T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/05/2025 DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/05/2025 DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ...'ın, şirketi batırma, borçlandırma ve bu suretle elde ettiği menfaatleri kaçırma niyeti ile hareket ettiği, yargılama neticesinde aleyhine doğacak sorumluluktan kurtulmak amacıyla abisinin yurtdışında bulunan evi ve şahsına ait vizesi aracılığıyla yurtdışına kaçma olasılığının son derece yüksek olduğu, bu durumun kendisi ve şirket nezdinde mağdur edilen iş başvuru adaylarının mağduriyetini derinleştireceği hususları nazara alınarak; ileride alınacak kararların icrasını güvence altına almak ve telafisi güç zararları önlemek amacıyla ivedilikle ve öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı ... hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasını, davalı ... adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazlar ile banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerindeki devir, temlik, haciz, rehin ve sair tasarruf işlemlerinin kısıtlanmasına yönelik tedbir konulmasını, şirketin aktif faaliyetlerinin devamlılığı ve üçüncü kişilerin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla, davalı ...'ın şirket müdürlüğü/ yönetim kurulu üyeliği gibi tüm yönetimsel yetkilerinin yargılama sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacının, talep dilekçesinde davalı ... hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı hakkında HMK da bu yönde bir düzenleme olmadığı, CMK'nın 109 maddesinde düzenlenen yurtdışı çıkış yasağının ancak ceza soruşturması evresinde Sulh Ceza Hakimliğince, yargılama sırasında ise davaya bakan ceza mahkemesince karar verilebileceği, yine davalı ... adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazlar ile banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerindeki devir, temlik, haciz, rehin ve sair tasarruf işlemlerinin kısıtlanmasına yönelik tedbir talebinin ise dava konusunun para alacağı olması nedeniyle HMK 389/1 maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunu oluşturmayan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı anlaşıldığından, şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması talebinin ise esası çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gibi şirketin tüm işlemlerinin denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı da verildiği görülmekle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ticari uyuşmazlıklarda HMK 389.maddesi kapsamında davalının yurt dışına kaçma riskinin bulunması bu durumun alacağın tahsil edilmesinde engel teşkil etmesi halinde ihtiyati tedbir olarak yurt dışı çıkış yasağı konulabileceğini, davalının mal kaçırma girişimleri ve yurt dışına kaçma riskinin açıkça ortaya konulması nedeniyle bu tedbirin konulmasının hukuki zorunluluk olduğunu, davalı ...'ın şirketi batırma ve mal varlığını kaçırma niyetiyle hareket ettiğini somut delillerle ispatlandığını, bu nedenle alınacak hükmün icrasının tehlikeye düşmemesi açısından davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, şirket yönetimindeki yetkisizlik ve kötüye kullanım halleri nedeniyle 3.kişilerin mağduriyetinin önlenmesi ve şirketin korunması amacıyla davalının şirket müdürlüğü yetkilerinin durdurulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 22/05/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...