7. Hukuk Dairesi 2011/3048 E. , 2012/1262 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 126 ada 43 parsel sayılı 65958,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan ve mülkiyet iddiasında bulunan yerlerden olmadığından söz edilerek hali araz…
**7. Hukuk Dairesi 2011/3048 E. , 2012/1262 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 126 ada 43 parsel sayılı 65958,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan ve mülkiyet iddiasında bulunan yerlerden olmadığından söz edilerek hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 126 ada 43 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 10.08.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 8991,406 m2 yüzölçümündeki bölümün ayrı parsel numarası verilerek davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen 56966,83 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 126 ada 43 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 10.08.2010 günlü rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 8991,406 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne varki; dosya içeriğine göre yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişisi Bayram Kaya'nın beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile tespit tutanağı içeriği birbiri ile çeliştiği, bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tutanak bilirkişileri .... ile ... yapılan keşifte dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gösterilmemiş, taşınmaz hakim tarafından incelenip hakim gözlemi tutanağa yansıtılmadığı gibi taşınmazın güneyindeki yoldan sonra bulunan parseller belirlenmemiş, bu parsellerin tutanak örneği ve varsa dayanağı belgeler dosyaya getirtilmemiş, yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları bu suretle denetlenmemiş, eksik inceleme ile hüküm kurma yoluna gidilmiştir.