İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından davalıya bir kısım ödemeler yapıldığını, 2016 yılı itibariyle cari hesabın borç bakiyesi verdiğini, alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... sayıl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1928 KARAR NO : 2025/1643 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2022 NUMARASI : 2017/577 Esas - 2022/643 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 19/06/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından davalıya bir kısım ödemeler yapıldığını, 2016 yılı itibariyle cari hesabın borç bakiyesi verdiğini, alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; tarafların 2012 yılında tanıştığını, aralarında gayriresmi evlilik bulunduğunu ve 2017 yılının başına kadar devam ettiğini, davacının kurduğu ... ... Ürünler isimli işletmeye müvekkilinin gayri resmi ortak olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 04/12/2013 tarihinde ... adlı işletmeyi kurduğunu, davacının müvekkilinin markası adı altında üretilen ürünleri kendi şirketine adına fatura düzenleyerek pazarlayıp sattığını, davacının müvekkiline yıpranma bedeli, nikah ilişkisi ve marka kullanımından kaynaklı olarak 20/06/2016 tanzim tarihli, her biri 20.000-TL bedelli 8 adet senet verdiğini, daha sonra senetlerin imza kısımları yırtarak tahrif ettiğini, takibe konu banka havalelerinin taraflar arasında var olduğu iddia edilen ticari ilişki neticesinde gönderilen ödemelere ilişkin olmadığını, davacının cari hesap alacağı bulunmadığını, yapılan ödemelerin ... ... ürünler isimli firmanın tarafı olduğu iş ve işlemler için yetkili müdür sıfatına haiz müvekkiline gönderilen ödemeler olduğunu, davacı tarafından müvekkiline verilen bir mal bulunmadığı gibi ödemelerin faturaya dayalı da olmadığını, taraflar arasında iş ortaklığının yanı sıra aile ilişkisinin de mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında gayriresmi ilişki bulunduğu, davalının davacı yanında çalışıp işyerinin idaresini yaptığı, cari hesapta gözüken ödemelerin faturalara dayanmadığı, 2014 yılı faturalarından kalan bakiye tutarının 55.035,58-TL olduğu ve yıl sonunda sıfırlandığı, 2015 yılında 20.000-TL tutarlı fatura düzenlenip, bu faturanın 2016 yılına borç bakiyesi olarak devredildiği, davacının davalıya yaptığı havale tutarının 59.676-TL olduğu, davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede davacıdan mal alımına yönelik ilişkinin sadece 2014 yılında gerçekleştiği, 2015 yılında taraflar arasında ortaklık ilişkisine dayalı ve 1 adet Clio marka aracın satışına dayalı bir ilişki bulunduğu, davalı defterlerinde 2014 yılına ait faturaların mahsup kaydı yapılarak hesap bakiyesinin sıfırlandığı, davacı defterlerinde 2015 yılında sadece araç satışına ilişkin 20.000-TL mahsup kaydı bulunduğu, davalı defterlerinde 62.400-TL ödeme kaydı bulunduğu, davacının davalıya 4.800-TL ödeme kaydı olup, davalının davacıya net ödeme tutarının 57.600-TL olduğu, davacı defterlerine göre 2014 ve 2015 yıllarında, 2016 yılına devreden tek alacağın araç bedeli olan 20.000-TL olduğu, sonuç olarak taraflar arasındaki alacak ilişkisinin faturaya dayanmadığı, 1 adet araç ve davacı tarafından davalıya gönderilen havalelere ilişkin olduğu, taraflar arasında iş ortaklığı yanında aile ilişkisinin de bulunduğu, açıklama içermeyen havaleler nedeniyle alacaklı olduğunun ispatlanamadığı, davacı defterlerinde kayıtlı araç bedelinden davalının karşı faturaları mahsup edildiğinde davacının 2.143,28-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibe vaki itirazının 2.143,28-TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 428,65-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; davalı tarafın beyanları esas alınarak sadece araç devrine ilişkin 20.000-TL alacaktan davalının karşı faturalarının mahsubu ile bakiye alacak yönünden davanın kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin ödemelerinin taraflar arasındaki aile ilişkisi kapsamında yapılan ödemeler olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, davalının itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin doğrulandığını, müvekkilinin yaptığı banka ödemeleri ile aralarındaki ticari ilişkide 61.799,97-TL alacaklı hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından davanın reddi yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu, ticari defterlerde en son faturanın 2014 yılında düzenlendiğini, sonraki dönemde hiç bir alım satım ilişkisinin bulunmadığını, fatura olmadığını, müvekkilinin davacının şirketinde genel müdür olarak çalıştığını, müvekkilinin kendi adına kurduğu işletme tarafından üretilen ürünleri davacının kendi adına fatura düzenlemek suretiyle sattığını, müvekkiline ait markayı kullandığını, yine davacıya ait firma için yapılması gereken harcamalardan dolayı davacının müvekkiline para gönderdiğini, bu ödemelerin şahsi borçlarla ilgili olduğunu, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalıya bir kısım ödemeler yapıldığını, davalıdan 61.799,27-TL alacağının bulunduğunu belirterek davalı hakkında takip başlatmış, davalı ise kendisi tarafından üretilen ürünlerin davacı tarafından kendi markası altında satıldığını, 2014 yılından sonra taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Bilirkişi tarafından davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede 2014 yılında davacının 9 adet satış faturası düzenlediği, davalı lehine ödeme kayıtlarının düşülmesi ile 2014 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 55.035,58-TL alacağı bulunduğu, ancak davacının bu miktardaki alacağının 2015 yılına aktarılmadığı, 2015 yılı cari hesabının 20.000-TL tutarlı araç satışı ile başladığı, davacının talep ettiği alacak bakiyesinin 2015 yılındaki 20.000-TL tutarlı araç satışı ve 2016 yılında davalıya yapılan toplam 59.676-TL havale tutarlarının toplamından davalı tarafından düzenlenen 17.876,72-TL tutarlı faturaların mahsubu sonucunda oluştuğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerinde yer alıp davacının defterlerinde yer almayan 57.600-TL davalı ödemesinin ise davacının 2014 yılı sonunda oluşan bakiye 55.035,58-TL alacağına ilişkin olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Diğer taraftan, yasal delillerle desteklenmediği veya karşı tarafın defterleri ile örtüşmediği sürece tarafların kendi defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Buna göre yapılan değerlendirmede; davacının cari hesap bakiyesini oluşturan ve 2015 yılında devri yapılan araçtan kaynaklanan 20.000-TL tutarlı fatura, davalının defterlerinde 20.000-TL tutarlı mahsup kaydı ile doğrulanmıştır. Davalının defterlerinde davacının defterlerinde yer almayan 57.600-TL ödeme kaydı bulunmakta ise de bu ödemeler davacının defterleri ile doğrulanmadığı gibi davacının bu ödemeleri ispat eden bir delili de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının araç satışından kaynaklı 20.000-TL tutarlı alacağı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Davacının cari hesap bakiyesini oluşturan ve takibe konu 2016 tarihli havaleler bakımından yapılan değerlendirmede ise de bahsi geçen havaleler davalının defterlerinde kayıtlı değildir. Davalıya yapılan 2016 tarihli havaleler banka dekontları ile sabit ise de davacı havalelerinin avans olarak yapıldığına dair bir delil ibraz etmediğinden bu havalelerin mevcut borcun tasfiyesi için yapıldığının kabulü gerekir. Davacı avans olarak yapıldığını ispat etmediği sürece, bu havalelerden dolayı alacaklı hale gelemez. Davalı tarafından düzenlenen 17.856,72-TL tutarlı iki adet fatura davacının defterlerinde kayıtlı olup, davacının araç satışından kaynaklanan 20.000-TL alacağından bu fatura tutarlarının düşülmesi ile davacının davalıdan 2.143,28-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davalının itirazının 2.143,28-TL yönünden iptaline karar verilmesi yerindedir.Davalı tarafça, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği istinaf konusu yapılmış ise de kötüniyet tazminatı için İİK m.67/2 uyarınca öncelikle davalının talepte bulunması gerekmektedir. Davalının cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından, mahkemece davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi doğru bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025