Hukuk Genel Kurulu 2017/839 E. , 2019/690 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.02.2015 tarihli ve 2012/402 E., 2015/42 K. sayılı karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/6489 E., 2015/16309 K. sayılı kararı ile; “...Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kar…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/839 E. , 2019/690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.02.2015 tarihli ve 2012/402 E., 2015/42 K. sayılı karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/6489 E., 2015/16309 K. sayılı kararı ile; “...Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kardeşi olan davalının müvekkilleri hakkında murislerinin keşidecisi olduğu bir senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak takibe konu senetteki imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline, ayrıca davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu senet üzerindeki imzanın davacıların murisine ait olduğunu savunarak davanın reddini ve davacılar aleyhine %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu senetteki imzanın davacıların murisi eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacıların bu senet nedeniyle sorumluluklarının olmadığı, bunun yanında davalının senedi takibe koymakta haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptali talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu bonoyu keşide eden muris İbrahim Kaplan'ın mirasçıları arasında davacıların yanı sıra dava dışı Mehmet Çakır, Elif Çakır, Emine Çakır, Dilek Kaplan, Umahan Koru, Mustafa Kaplan ve Halil İbrahim Kaplan'ın da bulunduğu dosya arasındaki veraset ilamından anlaşılmaktadır. Keşideci muris İbrahim Kaplan'ın vefatı üzerine terekesi elbirliği(iştirak) halinde olduğundan mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir…” gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.