T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1656 - 2025/1923 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1656 KARAR NO : 2025/1923 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2020/115 E. - 2022/198 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1656 - 2025/1923 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1656 KARAR NO : 2025/1923 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2022 NUMARASI : 2020/115 E. - 2022/198 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 tarih ve 2020/115 E. - 2022/198 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin "...” esas unsurlu ortak seri hizmet markalarının mevcut olup davalı şirket tarafından 2018/73890 sayılı "..." ibareli markanın tescili isteğine yönelik itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkillerinin Türkiye’nin en güçlü ve saygın şirketlerinden ... Grup ile ... olduğunu, anılan şirketlerin uzun yıllar ve çok büyük yatırımlar ile ...’te, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük ev, ofis ve alışveriş-eğlence merkezlerinden biri olan “... Ortak Projesi”ni hayata geçirdiğini, "..." markasının 2004 yılında tescil edildiğini, davaya konu "..." ibareli marka ile müvekkillerinin "..." markası arasında farkedilmesi güç, bir harf değişikliği haricinde herhangi bir fark bulunmadığını, markaların neredeyse birebir aynı olduğunu, bu haliyle markanın müvekkilinin seri markaları içine girme ihtimalinin bulunduğunu, işaret benzerliğinin yanında davaya konu markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerin müvekkillerinin markası kapsamında tescilli olduğunu, öte yandan "..." markasının çok bilinen tanınmış marka niteliğinde bulunduğunu, "... AVM"nin almış olduğu ödüller, tanıtım broşürleri vs ile bu durumun kanıtlandığını, davaya konu markanın tescilinin müvekkillerinin tanınmış markasının ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ve davalı şirketin bu kadar benzer bir marka tercih etmesinin nedeninin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç temin etmek olup kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2020-M-70 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/73890 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, her ne kadar ... ve ... tarafından dava açılmışsa da, itiraz aşamasında yalnızca ... yer aldığından ...'nun taraf ehliyetinin bulunmadığını, 1974 yılından beri faaliyette bulunan müvekkilinin ülke içinde ve dışında bilinen çok sayıda projeye imza atmış olup "..." markası sektörde tanınmış olduğunu, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında "..." ibaresinin yanı sıra tasarım unsurunun da yer aldığını, bu şekil unsurunun markaya ayırt edicilik sağladığını, "..." ibaresinin müvekkili şirketin kurucularının soy ismi olan "..." soyadından mülhem olduğunu ve davacının markasını kullandığını ispat edecek delil sunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının kullanmama define karşı dayanabileceği markaları bakımından SMK 6/1 maddesinde ön görülen emtia benzerliği koşulunun oluşmadığı, dosya kapsamındaki deliller ile davacı adına tescilli “...” markalarının 36. sınıftaki kullanımlarının ortaya konulamadığı, bu nedenle davacı yanın önceye dayalı kullanıma bağlı gerçek hak sahipliğinin mevcut olmadığı, davacının markasının alışveriş merkezi hizmetlerinde tanınmışlığının bulunduğu, ancak bu durumun uyuşmazlık konusu 36. sınıf hizmetlerin, davacı markalarının bilinirliğinin mevcut olduğu hizmetlerden tamamen farklı alanlara yönelik olmaları nedeniyle davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kullanım ispatına ilişkin delillerinin dikkate alınmadığını, asıl ve kök raporda emtia benzerliği bulunduğu kabul edilmesine rağmen 36. sınıfta iltibas koşullarının bulunmadığı yönündeki tespitin hayatın akışına aykırı olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında ... ve ... arasında 36. sınıf yönünden iltibas ihtimalinin kabul edildiğini, ilk derece mahkemesince müvekkillerinin markasının alışveriş merkezi hizmetlerinde tanınmışlığının olduğu kabul edilmişken 36. sınıf yönünden farklı bir sonuca varıldığını, markalar arasında aynıyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davalı markanın müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanması ve müvekkilinin markasının ayırt edici karakterini zedelenmesi ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu "..." ibareli marka ile davacıların "..." ibareli markası arasında işaret benzerliği bulunuyorsa da, davacının kullanım ispatı gerektirmeyen itiraza mesnet markalarının kapsamında19 ve 38. sınıftaki mal ve hizmetlerin tescilli olup davaya konu markanın tescilinin talep edildiği 36. sınıftaki hizmetlerin tescilli olmadığı, bilirkişi heyeti tarafından belirtildiği üzere, davacı tarafından dosyaya sunulan belge ve bilgilerin ... Alışveriş Merkezine ilişkin olup markanın 36. sınıftaki hizmetlerde kullanıldığını göstermekten uzak olduğu ve "..." markasının tanınmışlığının tespit edildiği alış veriş merkezi hizmetleri ile dava konusu markanın kapsamında bulunan 36. sınıf hizmetlerin farklı alanlara yönelik olması nedeniyle tanınmışlığın belirTilen hizmetler yönünden bir koruma sağlamadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 180,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.