T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2025/1724 KARAR NO : 2026/572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/09/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2025/1724 KARAR NO : 2026/572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/09/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/302E., 2025/867K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından 18.02.2008 tarihinde ayrıldığını, o dönemde hak ettiği çıkma payı (aidat) alacaklarının kendisine ödenmediğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/213 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsili talep edildiğini, anılan dosyada alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin davalı kooperatife toplamda 186.400,00 TL ödeme yaptığı ve herhangi bir kesinti yapılmasına gerek olmadan bu çıkma payı alacağının tahsili gerektiği tespit edildiğini, alacağın bu dava dışındaki miktarının 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte 02.05.2014 tarihinde icra takibine konu edildiğini, ancak davalı kooperatifin Ankara Batı 7. İcra Mudürlüğü’nün 2014/12536 E. sayılı icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, aynı alacak için Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/213 Esas ve 2016/79 Karar sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın üyeliği ve sözde aidat ödemelerinin muvazaalı olduğunu, bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının net bir şekilde ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "... Davacı ...,07/02/2007 tarihinde 322 numaralı ortak ...'ın hissesini 88.200,00 TL. üzerinden ve 06/02/2007 tarihinde de ...'ın 323 numaralı ortaklığını 86.200,00 TL. üzerinden almak suretiyle kooperatife 2 hisse ile ortak olmuştur. Devir aldığı hisselere (2) eski ortaklar tarafından yapılan toplam ödeme 172.400,00 TL.'dır. Davacı devir sonrasında; 05/03/2007 tarihinde senetle 8.000,00 TL.,05/04/2007 tarihinde senetle 2.000,00 TL.,20/04/2007 tarihinde senetle 4.000,00 TL. olmak üzere toplam 14.000,00 TL. ödemesi ile 2 hisseye yapılan toplam ödeme 186.400,00 TL.'na ulaşmıştır. Senet ödemelerine ilişkin yapılan değerlendirmede Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/115 Esas; 2023/650 Karar sayılı kesinleşen ilamı gözetilerek ... Anonim Şirketi tarafından kooperatife karşı senetlere yönelik tahsil için girişimde bulunulmamış olması bu senetlerin ödendiğine karine oluşturduğu kabul edilmiştir. Davacı, Beyoğlu 35. Noterliği'nin 18/02/2008 günlü, 10800 yevmiye sayılı istifanamesi (EK: 2-İstifaname) ile kooperatif ortaklığından (2 hisse) istifa etmiştir. İstifaname 20/02/2008 tarihinde kooperatife tebliğ edilmiştir. KK. ve anasözleşmenin 13. maddesi gereğince, ortağın çıkma talabini ilk olarak noter aracılığıyla kooperatife duyurması, ortaklıktan çıkmanın kabulü için yeterli olup, davacının ortaklığı 20/02/2008 tarihinde son bulmuştur.Davacının çıktığı yıla ait 2008 yılı genel kurulu 05/04/2009 tarihli olup, bu toplantıda erteleme kararı alınmamış olması nedeniyle alacak 06/05/2009 tarihinde istenebilir hale gelmiştir (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin Kesinleşen ilamı da bu yöndedir.).Davacının alacağının 10.000,00 TL. lık kısmı yukarıda değinilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin12/09/2023 günlü 2021/115 E., 2023/650 K. sayılı kesinleşen kararı ile kabul edildiğinden (Dava kabul edilerek 10.000,00 TL. alacağın 06/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.), kalan alacak tutarı (180.888,88 TL. — 10.000,00 TL. )170.888,00 TL.'dır.Kanun'un 17. maddesinde belirlendiği şekilde alınmış bir erteleme kararının bulunmadığı, Davacının alacağının 06/05/2009 tarihinde muaccel hale geldiği, Davacının talap edebileceği yasal faiz miktarının 76.773,19 TL. Olduğu, davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2014/12536 esas sayılı takibe itirazının 170.888,00 TL asıl alacak, 76.773,19 TL yasal faiz olmak üzere toplam 247.661,19 TL üzerinden iptali ile takibin devamına..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkili alacağına yasal faiz uygulanacağı ve işleyen yasal faiz miktarın da 76.773,19TL olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunun ''e) Faiz Hesabı'' başlıklı tabloda yasal faiz oranının da %9 olarak belirtildiğini, müvekkilinin alacaklarına 01.06.2024 tarihinden itibaren %9 oranında değil %24 oranında yasal faiz uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edildiğini ve müvekkilinin faiz alacağının eksik hesaplandığını ayrıca dava konusu alacağa yasal faiz işlendiğinde bilirkişi raporunda tespit edilen yasal faiz miktarın çok üstünde miktar çıktığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen müvekkilinin alacağından dönem genel giderlerinden müvekkilinin 2 hissesine düşen genel yönetim gideri payı tutarı olarak 5.512,00-TL düşülerek tespit yapıldığını, kesinleşen ilama esas raporda o dönem genel gider olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin çıkma payı alacağından genel giderlerin mahsup edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin uğramış olduğu munzam zarar alacağı yönünden haklarını saklı tuttuklarını ve bu aşamada yargılama sonucu davalı kooperatifin itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle icra takibinde ve dava dilekçesi ile yasal faiz talep edilmiş olmasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki nedenler dışındaki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin genel gider mahsubuna yönelik itirazı bakımından ise; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava dosyasında, davacı tarafından davalı kooperatife karşı, kooperatif ortaklığından istifa edildiği belirtilerek çıkma payı alacağına mahsuben 10.000,00-TL'nin tahsili amacı ile 11.01.2010 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama ve derecat sonucu davanın 10.000,00 TL yönünden kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/148 E, 2024/2745 K sayılı kararı ile onandığı sabittir. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin onanan gerekçeli kararında; hükme esas alınan bilirkişi raporu işaret edilmiş ve 2008 yılında kooperatif nezdinde genel gider bulunmadığı ve mahsup yapılmaması gerektiği açıklanmış, bu husus da onama kararı ile kesinleşmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince genel gider payı mahsubu yapılması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönüyle kabulüne, HMK 353/1,b,2 maddesi uyarınca kararın kaldırılması ile aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/302E., 2025/867K. sayılı, 23/09/2025 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2014/12536 esas sayılı takibe itirazının 176.400,00 TL asıl alacak, 76.773,19 TL yasal faiz olmak üzere toplam 253.173,19 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, Fazlaya dair istemin reddine, 2-253.173,19'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 17.294,27 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.086,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.207,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 3.086,57 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.120,07 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 5.453,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 5.402,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 2.389,33TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde taraflara iadesine, " 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine. 3-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...