com olarak en iyi fiyatları garanti eden bir internet sitesi kurmayı amaçlıyoruz", "en düşük fiyatlar", "booking.com hem şehirlerde hem ... kenarı veya kırsal bölgelerde en iyi otel fiyatlarını garanti etmektedir" ve benzeri şeklindeki haksız rekabete neden olan reklamların www.booking.com adresli internet sitesinden ve tüm online uygulamalardan kaldırmalarına, 29.03.2017 tarihli ara karar ile verilen "davalıların booking.com internet adresi üzerinden veya oluşturacakları başka bir adres üzerinden Türkiye de yerleşik otel, konaklama tesislerinin pazarlaması ve pazarlanmasına aracılık edilmesi yönündeki faaliyetlerinin durdurulmasına" şeklindeki İstinaf incelemesi sonrası 500.000,00 TL bedelli nakdi veya kesin-süresiz teminatın davacı tarafından yatırılması üzerine verilen ihtiyati tedbir kararının 500.000,00 TL teminat karşılığında kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalılar vekili ile fer'i müdahiller ... ...A.Ş. ile ... Gıda ...Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin, ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığında kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden tavzih talebinin 14.01.2020 tarihli ek kararla reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalıların konaklama tesisleri ile imzaladığı sözleşmelerde "Geniş MFN", "Fiyat ve kontenjan paritesi", "Minimum tahsisat" ve "En iyi fiyat garantisi"ne ilişkin hükümlere yer verilmesi satıcının, bu koşuldan yararlanan alıcı dışındaki alıcılara, daha iyi fiyat ve koşullar sağlamasını engellediği, bu hükümlerin rakiplerin maliyetlerini yükselterek veya pazara giriş engellerini artırarak rakip teşebbüslerin dışlanmasına neden olabildiği, bu koşul sayesinde pazarda mümkün olan en düşük fiyatı almayı garanti altına alan alıcının, satıcıların vazgeçemeyeceği bir konumda olması halinde diğer alıcılara daha düşük fiyat teklif edilmesinin, satıcının kâr maksimizasyonunu azaltacağı ve diğer alıcıların çoğunlukla daha yüksek fiyatlardan ürün temin edileceği, bu durumda diğer alıcıların hiçbir zaman rekabet avantajına sahip olamayacakları, bunun dışında pazara yeni girecek potansiyel rakip alıcıların, fiyatta rekabet edebilme olasılığını ortadan kaldırdığı, davalının 2010 yılında %40 olan ve devam eden yıllarda giderek artan pazar payına sahip olduğu gözetildiğinde davalıların bahsi geçen uygulamalarının rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyeceği, aynı ihtiyaçların teminine yönelik hizmet veren işletmeleri zarar tehlikesine maruz bırakacağı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince, davalıların sözleşmelerde "Geniş MFN", "Fiyat ve kontenjan paritesi", "Minimum tahsisat" ve "En iyi fiyat garantisi"ne ilişkin hükümlere yer verilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünde, bahsi geçen sözleşme hükümlerinin eski hale iade kapsamında 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında sözleşmelerden çıkarılmasına, yine haksız rekabete neden olduğu tespit edilen ifadelerin internet sitesinden ve tüm uygulamalardan çıkarılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar .... (“....”) ve ... Destek Hizmetleri Ltd. Şti.'ne (“...”) yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.