İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ..., 22.000,00 TL değerinde mal alım satım noktasında ticari ilişkilerde bulunmuş ve davacı tarafından ...'a 29.09.2018 düzenleme tarihli, 30.01.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/427 KARAR NO : 2025/1572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/12/2021 NUMARASI : 2021/178 Esas - 2021/1182 Karar DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ..., 22.000,00 TL değerinde mal alım satım noktasında ticari ilişkilerde bulunmuş ve davacı tarafından ...'a 29.09.2018 düzenleme tarihli, 30.01.2019 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli bono,29.09.2018 düzenleme tarihli, 28.02.2019 vade tarihli, 6.000,00 TL bedelli bono,08.08.2018 düzenleme tarihli, 28.02.2019 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli bono,08.08.2018 düzenleme tarihli, 30.03.2019 vade tarihli, 6.000,00 TL bedelli bono olmak üzere 4 adet senedi davalı dışı ve diğer borçlu ... ...'e verildiğini, ... ... 'e bu senetleri götürüp karşılığında ...'dan mal alma noktasında verdiğini, ancak anlaşma uyarınca davalı ... siparişleri hiç teslim etmediğini, davacı 29.09.2018 düzenleme tarihli, 30.01.2019 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli bononun ödemesini ticari ilişkinin vermiş olduğu güvene dayanarak yaptığını, akabinde söz konusu senedin müvekkile iadesi gerekirken söz konusu senet müvekkile iade edilmediğini, işbu senedin iade edilmeyip söz verilen 22.000,00 TL değerindeki malların da davacıya teslim edilmediğini, teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin durdurulmasını, davanın kabulünü ve Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptalini, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı yan arasında görüşmeler olmuş karşı taraf ödeyeceğini beyanla davalıyı oyaladığını, bu konuda yapılan çabalar sonuçsuz kalınca kendilerince açılan Bakırköy 7. İcra müdürlüğü ... E. Nolu dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun yine borcunu ödemediğini, borca ve yetkiye itirazda da bulunmadığını, bu nedenle Gebze 4. İcra Müdürlüğü ... Tal. Nolu dosya ile haciz işlemine geçildiğini, borçlu borcu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bu sebeple 3. Defa davacıya müddet verildiğini ve çeşitli bahanelerle ödemeyi erteleyen davacıya karşı taahhüdü ihlal davası açıldığını, Bakırköy 4. İcra Ceza Mahkemesi 2020/ 103 E. Davasında usuli eksiklik nedeniyle reddedildiğini, haksız davanın reddini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/211 E. Nolu davası nedeniyle derdestlik itirazının kabulünü, bu dava konusu senetler nedeniyle haksız dava açılması ve asılsız şikayet nedeniyle ve Gebze icra müdürlüğü 2 019 /10663 Tal. Dosyasında yer alan hakaret nedeniyle ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2020 / 11219 Hz. Dosyası takipsizlik kararı verildiği üzere 20.000.00 manevi tazminatın , 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıya verilmesi için karşı davanın kabulünü, dava masraf ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davacı tarafça davalı aleyhine bedelsizlik iddiasına dayalı olarak dava konusu 4 adet bonodan dolayı menfi tespit talebinde bulunulduğu, dava konusu bonoların şartlarının tam olup kambiyo senedi vasfını taşıdıkları, davacı tarafın senette tahrifat iddiasının senetler üzerinde görünen herhangi bir tahrifat bulunmaması ve sonradan ekleme yapıldığı hususunun da ancak yazılı delille ispatı gerekeceğinden bu iddiaya itibar edilemeyeceği, davacının bedelsizlik iddiasında ise ispat yükünün yine davacı tarafta olduğu, bonoların illetten mücerret olması ve bonolarda nakden kaydının bulunması nedeni ile davacı tarafın bonoyu talil eder nitelikteki bu iddiasını ancak yazılı delille ispatlayabileceği ancak bu konuda bir delil bulunmadığından ve delil olarak dayanılan ceza soruşturma dosyası da takipsizlik kararı ile neticelenmiş bulunduğundan davacının bu iddiasına da itibar edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu senetlerde, tahrifat yapıldığı hususu dosyaya sunulan senetler arasındaki farklarda beli olduğunu, zira senetlerin tahrifat edildiğinin bilimsel bir uzman tarafından incelenerek ortaya çıkacak olmasına rağmen yerel mahkeme; dosyayı bilirkişiye tevdi etmeksizin ve dava konusu senetler uzman bir kişi tarafından incelenmeksizin hukuki dayanaktan yoksun hüküm tesis ettiğini, huzurda ikame edilen davada davalı, malların davacıya teslim edildiğine dair (teslim tutanağı vs.) herhangi bir delil dosyaya sunmamış olup Mahkemece dosyadaki hiçbir delil ve davacının yaşadığı durum dikkate alınmadan yalnızca soruşturma dosyasında KYOK verilmesine dayanılması ve bunun hükme gerekçe gösterilmesi açıkça hukuka aykırı olup, söz konusu soruşturma kararı, hukuk mahkemesi için kesin hüküm teşkil etmediğini, Ceza muhakemesi kapsamında yapılan araştırma ve incelemeler ceza muhakemesinin konusu olup, hukuk yargılamasına hüküm teşkil edemeyeceğini, dava konusu senetlerde cirolama ilişkisi mevcut olmayıp, senedin direk ... adına düzenlendiğini, bu nedenle davalının bu beyanının kötüniyetli ve gerçeği yansıtmadığını, ayrıca bu husus gerek icra dosyasında gerekse dosyada mübrez senetlerde sabit olduğunu, davalı emniyette verdiği ifadesinde, senetlere yönelik malları kendisinin davacıya teslim ettiğini zaten beyan etmemiş davalı malları davacıya teslim etmediğini zaten kabul etmiş olup bu nedenlerle her ne kadar senette "nakden" kaydı bulunsa da; malların teslim edilmediği dosya kapsamında sabit ve subüta ermiş ve taraflarınca da ispatlandığını, ayrıca ..., davacıyı tanımadığını ikrar etmiş, sonrasında da dosyaya sunduğu dilekçesinde davacıyla aralarında alacak-borç ilişkisi olduğunu beyan ederek çelişkili beyanlarıyla mahkemeyi yanıltmaya yönelik kötüniyetli olarak davrandığını, işbu beyanlarda çelişkilerin olduğunu, mahkemece hüküm tesis edilirken dosya kapsamında bildirilen bütün deliller toplanmadan ve eksik incelemeyle karar verilmesi, dosya kapsamı hukuka uygun suretle değerlendirilerek hüküm kurulmadığından hukuka/yasaya/usule aykırı suretle karar verilmesine neden olmuş, davacının adil yargılanma, savunma hakkı lağvedilerek hukuki dayanağı olan bir gerekçe oluşturulmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, kambiyo senedi(bono) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu bonoların mal teslimi karşılığında verilip verilmediği ve bedelsiz kalıp kalmadıkları, senetlerin tahrif edilip edilmediği, davacının senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadırDava konusu bonolar davacı ... tarafından, davalı ... lehine keşide edilmiştir. Bonolarda nakden kaydı bulunmaktadır. Davalı takip alacaklısı ... tarafından, davacı takip borçlusu ve diğer sorumlular hakkında, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "bono" sebebine dayalı olarak 22.000,00 TL asıl alacağın 1.388,70 TL komisyon ve işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 24/06/2019 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca bono karşılığında mal teslim edilmemesi ve bonoların tahrif edilmiş olması nedeniyle takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra Ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri Ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.Bonoya ilişkin zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir (Poroy,R.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları 11. Bası, İstanbul 1989, s. 237 vd.).Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Sözü edilen bu kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 sayılı YİBK ).Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşkubulunmamaktadır. Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Somut olayda, senetlerde nakden kaydı bulunup, davacı senetlerin mal teslimi için verildiğini iddia ettiğine göre ispat yükü davacı senet borçlusundadır. Ayrıca, senede karşı senetle ispat kuralı geçerli olduğundan davacı iddialarını yazılı delille ispatlamalıdır. Dava konusu bonoların davalıya mal teslimi için verildiğini ispata yarar dosyada yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davacı tarafça, bazı senetlerde avalist olan dava dışı ... ...'in savcılık aşamasında alınan beyanlarına dayanılmış ise de, eldeki davada tanık dinlenmesi mümkün olmayıp, söz konusu beyanlar davalıyı bağlayıcı değildir. Bunun yanı sıra davacının tahrifat iddiası dava dışı ... ...'in senetleri avalist olarak imzalaması ve yetki kısmına sıkışık bir şekilde Bakırköy ibaresinin yazılması sebebine dayalıdır. Avalin, bononun keşide edildiği anda verilmesine gerek bulunmadığından sonrada senede aval verilmesi bir geçersizlik nedeni değildir. Yetkiye ilişkin kısım ise bononun zorunlu unsularından olmayıp senedin geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025