İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin 30/04/2021 vade tarihli, ... seri numaralı, 40.000-TL bedelli çeki cirolayarak avans olarak davalı tarafa verdiğini, ancak davalı tarafın müvekkiline malın teslimi yapmadığını, bu nedenle .....na ait 30/04/2021 vade tarihli, .... seri numaralı, 40.000-TL bedelli çek nedeni…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1734 KARAR NO: 2026/488 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2023 NUMARASI: 2021/282 Esas - 2023/171 Karar DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin 30/04/2021 vade tarihli, ... seri numaralı, 40.000-TL bedelli çeki cirolayarak avans olarak davalı tarafa verdiğini, ancak davalı tarafın müvekkiline malın teslimi yapmadığını, bu nedenle .....na ait 30/04/2021 vade tarihli, .... seri numaralı, 40.000-TL bedelli çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı borçlu tarafça ileri sürülen iddianın müvekkiline yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunu ve karşılığında işlerin teslim edilmediğine yönelik olduğunu davacı tarafça ortaya konan ödeme tarihleri incelendiğinde kimi ödemeler arasında altı aylık süreler olup müvekkilinin bu altı aylık süre içerisinde hiçbir mal teslim etmemesi halinde davacı borçlu tarafın avans ödemeye devam etmesinin mantık dışı olduğunu, davaya konu 40.000TL'lik çekin de teslim alınan mallar için yapılan ödeme olduğunu, tüm bu çekler alındıktan sonra dahi davacı borçlu tarafın hala taraflarına borcu kaldığını ,kıymetli evrakın kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliği karşılığında borçlunun aynı şekilde itiraz sebeplerinin kesinliğini de mecbur kıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;dava konusu çekin avans olduğuna dair yazılı bir delil bulunmadığı, davacı tarafça, çekin avans olarak verildiği ve malların teslim edilmediğine dair ticari defter kayıtları dışında herhangi bir delil ibraz edilmediği, davacının avans kaydıyla tek taraflı olarak tuttuğu ticari defter kayıtları da tek başına iddiayı ispata yeterli olmadığı,tarafların ticari defterlerinden sadece aralarındaki ticari ilişki kapsamıyla alacaklılık borçluluk durumunun tespit edilebildiği, doğrudan dava konusu çeke açık atıf yapan bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, İİK 72/4 maddesi uyarınca takip durdurulup davalı alacaklının alacağına ulaşması bu suretle geciktiğinden davalının %20 oranda tazminata karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, müvekkil tarafından davalıya verilen tüm çeklerin bilgileri verilerek bankalardan avans çeklerinin davalıya ödenip ödenmediğinin araştırılması istendiğini,gelen cevaplarda işbu dava konusu çek ile 100.000-TL meblağlı çek haricinde tüm çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğinin ispatlandığını, davalının 3. fatura tanziminden sonra dava konusu çek bedeli kadar müvekkile mal teslim ettiğini kanıtlayamadığını, alınan kök ve ek raporda çelişki olmasına rağmen çelişki giderilmeden hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, bilirkişi tarafından tanzim edilen işbu dosyadaki kök rapor ile ek rapor arasında çelişki bulunduğunu itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava,teslim edilecek malın avansı olarak verildiği ileri sürülen çek nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Çek bir ödeme vasıtası olup,mevcut bir borcun ödenmesi için verildiği kabul edilir. Mahkemece ticari defterler üzerinde yaptırılan incelemede davacının davalıya borçlu bulunduğu tesbit edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı tarafça çekin bedelsiz kaldığı ispatlanamadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/03/2026