11. Hukuk Dairesi 2012/9626 E. , 2014/1529 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KADIKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) TARİHİ : 31/01/2012 NUMARASI : 2008/374-2012/64 Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret ( Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 31/01/2012 tarih ve 2008/374-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.01.2014 günü başkaca g…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9626 E. , 2014/1529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KADIKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) TARİHİ : 31/01/2012 NUMARASI : 2008/374-2012/64 Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret ( Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 31/01/2012 tarih ve 2008/374-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki toplam 23.208 adet hissesini dava dışı M. G.'ye 07.11.1996 tarihli sözleşme ile devrettiğini, ancak sözleşmede öngörülen şart ve yükümlülükler yerine getirilmediğinden sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilince M. G., bu kişinin hisseleri devrettiği M.Sait Ö. ve davalı şirkete karşı açılan davada Kadıköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1998/1332 Esas ve 2004/1110 K. sayılı ilamında müvekkili ile dava dışı M. G. arasındaki sözleşmenin hükümsüz olduğu ve baştan beri hüküm ifade etmeyeceğinin tespitine, M. G. tarafından M.S. Ö.'e yapılan devrin iptaline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 1997 yılındaki sermaye artırımına müvekkilinin katıldığını, 1999 yılındaki sermaye artırımına paydaş göründüğü için M.S. Ö.’in katıldığını, sonraki artırımlara bu kişinin katılmadığını, müvekkilinin de ortak olarak görünmediği için katılamadığını, hisse devrinin yapıldığı tarihte devredilen hisse miktarına sermaye artırımından sonra tekabül eden pay oranının müvekkili adına tescili gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete ait A tipi kurucu hisselerden 40 adedinin, B tipi hamili hisselerden 9.6312,39 adedinin, C tipi hamiline hisselerden 1.380 adedinin ve D tipi hamiline hisselerden 49.795 adet hissenin müvekkiline ait olduğunun tespitine ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sermaye artırımlarına iştirak etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.