11. Hukuk Dairesi 2010/10661 E. , 2012/3489 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka(Kapanan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/103-2009/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2010/10661 E. , 2012/3489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka(Kapanan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/103-2009/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, mülkiyeti dava dışı Belediyeye ait olan kafeteryanın müvekkili tarafından davalıdan 50.000,00 TL devir bedeli karşılığında devralındığını, müvekkilinin uzun süre kiracılık yapacağı inancıyla işletmeye ek mekan yaptığını, yayın aboneliği kurduğunu ancak davalının dava dışı Belediyenin açmış olduğu tahliye davasını müvekkilinden gizlediğini, dava sonucunda müvekkilinin işletmeyi tahliye etmek zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tahliye davasından haberi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tahliye davasının 31/08/2006 tarihinde açıldığı, devir sözleşmesinin 18/11/2006 tarihinde yapıldığı, davacının işletmenin dava dışı belediyeye ait olduğunu bilmesi ve devir işlemine de hakkı olup olmadığının araştırarak sözleşme yapması gerektiği, sonradan yapılan zorunlu ve yararlı ilavelerin mal sahibinden istenmesi gerektiği, davacının kendi kusuruyla uğradığı zararların davalıdan talep edilmesi olanağı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davalının dava dışı belediyeden kiraladığı iş yerini davacıya devrettiği, devir tarihinden önce belediye tarafından davalı aleyhine açılmış olan tahliye davasının devir tarihinden sonra sonuçlanarak davacının iş yerinden tahliye edildiği yanlar arasında çekişmesiz olup; uyuşmazlık tahliye davasının varlığının davacı taraftan saklanıp saklanmadığı ve saklanmış olsa dahi davacının bu durumu araştırma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı noktasındadır. MK.’nun 2.maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. İş yerinin tahliyesine ilişkin davanın varlığının davacıya bildirilmemesi MK.2 ile bağdaşmaz. Davacının bu hususu araştırmaması durumu ise olsa olsa davacı taraf bakımından müterafik kusur teşkil edebilir. Bu itibarla davacının talep ettiği 50.000,00-TL içinde hangi kalemler için ne miktar talep ettiğini açıklaması için davacıya mehil verilip açıklattırıldıktan sonra, davacının davalıdan talep edebileceği kalemler ve miktarlar belirlenecek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.