T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/308 KARAR NO: 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/383 KARAR NO: 2025/832 DAVA TARİHİ:20/09/2018 KARAR TARİHİ: 16/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesind…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/308 KARAR NO: 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/383 KARAR NO: 2025/832 DAVA TARİHİ:20/09/2018 KARAR TARİHİ: 16/12/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:04/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Kağıthane'deki projesi için yeşil bina sertifikasının bir çeşidi olan ... sertifikasının alınması için davacı şirket ile çalışmak istediğine dair proje yönetimi şirketi olan işte .... Şti, aracılığı ile davacı şirkete teklif gönderdiğini, taraflar arasındaki yazışmalar sonrasında proje kapsamında davacıya çalışmalara başlayabilmesi için ihtiyacı olan davalı bankanın sertifika almak istediği binaya ait mevcut durum mimari projeleri, mekanik projeleri, mekanik cihazlar ve test raporları, vrf seçim kriterleri ve projelen, elektrik projeleri, cephe sistemleri dokümanları, mimari yerleşim planlan kesinleşmiş 6, 9, 10, 11, 12 ve 13. kat planlarının 05.06.2018 tarihinde mail ile davacı şirkete gönderildiğini, daha sonra da davacı ile davalı ve davalı adına proje yönetimini yapan dava dışı şirket yetkilileri tarafından notlar alındığını, yorum ve değişiklik talebi gelmemesi durumunda notların kabul edileceğinin bildirildiğini, davacı şirketin ayrıca 12.06.2018 tarihli mailde de ... aksiyon planını, scorecard, davalı bankanın ihtiyacına göre belirlenen teknik şartname ile aksiyon planında bahsi geçen teknik tabloları ve ...’m davalı ile paylaşıldığını, şantiyede çalışacak yüklenici firmalarla ilgili bilgilendirme yapabilmek için davalıdan haber beklendiğinin bildirildiğini, davacının teklifte yüklendiği edimlerin büyük bir kısmım kısa sürede yerine getirdiğini, proje yönetimi şirketi tarafından satın alma prosedüründe güncelleme olduğundan bahisle sürece davaca şirketle devam edilmeyeceğinin bildirildiğini, davacı, bu bildirim tarihine kadar yapmış olduğu hizmetin bedelini talep etmiş iae de, davalı bankanın bir yetkili tarafından imzalı bir sözleşme olmadığından bahisle ödeme yapılamayacağının bildirildiğini davacının vermiş olduğu hizmet bedeli karşılığı olarak 17.713,00 TL bedelli, 31/07/2018 tarihli ve ... sayılı faturayı düzenlediği; davalı tarafa tebliğ edildiğini, bu faturanın davalı tarafça kabul edilmeyerek davacıya iade edildiğini bunun üzerine İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın senetle ispat yasağına aykırılıktan dolayı usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilmiş bir eser sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacı vekilince, davacının 22.05.2018 tarihli elektronik posta ile davalıya iletilmesi için davalının çalışanı olmayan ve temsil ve ilzam konusunda yetkisi bulunmayan ...’a gönderilen teklifin kabul edildiği ve işe hemen başlanmasının talep edildiği belirtilse de bunun davalı adına bir kabul teşkil etmediğini, kaldıki ...’ın davalı bankayı temsil ve ilzama yetkisi olsa dahi söz konusu elektronik postada fiyat teklifinin kabul edildiği, sözleşmenin daha sonra imzalanacağı açıkça belirtildiğinden söz konusu elektronik posta ile taraflar arasında eser sözleşmesi akdedilmiş olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacı ile yeni genel müdürlük binasına sertifika alınması kapsamında sadece bir tanışma görüşmesi yapıldığını ve bu ön görüşmede de doğal olarak muhtemel bir çalışma olması halinde davacının üstleneceği yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olması için binanın teknik özelliklerinin paylaşıldığını, binanın teknik özeliklerinin ancak tanışma toplantısında paylaşılmış olmasının da daha önce davacı ile ... arasında yapılan elektronik posta iletişiminin icap ve kabul olarak nitelendirilemeyeceğini, çünkü yapılması öngörülen işin temel unsurlarının belirlenebilmesinin ancak binanın teknik özeliklerinin daha önceden davacının bilgisi dahilinde olması ile mümkün olacağını, bu bilgi olmadan sözleşmenin esaslı unsurlarını ihtiva eden bir icap ve kabulün vuku bulduğundan bahsedilemeyeceğini, firmanın da buna mukabil proje yönetimi firması ile bir checklist paylaştığını, bu checeklistin internette de (...) adresinde mevcut olup kamuya açık bir bilgilendirme içerdiğini, dolayısıyla bu checklist'in müvekkili banka ile paylaşılmasının davacı ile aralarında hizmet alımına dair bir anlaşma veya mutabakat yapıldığı anlamına gelmediğini, ayrıca davacı tarafından davalıya fiilen ifa edilmiş herhangi bir işin mevcut olmadığını, bu nedenle ifa edilmeyen işler için fatura düzenlenmesinin ve icra takibi başlatılmasının kötü niyetli, hukuksuz bir davranış olduğunu, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı tarafından faturaya konu hizmetin verilmediğini, davalı tarafından yasal süresinde itiraz olunan faturanın davacının iddialarını kanıta elverişli belge niteliğinde bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:İlk Derece Mahkemesinin 30/06/2020 tarih ve 2018/869 E. 2020/285 K. sayılı kararı ile, faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, ispat yükünün faturayı düzenleyen davacı tarafta olduğunu, icra takibine konu faturanın bilirkişi incelemesi ile davacı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, ancak davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturanın davalı yanca davacı yana iade edildiği hususu da taraf beyanları ve bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu, davalı banka ile dava dışı...Şti arasında 25.04.2018 tarihinde "Tasarım ve Uygulama Süreci Proje Yönetimi Hizmeti Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşmenin imzalandığı ve Sözleşmesinin konusunun ... Blok dahilinde inşa edilecek olan Genel Müdürlük Binası Projesi için proje yönetim hizmeti sağlanması olduğu, işin bedeli tasarım ve ihale süreci için 37.500 TL/ay, uygulama süreci için 45.500 TL/ay olarak belirlendiği, davacı tarafça davaya dayanak yapılan 22.05.2018 tarihli ... Teklif Sözleşmesi ve 08.06.2020 tarihli teklif şartnamesinin incelenmesinde de, davacı ve davalı tarafın imzalarının bulunmadığı, davacı ve davalı taraflar arasında imzalı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça dayanılan 22.05.2018 tarihli sözleşme ve 08.06.2018 tarihli teklif şartnamesinde tarafların imzası bulunmadığından dolayı burada ancak bir öneri, teklif var olduğu, davalı tarafça bu teklifin kabul edildiğine dair dosya kapsamında bir beyan ve belge de bulunmadığı, davacı taraf ile dava dışı şirket arasındaki yazışmalar sözleşmenin davalı yanca kabul edildiği sonucunu doğurmayacağı, davacı tarafın bir sözleşme teklifi hazırladığı ancak bu sözleşmenin imzalanmadığı, sözleşmenin kabul edildiğine dair bir delil de sunulmadığı, davacı yanın ticari defter kayıtlarının davalı taraf ticari defter ve kayıtları ile örtüşmediği ve faturanında iade edildiği hususları değerlendirildiğinde davacı ticari defter kayıtlarının da ispat için yeterli görülmediği, bu nedenler ile somut olayda faturayı düzenleyen davacı tarafça akdi ilişkinin ve mal veya hizmet verildiği hususlarının ispatlanmadığıi bilirkişi raporunun sonuç kısmına itibar edilmediği, yerinde görülmeyen davanın reddine ve ayrıca davacı yanca kötü niyetli takip yapıldığı hususununda davalı yanca ispatlanamaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmek gerektiği gerekçesiyle Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/05/2024 tarih ve 2021/681 E. 2024/676 K. sayılı kararı ile:"...Davalı ile dava dışı ....Şti. Arasında imzalanan ...Hizmeti Sözleşmesinin konusunun ... Blok dahilinde inşa edilecek olan Genel Müdürlük Binası Projesi için proje yönetim hizmeti sağlanması olduğu, sözleşmenin tasarım,planlama, uygulama ve ihale konularında olduğu, dava dışı proje yöneticisi şirket tarafından, sözleşmenin ihale işleri kapsamında davacıdan teklif istendiği ve davacı şirket tarafından hizmetin kapsamı, ücret ve ödeme şeklinin düzenlendiği 22/05/2018 tarihli teklifin sunulduğu, teklifte toplam 58.000,00TL+KDVnin 8 ay boyunca aylık olarak ödeneceği (7.250TL/ay) belirtilmiş, dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından teklifin davalı banka tarafından onaylandığının 31/05/2018 tarihinde davacıya mail olarak bildirildiği, mailde banka yetkililerinin de ilgi tutulduğu, ancak teklifin imzalı olmadığı görülmektedir. Bundan sonraki aşama, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ilerlemiştir. Davacının ileri sürdüğü gibi, taraflar arasında dava dışı proje yöneticisi şirketin de katılımı ile toplantı yapılmış, toplantı raporu davacı tarafından hazırlanmış ve iletilmiş, davalının binasına ilişkin proje ve teknik veriler yetkili şirket tarafından davacıya iletilmiş, bunun üzerine davacı gerekli çalışmaları yaparak binaya özgü teknik şartname hazırlayarak 08/06/2018 tarihinde sunmuştur. Sonrasında dava dışı şirket yetkilisi 03/07/2018 tarihinde '' aşağıdaki e-posta ile ... projesi sürecini başlatmıştık. İşverenin satın alma prosedüründeki bir güncelleme gereği söz konusu iş için alınmış tekliflerin tekrar değerlendirilmesi gerekli görülmüştür. Bu değerlendirme sonucu ne yazık ki sürece firmanız ile devam edilemeyeceği kararı işveren tarafından bildirilmiştir.'' şeklinde mail göndermiştir. Davacı verdiği hizmete karşılık dava konusu faturayı düzenlemiş, davalı süresinde itiraz ederek faturayı iade etmiştir.Bir kimsenin, hüküm ve sonuçları başka bir kişinin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin ad ve hesabına hukuki işlem yapma yetkisine temsil denir (Eren, F.; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 22. Baskı, Ankara 2017, s. 444). Temsil hâlinde işlem temsilci tarafından temsil olunanın nam ve hesabına yapıldığından hukuki işlemin tarafı, doğrudan doğruya temsil olunandır. Temsilci hukuki işlemi temsil olunanı hiç söylemeden kendi adına yaptıktan sonra bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana nakledebileceği gibi (dolaylı temsil), hukuki işlemi yaparken bu işlemi doğrudan temsil olunan nam ve hesabına da (doğrudan temsil) yapabilir. Temsilin söz konusu olabilmesi için temsilcinin hukuki işlemi/muameleyi temsil olunan adına yapması, bunu diğer tarafa bildirmesi, temsilcinin temsil yetkisinin bulunması veya temsil olunanın sonradan yapılan hukuki işleme icazet vermesi gereklidir. Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır. Temsil yetkisi, temsil olunanın temsilciye, kendisini üçüncü kişiler nezdinde temsile yetkili olduğunu bildiren bir irade beyanıdır. Temsil ilişkisinin meydana gelmesi için yetki beyanının temsilcinin hakimiyet alanına ulaşması yeterlidir. Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için gerekli olan temsil yetkisinin olmaması hâlinde, temsil olunanın sonradan icazet vermesi bu noksanlığı tamamlar ve bu icazetle temsilci ile temsil olunan arasındaki temsil ilişkisi ispatlanmış olur.Temsil yetkisinin olmaması ve temsil olunanın icazet vermemesi hâlinde hukuki muamele kesin olarak hükümsüzdür. Temsil olunan ve temsilci, hukuki işlem ile bağlı değillerse de yetkisiz temsil ile işlem yapan temsilcinin üçüncü kişinin zararını karşılamak ile yükümlü olduğu açıktır (HGK'nun 22.09.2010 tarih ve 2010/13-414 E., 2010/412 K.) Somut olayda; dava dışı proje yönetimi şirketinin davalının yetkili temsilcisi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Temsilci tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçlar, temsil edilen davalıya aittir. Her ne kadar taraflar arasında yazılı sözleşme imzalanmasa da yukarıda da belirtildiği gibi davalı tarafça, davacının sunduğu teklif kabul edilmiş ve tarafların iradeleri doğrultusundan davacı tarafça davalının binasına özgü teknik şartname düzenlenmesi hizmeti verilmiştir. Davacı taraf, sunduğu hizmetin bedelini talep etmekte haklıdır ancak taraflar arasında hizmet bedeline ilişkin bir irade uyuşması bulunmamaktadır. Bu durumda davacının verdiği hizmetin bedeli serbest piyasa rayicine göre belirlenmelidir. Bu hususta kök rapor sunan mimar bilirkişiden ek rapor alınmalıdır..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 16/12/2025 tarih ve 2024/383 E. 2025/832 K. sayılı kararı ile, İstinaf Mahkemesi kararı doğrultunda, mahkememizce mimar bilirkişiden alınan ek raporlara göre, fatura ve takip tarihi yılı olan 2018 yılı serbest piyasa rayicine göre davacı tarafça verilen hizmetin bedelinin 31.05.2018 ile 03.07.2018 tarihleri arasında 33 günlük bir sürede 7.250,00 TL /30 gün x 33gün =7.975,00TL + KDV olduğu, yani KDV dahil 9.410,50 TL olduğu, bu bedelin davalı banka tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu kapsamda, davacı tarafça dava konusu İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyası ile fatura alacağından kaynaklanan KDV dahil 17,713,20 TL alacak talep edilmiş ise yukarıda açıklandığı üzere takip tarihi itibarıyla 9.410,50 TL alacak talep edilebileceği, fazlaya dair istemin yerinde olmadığı, 9.410,50 TL alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği anlaşılmakla değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça, icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, alacağın varlığı ve miktarının yargılama ile ortaya çıkmış olması karşısında alacağın likit bir alacak olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 9.410,50 TL asıl ve toplam alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 9.410,50 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 9.410,50 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Fazlaya dair istemin REDDİNE, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın iki tarafı temsile yetkili olmayan kişilerin mail yazışmaları dışında herhangi bir yazılı delil ve tarafları bağlayıcı senet sunamadığından dolayı senetle ispat kuralı uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın aslında tam da dava dışı proje yönetimi şirketinin çalışanlarının müvekkilinin temsilcisi olmadığı, onun mailleri ile sözleşme kurulmuş kabul edilemeyeceğine dairken istinaf incelemesindeki hatalı değerlendirme sebebi ile yerel mahkemenin de yanılgıya düştüğünü, hukuki temsil yetkisinin e-postalarda "cc" bulundurulmakla bahşelidemeyeceği gibi mailde "..." bölümünde bulunup maile cevap vermemesinin icazet olarak kabul edilemeyeceğini, dava dışı şirket ... Şti. ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmenin hiç bir yerinde banka adına sözleşme imzalanması veya vaadedilmesinden bahsedilmediğini, mailde yazışmaları yer alan kişilerin yetki sicil kayıtlarıyla teyit edilmesi gerekirken bu husus incelenmediğini, davalı bankanın anonim şirket olup aracı kurum personelinin temsil yetkisi olduğu kabul edilse dahi ne kadarlık bir limitle yetkilendirildiği dahi irdelenmediğini, yazışmalarda davacı şirketin müvekkiline bir hizmet teklifi hazırladığını, ancak sonrasında bir sözleşme imzalanmadığını, davacının talepleri esasen ... kapsamında olup şartları oluşmadığından birtakım mail yazışmaları ile sözleşmesel sorumluluk ihdas edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu faturada hizmetin danışmanlık hizmeti olduğu belirtilmesine rağmen hükümde ne gibi bir hizmetin alındığı, ödemenin hangi işin, hizmetin ya da eserin karşılığı olduğunun belirtilmediğini, 33 günlük tam hizmet verilmiş gibi hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporlarına vaki itirazlarının dikkate alınmadığını eksik ve çelişkili raporlara göre hüküm kurulduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ve bu talebin neden kabul edilmediğinin gerekçede belirtilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Şti., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 17.713,20 TL asıl alacak üzerinden 09.08.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "31.07.2018 tarih ve ...sıra numaralı fatura alacağı" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 16.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 17.08.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.Davacı taraf, davalı bankanın genel müdürlük binasının yeşil bina sertifikası alabilmesi için dava dışı ...Şti. ile sözleşme imzalayıp, bu şirketi sertifikanın alınabilmesi için gerekli çalışmaları yapması için görevlendirdiğini, vekil kılındığını ve dava dışı şirketin yetkilisinin müvekkilinden teklif aldığını, teklifinin kabul edildiğini müvekkiline bildirdiğini, mail yazışmalarına davalı bankanın da dahil edildiğini, toplantı yapıldığını, gerekli proje ve teknik verilerin müvekkiline iletildiğini, müvekkillinin gerekli çalışmaları yaparak binanın projelerine özgü şartname hazırladığını, şartnameyi ilettiğini, inşaata bu rehber eşliğinde başlanacağına ancak mail ile devam edilmeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek vermiş olduğu hizmete karşılık düzenlediği fatura bedelini takip ile talep etmiş, davalı taraf ise ön görüşmelerin yapıldığını, sözleşmenin imzalanmadığını, icap kabulün gerçekleşmediğini, davacının sunmuş olduğu bir hizmetin bulunmadığını savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir ve mimar bilirkişiden oluşan heyetten alınan 31.05.2019 tarihli raporda özetle; ''davalı tarafın Cari hesap incelenmesinde; Dava konusu icra takibinin dayanağı 31/07/2018 tarihli, ...nolu ve 17.713,20 TL (KDV dâhil) tutarlı faturanın, davacı şirket yevmiye defterinde 31/07/2018 tarihli ve ... nolu yevmiye maddesi altında kayıtlı iken davalı şirket yevmiye defterinde kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olduğunu, Davalı banka ile dava dışı işte ... Şti arasında 25/04/2018 tarihinde akdedilen Tasarım ve Uygulama Süreci Proje Yönetimi Hizmeti Sözleşmesinin konusu ... Blok dahilinde inşa edilecek olan Genel Müdürlük Binası Projesi için proje yönetim hizmeti sağlanması olduğunu, dava dışı Aracı Firma İşte Proje Yönetimi yetkilisi ... tarafından davacı firma yetkilisi...'ya gönderilen banka yöneticilerine ... yapılan 31.05.2018 tarihli E-mail yazışmasından davacı şirket tarafından verilen işin davalı banka tarafından onaylandığı ve ... firmasının işe aracılık yaptığı anlaşılmaktadır. ... yetkilisi ... tarafından davacı firma yetkilisi ...'ya gönderilen banka yöneticilerine cc yapılan 05.06.2018 tarihli E-mail yazışmasından davalının binasına ait mimari, mekanik, elektirik, vrf seçim kriterleri projeleri ile, mekanik cihazlar ve test raporları, cephe sistemleri dökümanları, mimari yerleşim planları kesinleşmiş 5.9.10.11.12.13. kat planlarının aracı firma tarafından davaci şirketi yetkilisine gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacı firma yetklisi ... tarafından aracı ... Yönetimi yetkilisi ...'a gönderilen banka yöneticilerine cc yapılan 08.06.2018 tarihli Email yazışmasından davacı tarafından hazırlanan ... Şartnamesinin aracı firmaya gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı firma yetklişi ... tarafından aracı .... Yönelimi yetkilişi ...'a gönderilen banka yöneticilerine cc yapılan 12.08.2018 tarihli E-mail yazışmasından davalıya ait binanın aksiyon planının aracı firmaya gönderildiği anlaşılınışlır. Aracı ...yetkilisi ...tarafından davacı firma yetkilileri ve davalı banka yetklililerine gönderilen 18.06.2018 tarihli E-mail yazışmasından proje tasarım süreci kapsamında yapılan toplantının notlarının gönderildiği anlaşılmaktadır.Davalı banka ile aracı firma arasında davalının binası ile ilgili tasarım,planlama, uygulama ve ihale konularında bir sözleşme yapıldığı ve sözleşmenin ihale işleri kapsamında davacıdan teklif istendiği, Davacı ile davalı banka arasında 22.05.2018 tarihli ... Teklif Sözleşmesi hazırlandığı ve tutarının 58.000,00TL+KDV olduğu, işin 8 aylık bir sürede tamamlanacağı ve her ay için bedelin 7.250,00TL/AY olduğu, Yurtdışı USGBC Kayıt Ve Denetleme Ücretleri için tutarın 8143USD + KDV olduğu ancak teklif sözleşmesinde tarafların imzasının olmadığı anlaşılmıştır.Davacı firma yetklisi ... tarafından aracı... Yönetimi yetkilisi ...'a gönderilen banka yöneticilerine cc yapılan 03.07.2018 tarihli E-mail yazışmasından bedelin davacı ile aracı firma arasında yapılan sözleşme bedelinin 3 aylık kısmının (21.750TL+KDV)'lik faturasını göndermek istedikleri anlaşılmıştır. Aynı tarıhte aracı firma tarafından işin sonlandırıldığı bilgisinin olduğu mail yazışması da dosyada görülmüştür.Davacı tarafından hazırlanan ... Şartnamesinin yukarıdaki teklif sözleşmesinde yapılacak işlerin kapsamında olduğu, içeriği gereği işin tamamlanması halinde davacı tarafından uygulanacak işin malzeme bilgileri, tasarımı, uygulamanın planlamasını oluşturduğu ve bir sonraki adımın ise bu teknik şartnameye uygun alarak uygulamanın tamamlanahileceği ancak işin yerine uygulanmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan incelemeler neticesinde işin toplam tutarının 58.000,00TL + KDV olduğu, işin 8 aylık bir şürede tamamlanacağı ve her ay için bedelin 7.250,00TL/AY olduğu, işin tamamlanan kısmının 31/07/2018 tarih ve ... sıra numaralı fatura alacağından, 17.400,00TL + KDV dahil 20.532,00 TL olduğu görülmüştür.Mail yazışmalarından davacı şirket tarafından verilen hizmetin işin banka tarafından onaylandığı tarih olan 31.05.2018 ile işin aracı firma tarafından, sonlandırıldığı bilgisinin verildiği 03.07.2018 tarihleri arasında verilen hizmetin bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Bu durumda 31.05.2018 ile 03.07.2018 tarihleri arasında 33 günlük bir sürede 7.250,00 TL /30 gün x 33gün =7.975,00TL + KDV bedelin davalı banka tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.'' şeklinde kanaat bildirilmiş, aynı bilirkişi heyetinden alınan 09.12.2019 tarihli ek rapor ise:" ''davacı şirketin hak ettiği ücret belirlenirken hizmetin kapsamının değerlendirilmesi ve teklif sözleşmesinde taraflar arasında imzalı sözleşme olmaması hususunda ek rapor talep edilmiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarından ve tarafların imzasının olmadığı 22.05.2018 tarihi ...Teklif Sözleşmesine göre taraflar arasındaki anlaşmanın her ay için bedelin 7.250,00TL/AY ojmrtâsından gün bazında hesaplama yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Tarafları arasında imzalı bir sözleşme olmamasından dolayı eser sözleşmesinin olup olmadığı hususu hukuki bir konu olup heyetimizce değerlendirme yapılamamıştır.'' şeklindedir.Dairemiz kararından sonra kök raporu sunan heyette yer alan mimar bilirkişiden alınan 05.05.2025 tarihli ek rapor:"Davacı şirket tarafından teklif sözleşmesinde verilen teklif bedelin 2018 yılı rayiç bedellerinde olduğu kanatine varıldığından, kök raporda davacıya ödenmesi gerektiğini belirttiğimiz 7.975,00TL + KDV bedel üzerinden (TUİK) Türkiye İstatistik Kurumunun Yİ-ÜFE Fiyat Endeksleri kullanılarak iş bu ek rapor tarihi itibarıyla davacının verdiği hizmet bedelinin serbest piyasa rayicine göre tespiti aşağıdaki gibi yapılmıştır.22.05.2018 Yİ (ÜFE) endeksi: 365,60 05.05.2025 Yİ (ÜFE) endeksi: 4017,30 (Nisan ve Mayıs ayı Yİ-ÜFE açıklanmadığından Mart 2025 değeri alınmıştır.7.975,00TL x 4017,30/365,60 = 87.631,20 TL + KDV olarak hesaplanmıştır." şeklinde olup, fatura tarihinin 31.07.2018 olduğu gözetilerek bu faturadan dolayı takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak miktarı konusunda ek rapor düzenlenmesine yönelik ara karar oluşturularak alınan 26.10.2025 tarihli ek rapor ise:"A- KDV HARİÇ HESAPLAMA 09.08.2018 Yİ (ÜFE) endeksi: 396,62 26.10.2025 Yİ (ÜFE) endeksi: 4632,89 (Ekim ayı Yİ-ÜFE açıklanmadığından Eylül 2025 değeri alınmıştır) 17.713,20 TL x 4632,89/396,62- 206.906,63 TL olarak hesaplanmıştır.A- KDV DAHİL HESAPLAMA 09.08.2018 Yİ (ÜFE) endeksi: 396,6226.10.2025 Yİ (ÜFE) endeksi: 4632,89 (Ekim ayı Yİ-ÜFE açıklanmadığından Eylül 2025 değeri alınmıştır)17.713,20 TL x 4632,89/396,62x 206.906,63 x 0, 1.381,33 TL 206.906,63 TL 4 41.381,326 TL - 248.287,96 TL olarak hesaplanmıştır" şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince Dairemiz önceki kararı uyarınca kök raporu sunan heyette yer alan mimar bilirkişiden alınan yukarıda yer verilen iki ayrı ek rapor aldırılmış ise de, bilirkişi tarafından davacı teklif bedelinin hizmetin verildiği 2018 yılına ait serbest piyasa rayiç değerinde olduğu bildirilerek ve ayrıca 2025 yılındaki fiyatlar yönünden hesaplama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesi bilirkişi heyeti kök raporunda belirlenen 33 günlük çalışma tespiti üzerinden yapılan hesaplama uyarınca 9.410,50 üzerinden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş, davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin sözleşmenin imzalanmadığı ve davacıdan hizmet alınmadığına yönelik istinaf sebeplerine Dairemizin önceki kaldırma kararının yukarıda açıkça yer verilen kısımlarda bulunan detaylı açıklamalar dikkate alınarak itibar edilmemiştir. Bilirkişinin davacı teklifinin 2018 yılı rayicine uygun olduğuna dair kanaatinin aksine daha düşük tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması dikkate alındığında davalı bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Davanın reddedilen kısmı yönünden davacı tarafın icra takibini kötü niyetle başlattığına dair delil bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebine de ayrıca itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/02/2026