T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1819 KARAR NO : 2025/2176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (... ) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2022 NUMARASI : 2017/126 E. - 2022/413 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) Taraf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1819 KARAR NO : 2025/2176 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (... ) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2022 NUMARASI : 2017/126 E. - 2022/413 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2022 tarih ve 2017/126 E. - 2022/413 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : müvekkili mimar ...'ın, diğer müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.12.2011 tarihinde "... Konut-Ticaret Komleksi Projesi İnşaatı" için proje hizmetleri sözleşmesi imzalanarak ... parselde inşa edilecek alış veriş merkezi (AVM) ofis kompleksi için müvekkili şirketten proje çizilmesinin istendiğini, 27.04.2012 tarihinde avan projesinin ve 1/100 ölçekli tam mimari projenin hazırlanıp davalı tarafa teslim edildiğini, mimari avan proje sonrasında uygulama projelerinin hazırlandığını, anılan projelerin yapı ruhsatı için onaylandığını ve onaylanmış projeye yapı ruhsatı verildiğini, ruhsat dayanağı projelerin davalı şirkete teslim edildiğini ve sürece ilişkin ödemelerin de müvekkiline yapıldığını, bilahare belediye tarafından anılan parselde emsal değişikliğine gidilip yapı ruhsatının iptal edildiğini, 22.04.2016 tarihinde yeni imar durumunun belirlendiğini, yeni imar durumuna göre tadilat projesi yapılması yetkisinin davacılarda olmasına rağmen davalı şirketin davacıları azlederek davacıların izni olmadan diğer davalı ...'a tadilat projesi yaptırdığını, davalı ... tarafından düzenlenen tadilat projesinin 08/12/2016 tarihinde onaylandığını, davalı şirketin ve davalı ...'un eylemlerinin davacıların eserden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalıların müdahalesinin önlenmesine, mimara ait eserden doğan haklara tecavüz nedeniyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68 inci maddesi uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç katı fazlası karşılığı şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ulus. İnş. Tah. Tic. Ltd. Şti, ... ... vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, projeye müdahalenin Ankara 2 FSHHM 2016/363 E. Sayılı dosya ile incelendiğinden bahisle derdest olduğunu, yine aktif ve pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu ticari çalışmanın eser korumasını hak eden bir yanı bulunmadığını, davacı tüzel kişilik ile müvekkili şirket arasında 23/12/2011 tarihli proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, yapılacak işlerin 3. Maddede kararlaştırıldığını, sözleşmedeki tüm işlerin tayin ve karar merciin müvekkili firma olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğinin hizmet sözleşmesi olduğunu, hizmet akdine göre FSEK 18/2 ve 10. Maddesi gereğince müvekkili firmanın eser sahiplinin ortaya çıktığını, Mimari proje ve mimari eserin iki farklı kavram olduğunu, eser sahipliğinden doğan hakkın da projede olduğunu, uygulandığı yapıda olmadığını, somut olayda AVM inşaat projesinin beddi vasfı bulunmadığını dolayısıyla mimari eser değil mimari proje yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, Fikri mülkiyet hakkı üzerinde değişiklik yapılması iddiasının FSEK 16. Maddesini ilgilendirmesi sebebiyle FSEK 68. Madde gereği talepte bulunmanın mümkün olmadığını, mimari eserlerin bile ticari kaygı, değişen konfor anlayışı ya da benzer ihtiyaçtan doğan değişiklikler sebebiyle bile zaruri değişiklik ve zorunlu tadilat kapsamında değerlendirildiğini ve müellifin rızasına ihtiyaç duyulmadığını, somut olayda zaten vücuda gelmiş bir eser olmadığı gibi ticari amaçlı bir AVM konut projesinde yapılan ... Belediyesi’nin talebi ve emsal ile Yapı Ruhsatının iptali sebebiyle zorunlu değişikliğin eser sahibinin mali haklarını ihlal ettiğini ileri sürmenin mantık dışı olduğunu, davacının mesai arkadaşlarından hatıra binaen aldığı uzman görüşünün aksine Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/72 E. Sayılı dosyada anılan çalışmanın özgün eser olmadığına dair tespit ilamı bulunduğunu, ... Belediyesi’nce 04/11/2015 tarihinde yapı ruhsatının iptal edildiğini, bu nedenle FSEK 16. Madde kapsamında projede zorunlu tadilat yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığını, Ankara 17. Noterliği 16/03/2016 tarih ve 4216 ve 28/03/2016 tarihli 4759 yev. Yazılar ve e-posta metinleri ile dipnottaki ihtilaflardan davacı yanca bu durumun haksız kazanç elde etme aracı olarak kullanılmasından ötürü, davacı yan ile çalışma olanağı kalmadığını, ... Belediyesi’nin emsal düşürmesi ve mimari projeyi iptali sonrasında mimari projede yapılması lazım gelen zorunlu tadilatın İmar Yasası’na uygun olarak belediyenin de muvafakati ile diğer davalı ... tarafından yapıldığını, somut olayda rayiç bedel uygulama şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, derdestlik ve husumet itirazlarının bulunduğunu, yapı malikinin mülkiyet hakkı kapsamında dilediği gibi kullanma yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğunu, ... Belediyesi tarafından inşaat faaliyetine başlandıktan sonra mimari proje ve ruhsatların iptal edildiğini, FSEK 16/2 maddesi uyarınca tekniğin zorunlu kıldığı değişikliklerin yapılması için eser sahibinin izninin gerekmediğini, müvekkilince yapıya bütünlüğünü bozacak bir müdahale edilmediğini, sadece ilgili belediyenin mecburi olarak şart koştuğu ve acilen düzeltilmesi zorunluluk arz eden hesap hatası ve uygunsuz konumda birim düzenlenmiş kısımlarının tadil edildiğini, yapı maliki diğer davalıların öncelikle davacıdan projenin İmar Yasası’na uygun hale getirilmesini talep etmesine rağmen davacı yanca istenilen süre içerisinde ve formatta projenin hazırlanmadığını, müvekkilince yapılan değişikliklerin cephenin renk, şekil, biçim ve dokusuna ilişkin olmayıp, emsal eksiltilmesi hesabı, yalnızca otopark amaçlı kullanımına izin verilen çekme mesafelerinde uygun olmadığı halde jenaratör ve elektronik pano bölümleri konumlandırılması nedeniyle, bu bölümlerin İmar Kanunu’na ve projedeki ilgili ünitelere uygun biçimde doğru şekilde düzenlenmesinden ibaret olduğunu, yapılan değişikliklerin teknik anlamda zorunlu değişiklikler olup, mesleki şeref ve itibarına zarar verici nitelikte olmadığını, ... Belediye Başkanlığı’nın davacıya gönderdiği 10/11/2016 tarihli yazısında tadilat projesi ile eserin bütünlüğünün bozulmadığı, görünümde çok büyük bir değişikliğin söz konusu olmadığı, sadece emsal alan fazlalığını giderecek zorunlu küçültmelerin yapıldığının anlaşıldığı cevabının verildiğini, ... Belediyesi’nce 10/11/2016 tarihli yazı cevabında 3194 sayılı Kanun 8/j maddesi gereğince Zorunlu olan iş bu tadilatın ... tarafından imzasının mümkün olduğunun bildirildiğini, FSEK 4. Maddesi anlamında bir mimarlık eserinden bahsedilemeyeceğini, yine projenin özgün ve ayırt edilebilir bir yanı olmamakla eser vasfından da bahsedilemeyeceğini, yapı malikinin işlerin tıkanmasını engelleme amacıyla Mimarlar Odası nezdinde uzlaşma talebinde bulunarak davacıya 136.000 TL ödeme yaptığını, sürenin kısalması ve defalarca davacıya öneriler ve hatta ilave ücretler sunulmasına rağmen, tadilat projesinin yapı malikinin taleplerine ve yasaya uygun olarak hazırlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu asıl mimari projenin davacı ...'ın hususiyetini taşıyan sahibinin hususiyetini yansıtabilecek şekilde şekillenmiş, bir fikir sanat çalışması gerektiren FSEK'te öngörülen eser türlerinden birinin içine giren ve dolayısı ile 5846 sayılı FSEK Md. 2/3 bağlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacı şirketin ise mali hak sahibi olduğu, 23/12/2011 tarihli ... Konut Ticaret Kompleksi İnşaatı sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın projelendirilmesi ve projelerin teslimi ve müellifliği konulu sözleşme imzalandığı, tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirdikleri, ancak sözleşmenin gereği projenin hazırlanması ve yapı ruhsatının alınması akabinde ... Belediyesi tarafından ilgili parselde emsal değişikliği yapıldığı ve yapı ruhsatının iptal edildiği, iş bu işlemden sonra, yeniden tadilat projesi talebi ile dava konusu uyuşmazlığın ortaya çıktığı, emsal değişikliği öncesi yapı ruhsatı alınmış olmakla projenin uygulanması yönünden davalının hakkının doğduğu, imzalanan sözleşme gereği davalının söz konusu projeyi kullanma amaçlı FSEK 22.madde kapsamında çoğaltma yetkisinin bulunduğu, yine FSEK kapsamında mimari projenin bir başka eser türüne dönüştürülmesi söz konusu olmadığından FSEK 21. madde ihlalinden de söz edilemeyeceği, davalı tarafça yapılan tadilat projesinde özellikle AVM yapısındaki değişiklikler ile projenin bütünlüğünün bozulduğu, estetik görünümün değiştiği, tasarım anlayışının farklılaştığı, kişilerce bakıldığında algının değiştiği, bu kapsamda asıl proje sahibi davacının özgün yapısının ve fikrinin bozulduğu, güncel emsal oranına göre özellikle ticari alanlardan bir takım emsale dahil metrekare düşümleri yapılmış ise de bunun yanında teknik bir zorunluluktan bahsedilemeyecek şekilde estetiği ve hususiyeti bozan değiştirmelerin de yapıldığı, FSEK 16/2 madde kapsamındaki değişiklik yetkisinin sınırının yalnızca kullanılan mali hakkın tekniği icabı zorunlu olan değiştirmeler olduğu ancak davalı tarafça sınırın çok üstünde eserin hususiyetini bozar ve esasen tekniğin zorunlu icabı olmayan değişiklikler yapıldığı, FSEK 16/2.maddenin kapsamı dışına çıkıldığı, FSEK 16/3. maddesine göre eser sahibi izin vermiş olsa dahi eserin mahiyet ve hususiyetini bozan her türlü değiştirmeleri her zaman men edebileceği, FSEK 16/2 veya İmar Kanunu 8/j kapsamındaki müdahalenin ancak teknik zorunluluk halinde eserin tarafsız bir bakış açısıyla nitelik ve özelliğini bozmaması halinde geçerli olduğu, henüz inşaat bitmediğinden, proje üzerinde yapılan değiştirme işleminin izni de bulunmamakla FSEK 16. Maddede düzenlenmiş eserde değişiklik yapılmasını menetmek hakkının ihlal edildiği, “umuma arz salahiyeti”ni düzenleyen FSEK 14.maddesine göre bir eserin umuma arz edilip edilmesini, zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibinin tayin edeceği, her izinsiz kullanımın FSEK 14. maddenin yeni bir ihlali anlamı taşıdığı, manevi hakların ihlali halinde ise FSEK 70/1. Maddesi gereği tazminat talebinde bulunulabileceği, umuma arz salahiyeti ve men etme manevi haklarının ihlal edildiği, manevi hakların sahibinin davacı asil olduğu, davalı asilin ise mali haklarını devretmiş olması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda davacı ... Mimarlık yönünden manevi haklara ilişkin tazminat davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı asil yönünden manevi haklara ilişkin tazminat davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davalının asıl proje üzerinde çoğaltma hakkı bulunmakla, FSEK 22. maddedeki çoğaltma ve mimari projenin bir başka eser türüne dönüştürülmesinden bahsedilememekle FSEK 21. maddenin ihlalinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla taraflar arasında yürütülen süreç dikkate alındığında izinsiz kullanım olmadığından FSEK 68. madde kapsamında tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı, davacı projesindeki teknik açıklama kısmında açıklanan değişikliklerin FSEK 14. ve 16. madde ihlali niteliği taşıdığı, davacının FSEK 70. madde kapsamında tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davacı ... Mimarlık yönünden manevi haklara ilişkin tazminat davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... yönünden, maddi tazminat istemine ilişkin davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar ... ve ... Mimarlık Dekorasyon Taah. ve Tic.Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu asıl mimari projenin FSEK'in 2/3.maddesi anlamında eser niteliğinde bulunduğunu, davacı şirketin eserin mali hak sahibi olduğunu, müvekkili tarafından tadilat projesi çizilerek ... Belediyesi'ne sunulduğu halde davalı tarafça başka bir mimara zorunluluk sınırını aşan, müvekkilinin asıl projesini bozan bir tadilat projesi çizdirilmek suretiyle müvekkillerinin eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, mahkemece maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait mimari projenin inşaata uygulanmak suretiyle çoğaltılmasının yanında başkaca mimarlara tadilat projesi çizdirilip Belediye'ye sunularak yayıldığını, müvekkilinin tadilat projesini çizmeye hazır olduğunu davacıya defalarca bildirdiğini, çoğaltma hakkının eseri bozma hakkı sağlamadığını, FSEK'in 68.maddesi kapsamında maddi tazminat hesabı yapılması ve üç kat tazminata hükmedilmesinin gerektiğini, mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarına dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine yönelik taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ve davalı şirketler arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliği taşıdığını, karar ve onay merciinin davalı şirket olduğunu, ... Mimarlık firmasının teknik çizimlerden ve iş takibinden sorumlu bulunduğunu, ...'ın eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşme davalı şirket ile yapıldığından mimar olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, somut olayda dava konusu proje ve buna bağlı yapı ruhsatı ... Belediye Başkanlığı kararıyla iptal edildiğinden projenin hiç yapılmamış gibi değerlendirilmesinin gerektiğini, proje değişikliğinin zorunluluktan kaynaklandığını, yapılan değişikliklerin emsal azaltmasına yönelik olarak cephenin renk, biçim ve dokusuna ilişkin olduğunu, zorunluluk sınırının aşılmadığını, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/72 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu mimari projenin özgün fikir içermediğinin belirlendiğini, tadilat projesinin ... Belediyesi Mimari ve Estetik Komisyonu karar ve onayına istinaden gerçekleştirildiğini, yapının dava tarihinden sonra tamamlanarak eser vasfını kazandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... Ulus. İnş. Taah.Tic. Ltd.Şti, ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ve davalı şirketler arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliği taşıdığını, karar ve onay merciinin davalı şirket olduğunu, ... Mimarlık firmasının teknik çizimlerden ve iş takibinden sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin 7/4.maddesinde işverenin lüzum görmesi halinde bir başkasını atayabileceğinin kararlaştırıldığını, bu hükümle davacı şirketin başka bir mimarla çalışılmasına peşinen rıza gösterdiğini, ...'ın eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşme davalı şirket ile yapıldığından davalı şirketin ortakları olan ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, somut olayda dava konusu proje ve buna bağlı yapı ruhsatı ... Belediye Başkanlığı kararıyla iptal edildiğinden projenin hiç yapılmamış gibi değerlendirilmesinin gerektiğini, proje değişikliğinin zorunluluktan kaynaklandığını, yapılan değişikliklerin emsal azaltmasına yönelik olarak cephenin renk, biçim ve dokusuna ilişkin olduğunu, zorunluluk sınırının aşılmadığını, keyfi değişiklik olarak değerlendirilen kısımların taraflar arasında başlangıçtan itibaren kararlaştırılan hususlara ilişkin olduğunu, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/72 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu mimari projenin özgün fikir içermediğinin belirlendiğini, tadilat projesinin ... Belediyesi Mimari ve Estetik Komisyonu karar ve onayına istinaden gerçekleştirildiğini, yapının dava tarihinden sonra tamamlanarak eser vasfını kazandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacı tarafından yapılan mimari projeye ilişkin davalılarca hazırlanan tadilat projesinin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davacı ... Mimarlık'ın mali hak sahibi olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, mali hak ihlali bulunmadığından maddi tazminat isteminin esastan reddine, davacı ...'ın mali haklarını devretmesi nedeniyle maddi tazminat isteminin aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, davacılar tarafından, davalı Şirket ve işbu davanın davalısı olan mimar ...'tan önce, davacıların dava konusu mimari projesine tadilat projesi çizdiği anlaşılan mimar ... hakkında, müdahalenin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/11/2023 tarih, 2022/6913 Esas, 2023/6837 Karar sayılı kararda, "Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre yapılan değişikliklerin, teknik zorunluluk sayılamayacağı, değişikliklerin oransal olarak yarıdan çok bölümünün zorunluluk sınırı dışında olduğu belirlenmiş olduğundan ve bozma ilamında da belirtildiği üzere zorunlu değişiklik sınırlarını aşan bir değişiklik olması durumunda eser sahibinin eserden doğan haklarının ihlal edildiğinin kabulü gerekirken mahkemece davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir Somut olayda da mahkemece bilirkişilerden rapor ve ek raporlar alınmış olup sonuçta, davalı tarafça, davacının mimari projesinde FSEK'in 16/2.maddesindeki sınırın çok üstünde eserin hususiyetini bozar ve esasen tekniğin zorunlu icabı olmayan değişiklikler yapıldığı, FSEK 16/2.maddenin kapsamı dışına çıkıldığı belirlenmiş olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ancak mahkemece yapılan değişikliğin çoğaltma hakkının ihlali anlamına gelmediğini kabul edilmiştir. Ne var ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2014 tarih, 2014/4057 Esas, 2014/11100 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere zorunlu değişikliklerin, ilk projenin telif hakkı sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklanan çoğaltma hakkının istisnasını oluşturacağı kuşkusuz ise de, somut olayda yapılan tadilat projesinin zorunlu değişiklik sınırlarını aştığı ve çoğaltma hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmış, mahkemenin aksi yöndeki kabulü doğru bulunmamıştır. Kabule göre de, davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat alacakları için avans faiz talep edildiği halde, mahkemece kabul edilen manevi tazminat yönünden avans faizine hükmedilmemesi yerinde değildir. TTK'nın 4/1-d maddesi uyarınca ticari iş sayılan işbu davada, davacıların avans faizi talep edebileceği ise tabiidir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi heyetinden, FSEK'in 68.maddesi uyarınca talep edilebilecek tazminat hesabını içerir bilirkişi raporu alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğu olmadığından, Dairemizce, davacılar vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/12/2022 gün ve 2017/126 E. - 2022/413 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı ... Mimarlık Dekorasyon Taah. ve Tic. Ltd. Şti tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davacıya iadesine, 5-Davacı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davacıya iadesine, 6-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 341,55-TL nisbi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 7-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 360,00-TL nisbi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 10-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 11-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacı ... Mimarlık Dekorasyon Taah. Ve Tic.Ltd.Şti'den alınan 32.000,00- TL. tutarındaki, ... Şubesine ait 22/06/2023 tarih ve TMDZ23-199076 sayılı teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE, 12-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacı ...'tan alınan 17.500,00- TL tutarındaki, ... Şubesine ait 22/06/2023 tarih ve TMDZ23-199083 sayılı teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...