T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:30/09/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendir…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:30/09/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili şirket ile davalı arasında turizm hizmetleri kapsamında ticari ilişki kurulduğunu, bu çerçevede iki tarafın çalışma işleyişi kapsamında gelecek dönem için yapılacak hizmetler karşılığında müvekkili şirket tarafından ön ödemeler yapılagelmekte olup, cari hesap ilişkisi kapsamında karşılıklı mutabakat sağlanmakta olduğunu, bu doğrultuda davalıya güvence/avans mahiyetinde çeşitli çekler verildiğini, ancak müvekkilinin, ticari stratejik değerlendirmeleri sonucunda davalı şirket ile olan iş ilişkisini sona erdirme kararı aldığını, bu nedenle, herhangi bir hizmet karşılığı olmaksızın önden keşide edilip verilmiş olan çekler yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili tarafından davalıya fazla ödeme yapıldığı hususu Antalya 3. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 19.08.2025 tarihli ihtarnamesi ile davalıya bildirilmiş ve fazla ödenen paraların iadesinin talep edildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, davalıya verilen çeklerden bir kısmının (10.04.2025 – 18.08.2025 arası vadeli olanlar) tahsil edildiğini, ancak 22.09.2025 ve sonrası vadeli çeklerin halen davalıda olduğunu, bu çeklerin, davalıya karşı mevcut bir borca dayanmamakta, tamamen fazla ödeme niteliği taşıdığını, çeklerin vadelerinin yaklaşmış olup, öncelikle 22.09.2025 tarihli çek bakımından ivedilikle tedbir talep edilmesinin zorunlu olduğunu, davalı tarafından bankaya ibraz edilmeleri halinde müvekkili hakkında haksız yere icra takibi başlatılabileceğini, çek bedelinin ödenmemesi durumunda karşılıksız çek nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zedeleneceğini ve telafisi güç zararlar doğacağını, sonuç olarak; 22.09.2025 tarihli 2.500,00 € bedelli, 30.09.2025 tarihli 2.500,00 € bedelli, 31.10.2025 tarihli 5.000,00 € bedelli, 29.11.2025 tarihli 5.000,00 € bedelli çeklerin davalı tarafından bankaya ibraz edilmemesi, ciro edilmemesi ve tedavüle sokulmaması amacıyla ödeme yasağı konmasına ilişkin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya verdiği 22.09.2025, 30.09.2025, 31.10.2025 ve 29.11.2025 vadeli çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının dava dilekçesine eklediği deliller ve dava dilekçesinin içeriğine göre, talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkememizce tedbir talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 20/02/2025 tarihli sözleşmenin 8/c maddesinde açıkça otel teminat çeki kullanımına ve nakde çevrilmesi hakkına sahiptir düzenlemesinin yer aldığını, bu ibarenin davalı tarafın elinde bulunduğu çeklerin teminat çeki olduğunun açıkça gösterdiğini, teminat çeklerinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre müstakil borçlu olmayacağını, sadece asıl borcunun halinde hüküm ifade edebileceğini, sözleşme hükmüyle teminat çeki olduğu sabit olan çekler için ödeme yasağı tedbiri verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar , ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispatın bu aşamada sağlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...