11. Hukuk Dairesi 2022/7226 E. , 2024/3373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1417 Esas, 2022/1061 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/181 E., 2020/129 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl
**11. Hukuk Dairesi 2022/7226 E. , 2024/3373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1417 Esas, 2022/1061 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/181 E., 2020/129 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, Türkiye'de de 19 yılı aşkın süredir tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasını oluşturan "..." ibaresine "..." ibaresini eklemek suretiyle "..." olarak tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkiline ait markanın serisi zannedildiğini, bu tescil neticesinde müvekkilinin itibarının zedelendiğini, "..." ibaresinin cins ve vasıf bildirmesi nedeniyle marka olma niteliği taşımadığını, müvekkili markasından haberdar olan davalı şirketin kötü niyetli olarak bu markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "...." ibaresinin potasyum tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, kullanımının kimsenin tekelinde olmadığını, davacının yıllarca müvekkilinin markasının kullanımına sessiz kaldığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının 23.01.2014 tarihinde tescil edildiği, 18.05.2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, dava konusu taraf markalarının benzer olduğu, davalı markasının kapsadığı “01. sınıf: Gübreler ve topraklar ile tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili olduğu ve markalar arasında işbu mallar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali ve 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/97882 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "01. sınıfta tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar gübreler ve topraklar" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetle 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının yıllarca davalıya ait markaya sessiz kaldığını, markalarında yer alan "..." ibaresinin ürünün içeriğinde bulunan potasyom tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, bu nedenle kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların ürünlerinin özellikleri ve renklerinin farklı olduğunu ve üretici çiftçiler tarafından bu özelliklere göre tercih yapıldığını, müvekkilinin kötü niyetle davacının markasını kullanma gayreti bulunmadığını, davanın Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) ihbar edilmesi talepleri hakkında da bir karar verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin kimyevi bir ürünün kısaltması olmadığı, Yargıtay denetiminden geçen başka dava dosyalarında da söz konusu ibarenin tanımlayıcı olmadığının kabul edildiği, davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradı ileri sürülmüş ise de 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen koşulların oluşmadığı, davalı vekilince yargılama aşamasında davanın TÜRKPATENT'e ihbarını talep etmiş olup marka hükümsüzlüğü talebiyle açılan bu dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesinde düzenlenen davanın ihbarı şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.