11. Hukuk Dairesi 2010/6542 E. , 2011/16826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2010 tarih ve 2008/214-2010/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha
**11. Hukuk Dairesi 2010/6542 E. , 2011/16826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2010 tarih ve 2008/214-2010/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "DURAFORM" ibaresini 10. sınıftaki tıbbi cihazlar, araç ve gereçler yönünden tescili için TPE nezdinde yaptığı başvurunun nihai olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini, markanın ayırtedici niteliğinin bulunduğunu, tanımlayıcı olmadığını savunarak TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, markanın KHK 7/1-a-c maddesi gereği tescil edilemeyeceğini, tıp biliminde DURA kelimesinin beyin zarı anlamına geldiğini, ayırtedici nitelik taşımadığını, bir firmanın tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, DURAFORM ibaresinin somut ve ayırtedici niteliğe haiz olduğu, tescili talep edilen sınıf yönünden tanımlayıcı olmadığı gerekçesiye davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.