7. Hukuk Dairesi 2014/6985 E. , 2014/14156 K. "" Mahkemesi : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 21/01/2014 Numarası : 2012/95-2014/8 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi d…
**7. Hukuk Dairesi 2014/6985 E. , 2014/14156 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 21/01/2014 Numarası : 2012/95-2014/8 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, davacının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının talep ettiği dönemlere ilişkin kıdem ve ihbar tazminatının, yıllık ücretli izin alacağının, fazla mesai alacağının, hafta tatili alacağının ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının kendisine ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, davacı tarafın kıdem-ihbar tazminatı ve işçilik alacağı hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın,kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının çalışma süresi ve davalı işyerinden ayrılış sebebi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece, davacının davalı işyerinde 01.05.2004-01.02.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, dosya içerisinde 17.12.2007 tarihli ibraname ve aynı tarihli istifa dilekçesi bulunmaktadır. İbranamede davacı, çalıştığı süre içinde kazandığı bütün hak ve alacaklarını tam olarak aldığını, işverenden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, 17.12.2007 tarihli istifa dilekçesinde ise, davalı işyerinden kendi isteği ile istifa ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, dosya içerisinde bulunan 17.02.2007 tarihli ibraname ve istifa dilekçesi davacı ve tanıklardan sorulmamıştır. Oysa, gerçekten davacı 17.02.2007 tarihinde istifa etmiş ise, bu tarihten önceki çalışmalarının kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaması gerekir. Mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesi hatalıdır. Yine, dosya içinde bulunan 27.10.2010 – 01.02.2012 tarihleri arasına ilişkin ibranamede, davacının 27.10.2010 -01.02.2012 tarihleri arası çalıştığı, çalıştığı sürede fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretlerini aldığı, ayrıca davacıya 1.140,00 TL kıdem tazminatı ile 697,83 TL ihbar tazminatı ödendiği belirtilmiştir. Bu ibraname davacı tarafından imzalıdır. Mahkeme, işten istifa suretiyle ayrılan işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmayacağından ibraname kendi içinde çelişkili olması nedeniyle ibranamenin geçerli olmadığını kabul etmiş ve ibranamede yazılı kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini bu kalem alacaklardan mahsup etmemiştir.