11. Hukuk Dairesi 2012/564 E. , 2012/5741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2009 tarih ve 2009/583 - 2009/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/564 E. , 2012/5741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2009 tarih ve 2009/583 - 2009/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın yazılı görsel basında yaydığı yatırılan paranın istenildiği an geri çekilebileceği, yüksek faiz verileceği garantilerine güvenerek 18.08.1997 tarihinde 1.553,87 Euro, 23.05.1998 tarihinde 1.533,87 Euro, 18.08.1998 tarihinde 9.521,78 Euro, 01.10.1998 tarihinde 2.695,49 Euro olmak üzere “kâr ve zarara katılma hesabı” adı altında düzenlenen hesap cüzdanları ile 4 farklı hesap numarasına toplam 15.555,00 Euro yatırdığını, parasını geri almak istediğinde oyalandığını, sonrasında davalı bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, müvekkili ile finans kurumu arasında yapılan sözleşmelerin davalı tarafın hileli eylemleri nedeniyle geçersiz olduğunu, diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin davacıyı dolandırmaları, finans kurumunun içini boşaltmaları ve mali açıdan çıkmaza sürükleyerek tasfiyeye sebep olmaları nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, davalıların müvekkiline karşı sorumlu olduklarının tespitine, taraflar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 15.555,00 Euro'nun tahsil tarihinden itibaren işleyecek yabancı para ile açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davacının kesinleşmiş muaccel bir alacağının bulunmadığını, şirketin tasfiye halinde bulunduğunu, davalı şahıslara husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı T.H.İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin faaliyet izninin 10.02.2001 tarihinde kaldırılarak tasfiyeye girdiği, tasfiye sonuçlanıp şirketin kar ve zarar durumu tespit edilemediğinden, davacının talepte bulunmasının bu aşamada mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle alacağın muaccel hale gelmediği, davalı özel kişilerin davalı şirketin yöneticileri olduğu, şirketin eyleminden şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden muaccel bir alacak bulunmadığından, davalı şahıslar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.