11. Hukuk Dairesi 2024/615 E. , 2024/9409 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/971 Esas, 2023/1822 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1300 E., 2020/701 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye M…
**11. Hukuk Dairesi 2024/615 E. , 2024/9409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/971 Esas, 2023/1822 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1300 E., 2020/701 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. tarafından İngiltere'den satın alınan emtianın Türkiye'ye taşınması ve teslimi için Almanya ile Türkiye arasındaki demiryolu taşımasının davacı tarafından üstlenildiğini, davalının akdi taşıyıcı olduğunu, emtianın Türkiye'ye girişine müteakiben olay tarihinde deray (vagonun raydan çıkması) meydana geldiğini, söz konusu olayın meydana gelmesinde davalının Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'na ait yollara uygun vagon tercih etmemesinden kaynaklandığını, derayın sebebinin yol kaynaklı olmadığını, davalının ...'e göre kendilerine ibraz etmesi gereken belgeleri ibraz etmediğini, CIT 20 tutanağının düzenlenmediğini, dava konusu emtianın ambalajında yetersizlik olduğunu, paletlerin sağlamlaştırma ve emniyete alınma işlemlerinin yetersiz olduğunu, dava konusu olayın ve zararın meydana gelmesinde davacının kusurlu olmadığını ve tamamen davalının kusurlu olduğunu, söz konusu iddia ve savunmalarının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/471 E. sayılı dosyasında dikkate alınmadığını ve hatalı karar ile davacının zararı ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple dava konusu olayın ve zararın meydana gelmesinde tamamen kusur olan davalıdan ödenen zararın rücuen tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın ve zararın meydana gelmesinden davacının tamamen kusurlu olduğunu, olayın yetersiz ray alt yapısından meydana geldiğini, vagonların davacının demir yoluna uygun olduğuna dair davacı tarafından uygunluk onayı verildiğini, dolayısıyla vagonların demir yoluna uygun olmadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, olayda kendilerine atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesiniistemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının kullanımına onay verdiği ikiz vagona istiflenmek sureti ile ve yüklendiği hali ile Almanya'dan Türkiye'ye kadar taşındıktan sonra ***********-9 nolu vagonun bağlı olduğu yük katarının 06.11.2011 tarihinde Kapıkule - Sirkeci Hattında Çatalca/Kabaca Tren İstasyon'u 300 mt geçtiği sırada raydan çıkıp devrilmesi nedeni ile hasar görmüş, vagonun raydan çıkmasına ise hatalı yükleme, kifayetsiz ambalaj ve sabitleme hatasının değil, rayların altyapısının yetersizliği, gerekli bakım ve onarımın yapılmamasının sebep olduğu belirlenerek oluşan hasarın nitelik ve niceliği de Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/471 E. sayılı dava dosyasında tartışılarak değerlendirildiği, her ne kadar somut olay nedeni ile maddi yönden menfaati zarar gören hak sahibine veya onun sigortacısına karşı derdest davanın tarafları taşıyan ve taşıtan sıfatı ile müştereken sorumlu olsalar da müşterek ve müteselsil sorumluluğun gereği olarak hak sahibine tazminat ödeyen tarafın tazmin etmek zorunda kaldığı bedeli diğerinden ancak kusur oranı nispetinde talep edebilmesinin mümkün olduğu, hal böyle olmakla birlikte somut uyuşmazlıkta davacının asli kusuru nedeni ile tazmin etmek zorunda kaldığı hasara bağlı zarar ile davalının tali kusurlu sayılmasını gerektirecek nitelikte bir eylemi arasında sebep sonuç ilişkisi olduğuna dair bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, bir başka ifade ile Almanya'dan Türkiye 'ye demiryolu ile sevk edilen dava konusu oto yedek parçaları davacının asli kusurlu olduğu maddi hasarlı kaza olmadan, orijinal ambalajında vagona yüklenerek istiflendiği hali ile alıcısı emrine teslim edilebilmiş olsa idi; ***********-9 nolu vagonun bağlı olduğu katarın Kapıkule - Sirkeci hattında Çatalca / Kabaca tren istasyonu 300 mt geçtiği sırada raydan çıkıp devrilmesine, vagondaki yükün savrulup dağılmasına, plastik kasaların kırılmasına, bazı motor bloklarının ıslanıp paslanmasına bağlı zararlarda söz konusu olmayacağı, dolayısıyla davalı ...'ın hak sahibine karşı tali kusuru da söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili tarafından iş bu somut uyuşmazlıkta kusursuz olduğuna dair ileri sürülen tüm iddiaların Bakırköy 5.Asliye Ticare Mahkemesi'nin 2012/471 E. sayılı dava dosyasında ileri sürüldüğü ve somut uyuşmazlığa uygulanması tartışmasız olan ...-CİM hükümleri dikkate alınarak tartışılmak ve değerlendirilmek suretiyle davacı vekilinin iddialarına itibar edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek davacı aleyhine kesinleştiği, bu davada da davacı tarafından davalının kazanın ve zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uluslararası demiryolu taşıması sırasında fiili taşıyıcı olan davacı tarafından zarara uğrayan emtia için ödenen zarar bedelinin akdi taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme (...). 3. Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıması sözleşmesi ile ilgili Bileşik Hükümler (CİM). 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.