11. Hukuk Dairesi 2024/2651 E. , 2025/1302 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1933 Esas, 2024/114 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/16 E., 2020/334 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz d…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2651 E. , 2025/1302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1933 Esas, 2024/114 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/16 E., 2020/334 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/83128 sayılı 30. sınıfta “...” ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davacının “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, davacının seri markalarında kullanılan “...” ibaresinin ve lacivert renkli buğday başağı görselinin 2018/83128 sayılı marka başvurusunda da aynen kullanıldığını, markanın asli unsurunun muhafaza edildiğini ve aynı mal/hizmet sınıflarını kapsadığını, başvurunun davacının müktesep hakkı gözetilerek tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek TÜRKPATENT YİDK’nın 2019-M-9686 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının önceki tarihli markalarının dava konusu edilen marka başvurusu açısından müktesep hak teşkil edemeyeceğini, konu markanın lacivert renkteki yarım ay biçimli şekil unsurunun ve başvurunun tertip tarzının, davalıya ait markalardaki şekil unsuruyla benzerlik gösterdiğini, davacının markasının davalının markalarına yanaştığını, müktesep hak müessesesinin hak sahibine başka markalar ile karışıklığa yol açacak şekilde marka tescil ettirme hakkını vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalının binlerce markayı bünyesinde barındıran Türkiye’nin öncü firmalarından biri olduğunu, “...” ibareli markalarının da 2013/49254, 2009/60928, 2003/12021, 2011/32755, 2011/52871 ve 2013/49248 numaralar ile tescilli olduğunu, davalının “...”lı ilk markasının 1983 yılında tescil edildiğini, kesik oval şekil içerisindeki “...” ibareli markaların ise 2009 yılından beri tescil edilegeldiğini, davacının dava konusu edilen markasında yer alan “...” sözcüğünün etrafında yer alan kesik çizgiler itibariyle davacının davalının markalarına yanaşma kastının açıkça görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka başvurusunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin rengi ve yazım şeklinin redde mesnet markaların yazım şeklinden ziyade davacının önceki tarihli 2001/26441 ve 2007/04994 sayılı markalarının yazım şeklini andırdığı, dava konusu marka başvurusunda, önceki tarihli markalardan farklı olarak buğday başağı figürünün yer aldığı, redde mesnet markalarda ise tava sapı ve ahçı şapkası bulunduğu, dava konusu markada yer alan buğday başağı figürünün redde mesnet markadaki şekil unsurları ile benzeştiğinin, böylece bu markanın redde mesnet markalar ile yakınlaştığının söylenemeyeceği, müktesep hakka mesnet 2001/26441 ve 2007/04994 sayılı markaların kapsamındaki emtiaların dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan "Mantılar, tatlılar: Ekmek, pide, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Buzlu çaylar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtialarını kapsadığı, redde mesnet bu markaların davaya konu marka başvuru tarihinden önceki 5 yıllık hükümsüzlük tehdidi süresinden daha önce tescilli oldukları, davacının müktesep hakka mesnet gösterdiği markalarını "Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Pirinç." emtiaları üzerinde kullandığı, müktesep hak olgusunun ancak önceki tarihli markanın fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından dikkate alınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, "Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Pirinç." emtiaları bakımından 2019-M-9686 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; başvuru markasının kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan 30. sınıf mal ve hizmetlerin davalı Şirket'in redde mesnet markaları kapsamında aynı/benzer şekilde yer aldığından markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davacının başvuru konusu markasının, bir buğday başağını andıran şekil ile çerçevelenmiş beyaz zeminli elips içerisine yerleştirilmiş kırmızı ve küçük harflerle ve düz yazı karakterinde yazılmış “...” ibaresi ile bu kompozisyonun altına konumlandırılmış büyük harflerle, düz yazı karakterinde ve siyah renkte yazılmış “pilaki” ibarelerinden oluşan karma bir marka olduğu, markada geçen “pilaki” ibaresinin Türkçe'de iyi bilinen/yerleşik bir anlamı olduğundan, markadaki bu unsurun ayırt edici niteliği olmadığı, marka görselinde "..." ibaresinin geçtiği kompozisyonun ilk anda göze çarpan ve algılanan unsur olarak, markanın esas unsuru olduğu, davalının redde mesnet markalarında, beyaz zeminli, etrafı çizgilerle çerçevelenmiş beyaz renkli elips şekli üzerine mavi renkli küçük harflerle ve düz yazı karakteriyle yazılmış “...” ibaresi ve bu kompozisyonun altına yerleştirilmiş, yine Türkçe'de yerleşik/bilinen anlamları olan, ayırt edici niteliği bulunmayan “lezzet mutfağı”, “pasta evi” ibarelerinin kullanıldığı, bahsi geçen elips şeklinin sağ tarafına kırmızı renkli bir “tava sapı” şekli, sol tarafına da yine kırmızı renkli bir “ahçı şapkası” şekli yerleştirildiği, buna göre, markalarda yer alan “...” kelimesinin ve bu kelimenin konumlandırıldığı elips şeklinin ortaklığının, taraf markalarını genel görünümleri itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun (SMK) 6/1.maddesi anlamında benzer kıldığı, davalının YİDK tarafından redde mesnet alınan 2013/49254 ve 2013/49248 sayılı markaları açısından, ortalama alıcı kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varıldığı, öte yandan, davacı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu davanın konusu olan başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamasının da mümkün olmadığı, davacının başvurusuna konu markada, "..." kelimesinin, birinin ucunda başak figürü bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için, başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davalı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin, başvuru markasını davalının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığının anlaşıldığı, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "..." kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davalı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluştuğu, davacı lehine müktesep hak koşullarının gerçekleşmediği, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.