7. Hukuk Dairesi 2010/478 E. , 2010/7130 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 105 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 43684,02 m², 6271,59 m² ve 60832,11 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ..., ..., ... v…
**7. Hukuk Dairesi 2010/478 E. , 2010/7130 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 105 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 43684,02 m², 6271,59 m² ve 60832,11 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı hazine tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davacı hazine birden çok tapu ve vergi kayıtlarına dayanmış ise de, bu kayıtların hangilerinin dava konusu taşınmazlara ait olduğunu bilmediklerini beyan ettiği gibi keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarda davacı hazinenin tutunduğu kayıtların hudutları itibariyle taşınmazları kapsayıp kapsamadığını bilmediklerini söylemişlerdir. Öte yandan davacı hazine tarafından dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının sınırları “yol”, “hark”, “tepe”, “çayır”, “sırt”, “su akıntısı”, “taşlık” ve “bayır” gibi heryerde bulunan sınırlar olduğu dikkate alındığında mahkemece bu kayıtlara değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava ve temyize konu taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olmadığı, taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.