İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı, ........ tarafından 14/12/2…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 09/09/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı, ........ tarafından 14/12/2011 tarihinde gerçekleşen bir trafik kazasında, müvekkil şirkete ait ........ plakalı aracın karıştığı ve ........'nin hayatını kaybettiği kazaya istinaden, zarar görenlere ödenen 316.164,89 TL'nin ödeme tarihi olan 08/02/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ........ A.Ş.'den tahsilini talep etmektedir. Dilekçede, KTK 95. madde ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'na atıf yapılarak, sigortacının rücu hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Davacı, Konya .... İş Mahkemesi ve Konya .... İcra Müdürlüğü dosyalarına dayanarak ödeme yapıldığını ve dava açılması zaruretinin doğduğunu ifade etmektedir. Ayrıca, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Davacı vekili, 316.164,89 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmektedir. Davalı vekili 30/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ........ A.Ş.'ye ait aracın 14/12/2011 tarihinde karıştığı kazada müteveffa ........'nin iş gezisi dönüşünde yorgun olarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaza yaptığı ve bu kazada hayatını kaybettiği belirtilmiştir. Davalı taraf, davacının sigorta şirketi tarafından açılan bu davanın usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır. Davalı, aracın tüm bakım ve onarım yetkisinin aracı kullanan kişiye verildiğini ve müteveffa ........'nin bu sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Ayrıca, davalı, Konya .... İş Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına dayanarak, müvekkil şirkete atfedilen kusur oranının çelişkili ve aşırı olduğunu, kusurun esasen müteveffaya ait olduğunu belirtmektedir. Davalı taraf, kazanın asıl sebebinin müteveffanın yorgun ve dikkatsiz bir şekilde araç kullanması olduğunu, müvekkil şirketin hafif kusurlu olduğunu ve davacının yaptığı ödemenin denetlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Davalı vekili, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının sigorta şirketi olduğu, davacı ile davalı şirket arasında ........ plakalı aracın sigorta teminatı kapsamına alındığı, ilgili teminat kapsamındaki aracın takla atmak suretiyle kazaya karıştığı, kaza neticesinde dava dışı sürücü ........'nin vefat ettiği, dava dışı sürücünün yakınlarının Konya .... İş Mahkemesinin ... E, ... K. sayılı dosyası üzerinden dosyamız taraflarına yönelik destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, neticeten davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ilgili bedelin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği, davacı şirketin yapmış olduğu ödemeden davalının sorumlu olduğu miktarı rücu etmek amacıyla iş bu davayı dermeyan ettiği, meydana gelen haksız fiilde dava dışı sürücünün yüzde altmış (%60) oranında kusurunun davalı şirketin ise yüzde kırk (%40) oranında kusurunun bulunduğu, dosyanın uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespite göre, davacı şirketin fazladan ödemede bulunduğu ilgili bedelin 273.268,95 TL olduğunun belirlendiği gözetilmekle davacı sigorta şirketinin KTK madde 95 gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı niteliğinde rücu hakkına sahip olduğu gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 273.268,95 TL'nin ödeme tarihi olan 08/02/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin 42.895,94 TL yönünden talebin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut durum göz önüne alındığı takdirde sigortalı araç sahibi işverenin Konya ... İş Mahkemesi ... E. ve ... K. sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere işveren olarak tahsis edilen aracın mevzuat gereğine uygun olarak muayenesinin yapılmaması, yeterli ve etkin iş güvenliği tedbirlerinin alınmamış olması, ölen ........'ye iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemiş olması, ayrıca ........ plaka sayılı kazalı vasıta 10/10/2011 tarihinde Aksaray Emniyet Müdürlüğü tarafından 2918 sayılı KTK md.34 gereğince trafikten men edilmesi gibi sair sebeplerle ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, işbu sebeplerle müvekkili şirketin sigortalıya rücu hakkının doğduğunu, söz konusu kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, hesaba ilişkin alınan bilirkişi raporunda yalnızca hak sahiplerinin gerçek zararları tespit edilmiş olup ferilerine, faize, yargılama gideri ve vekalet ücretlerine ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusura ilişkin inceleme yapılmadığını, kusur oranı dahilinde rücu edilen miktardan indirim yapılmadığını, sigortanın rücu hakkı şartlarının oluşmadığını, somut olayda müteveffa sürücünün kastı veya kasta yakın davranışı bulunmadığı gibi, müvekkili şirkete atfedilen muayene ve bakım eksikliklerinin de ağır kusur kapsamında olmadığını, söz konusu kazada ağır kusurlu olan tarafın müteveffa sürücü olduğunu, müvekkilinin hafif kusurlu olan taraf olduğunu, dosya kapsamında rapor alınıp, müvekkilinin kusur oranındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, ZMM sigortacısı davacı tarafından, zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen kendi sigortalısına yönelik, "ağır kusur" ve aşağıda belirtilen sebeplerle rücu istemine ilişkindir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Davacı tarafça, yukarıda (a) bendinde yazılı "ağır kusur" rücu sebebine yönelik ise; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Bu itibarla, öncelikle buna yönelik davacının delilleri toplanarak kaza tespit tutanağı,ceza dosyasında alınan raporlarda dosyaya kazındırılarak öncelikle kusur bilirkişisinden tek taraflı olarak meydana gelen kazada davalının ölen şöförü ........ nin AĞIR BİR KUSURU VEYA KASDİ BİR HAREKETİ olup olmadığına yönelik rapor aldırılmak suretiyle öncelikle B.4 a bendi gereğince davacı sigortanın rücu imkanının olup olmadığına yönelik araştırma yapılması gerekir.Buna yönelik davalının istinafı yerindedir. Davacının istinaflarına yönelik olarak: Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Bu halde mahkemece yapılacak iş ; Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludurlar. Bu durumda, Aktüerya bilirkişisinden ödeme tarihi itibari ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünde tazminat raporu alınarak davacının talep ettiği miktarla karşılaştırılmalı. Yine Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davaya dahil bulunmadığına göre iadenin kapsamı, kural olarak davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faiz ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden ibarettir. İcra masrafları ile ilgili olarak kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez İSE DE SOMUT DOSYAMIZDA davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişi, bu karar kesinleşmeden alacağını tahsil için ilamı Konya ....İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icraya koymuştur. Karar kesinleşmeden önce alacaklının icra yoluna başvurması yasanın ona sağladığı bir hak olduğuna göre davacının bunu önlemediğinden söz edilemez. Öte yandan aleyhine verilen karardan ötürü davacının temyiz yoluna başvurması da bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğundan bu başvurmanın sonucunu bekleyerek hükmün kesinleşmesi üzerine alacaklıya ödeme yapabileceğini düşünmesi de mümkündür. O halde hükmün kesinleşmesine kadar davacının borcunu ödememesi şeklindeki davranışında kusurlu bulunduğu kabul edilemez. Bu bakımdan davacı, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile sonraki süreye ilişkin faizi dahi davalıdan isteyebilir. Kabule göre de mahkemece bu giderlerin ve faizin hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan, başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf yasa yoluna başvuranar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 7-Konya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ........ tarafından sunulan; nakit 41.000,00 TL bedelli teminatın İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine, 8-Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ........ San. ve Tic. A.Ş. tarafından sunulan; 600.000,00 TL bedelli teminatın İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 26/02/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.