Hukuk Genel Kurulu 2018/346 E. , 2018/1586 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2010 tarihli ve 2009/469 E., 2010/393 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 03.05.2012 tarihli ve 2011/5638 E., 2012/7748 K. sayılı kararı ile; “...Dava, basın yoluy…
**Hukuk Genel Kurulu 2018/346 E. , 2018/1586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2010 tarihli ve 2009/469 E., 2010/393 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 03.05.2012 tarihli ve 2011/5638 E., 2012/7748 K. sayılı kararı ile; “...Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu haber,..... Gazetesinin 16.11.2009 günlü sayısında “TİB’ de inceleme yapan hakim de Ergenekon’dan soruşturma geçiriyor” başlığıyla yayınlanmış olup; Yargıtay Savcısı ... .....’nun şikayeti üzerine TİB’de bilirkişi incelemesi yapılmasının kararlaştırıldığı, heyetin başına da ...’in getirildiği,…” biçiminde verildiği görülmüştür. Aynı davacı tarafından benzer nitelikte bulunan haberler nedeni ile farklı yayın kuruluşları aleyhinde açılmış bulunan dairemizin temyiz incelemesi aynı gün yapılan 2011/2590 sayılı dosyası ve eldeki dosya arasında bulunan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün cevaplarında, davacı hakkında 101-03-06-4407-2009 sayılı dosya ile Ergenekon davasına ilişkin inceleme yapıldığı, mahkeme kararları ile iletişiminin telekomünikasyon yoluyla dinlenmesine karar verildiği, sonuçta iddiaların doğrulanmaması nedeni ile 16.11.2009 gününde verilen olurla işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı.....da sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.