İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ecza Deposu İlaç Kimya Taşımacılık San ve Ticaret Limited Şirketi ile yapılan Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden asıl borçlu ... Ecza Deposu Limited …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1492 KARAR NO : 2025/1991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI : 2023/682 Esas - 2025/514 Karar DAVA: İtirazın İptali (Banka ve Diğer Kredi Kurumlarından Kullandırılan Kredi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ecza Deposu İlaç Kimya Taşımacılık San ve Ticaret Limited Şirketi ile yapılan Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden asıl borçlu ... Ecza Deposu Limited Şirketi lehine kredi tahsis ve kullandırıldığı, ... borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla işbu borçtan sorumlu olduğu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçlulara Beyoğlu 46 Noterliği 04.11.2011 tarih ... yevmiyeli ihtarname gönderildiği, sözleşmede yer alan kanuni ikametgaha ulaşılan tarihin tebliğ tarihi olarak kabulü gerektiği, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluların temerrüde düştüğü, akabinde müvekkil ... ... Yönetimi Anonim Şirketi alacağı temlik aldığı, kredi alacağının tahsili için İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Davalı/borçlu ... tarafından, haklı takibin sürüncemede bırakılmak amacıyla takibe, borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, borçlu, keşide edilen ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi borcun ödenmesi içinde herhangi bir girişimde bulunmadığı, takip sonrası alacağa ve ferilere ilişkin yapılan itiraz, borçlunun da altında imzası bulunan Ticari Kredi Sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince geçersiz olduğu, sözleşme uyarınca kabul edilen yıllık faiz oranları borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşmelere ve kanuna uygun olarak talep edildiği, davalının bunu kabul etmemesinin hiçbir yasal ve hukuki geçerliliği bulunmadığı, aynı zamanda tacir olan davalının TTK m.8 uyarınca ticari işlerde faizin serbestçe belirleneceği, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 14.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosya aleyhine yapılan itirazların iptaline, takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı asile usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Bu hüküm çerçevesinde dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; Dava dışı temlik eden ... ... Tüketici Finansmanı Anonim Şirketi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Ecza Deposu İlaç Kimya Taş. San Tic. Ltd. Şti. arasında 31.05.2010 tarihli VDF kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalı ... kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile temlik veren ... ... Tüketici Finansman Anonim Şirketi tarafından asıl kredi borçlusu şirket lehine 48.000,45-TL tutarında 60 ay vadeli Yıllık %13,68 faiz oranı ile 60 ay vadeli Taşıt Kredisi tahsis ve kullandırıldığı, bu krediden doğan borcun ödenmemesi üzerine, ilk olarak temlik veren ... ... Tüketici Finansman Anonim Şirketi tarafından asıl kredi borçlusu şirket aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiği, işbu dosya alacağının 21.12.2016 tarihli temlik sözleşmesi ile dosyamız davacısı ...ne temlik edildiği, dosyamız davacısı ... tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından kalan bakiye borcun tahsili amacıyla dava dışı asıl borçlu şirket ve dosyamız davalısı borçlu kefil ... aleyhine dava konusu İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile 17.08.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça kefil olarak imzalanan dava ve takip konusu borcun dayanağı olan VDF kredi sözleşmesinin 31.05.2010 tarihli olduğu ve bu tarihte davalı kefil tarafından imzalandığı, davalı kefile karşı icra takibinin ise 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinin 3. Fıkrasında belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17.08.2020 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça davalıya karşı açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme yapıldığı tarihte 818 Sayılı BK yürürlükte olduğunu, bu kanunda hak düşürücü süreye ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın zamanaşımına uğramadığını, söz konusu alacağın davacı tarafından temlik alınmadan önce temlik veren tarafından icra takibi başlatıldığını ve zamanaşımının kesildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; dava dışı asıl borçlu ... Ecza deposu Ltd. Şti.'nin ... ... finansman A.Ş.' den kullandığı krediye, kredi borçlusu ile birlikte müştereken ve müteselsilen kefil olan davalı hakkında başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece dosyaya toplanan deliller ile kefaletin hak düşürücü süre nedeniyle sona ediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; dava konusu alacak yönünden hak düşürücü süreninin veya zamanaşımı süresinin geçip geçmediği noktasındadır. Dava dışı ... Ecza deposu Ltd.Şti. ile ... ... finansman A.Ş. ile 31/05/2010 tarihinde 48.000,45 TL tutarlı VDF kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davalının kefil sıfatıyla imzasın bulunduğu, genel kredi sözleşmesinin 818 sayılı borçlar kanununun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır. Kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine Dava dışı ... ... finansman A.Ş. tarafından asıl borçluya karşı İstanbul 35. İcra Dairesinin ... e. Dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı bir kısım ödemelerin yapıldığı, alacağı temlik alan davacı tarafından İstanbul Anadolu 14. İcra dairesinin... E. Dosyası ile bu sefer asıl borçlu şirket ve davalı kefil hakkında 01/10/2020 tarihinde bakiye kalan alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak için eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın 01/11/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanununun Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanunun 1. maddesi 'Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadığına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' denilmiştir. Aynı yasanın 5/2. maddesinde ''Türk Borçlar Kanunu ile hakdüşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuş ise, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz.'' 6. maddesinde ise ''Bu kanunun 5. maddesi uygun düştüğü ölçüde Türk Borçlar Kanununda öngörülen diğer süreler hakkında da uygulanır.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. TBK’nun 598/3. maddesi, ''Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.'', 598/4. maddesi, ''Kefalet 10 yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.'' hükmünü içermektedir. 818 sayılı BK.'nun yürürlükte olduğu dönemde akdedildiği anlaşılan kredi sözleşmesi, 6101 sayılı 6098 sayılı kanunun yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında kanunun 1.maddenin 2.cümlesi uyarınca, TBK.'nun yürürlüğe girmesinden sonraki sona erme, tasfiye ve temerrüd 6098 sayılı TBK hükümlerine tabi olup, buna göre kefaletin 10 yıl için verildiğinin kabulü gerekmektedir. 6098 sayılı kanunun 598. maddesinde kefalet için öngörülen 10 yıllık sürenin kendiliğinden sona ereceği düzenlenmesi karşısında; sürenin kamu düzenine ilişkin resen nazara alınması gerekli hak düşürücü süredir. Türk Borçlar Kanunu ile 10 yıllık hak düşürücü süre ilk defa öngörülmüştür. Davaya esas kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda gerçek kişi kefillerin kefaletlerinden sorumlu olacakları süre yönünden bir zaman sınırlaması öngörülmemiştir. Ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 598. maddesinin üçüncü fıkrası ile gerçek kişilerin kefaletinin kefalet tarihini takip eden 10 yılın sonunda kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Yine 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında, Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olduğunda başlangıç tarihi itibariyle bu süre dolmuşsa, hak sahiplerinin Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanacakları, ancak, bu ek sürenin, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamayacağı öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yıl geçmesi ile kefalet kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Kefalete konu borcun muacceliyeti maddede öngörülen hak düşürücü sürenin başlamasına etkili değildir. Kefalet tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre içinde kefil hakkında borçtan dolayı takip başlatılmaması halinde kefalet sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden kefalete dayalı olarak takip yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Somut olayda borcun dayanağını oluşturan genel kredi sözleşmesi 31/05/2010 tarihlidir. TBK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce 10 yıllık hak düşürücü süre dolmamıştır. Bu durumda süre 31/05/2020 gününün geçirilmesi ile dolmaktadır. Eldeki davaya konu icra takibinin ise hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 01/10/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalının sorumluluğunun kaynağı olana kefalete ilişkin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararınında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025