7. Hukuk Dairesi 2013/15434 E. , 2013/23445 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tic.Ltd.Şti. Temsilen ... ... vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi deli
**7. Hukuk Dairesi 2013/15434 E. , 2013/23445 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tic.Ltd.Şti. Temsilen ... ... vekili Av.... Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlırının reddine. 2-Davacı, davalı işyerinde 2006 yılına kadar demir doğrama atölyesinde 2006 yılından sonra ise mobilya mağazasında sevkiyat elemanı olarak çalıştığını, 13.02.2010 tarihinde sözlü olarak işine son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının sözleşmesinin İş Kanunu 25/2-h-ı maddeleri uyarınca feshedildiğini, müşterinin aldığı mobilyanın kenarlarının özel koruma ile kaplanarak sevk edilmesi gerektiğini bilmesine rağmen diğer çalışan ... ile birlikte gerekli özeni göstermediğinden masa ve büfede hasar oluşmasına ve müşterinin mobilyaları almaktan vazgeçmesine neden olduğunu, söz konusu hasarın 1475,00 TL bedelle Turan Mobilya tarafından giderildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalının haklı fesih nedenini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25'inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda, işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının hukukî sonuca etkisi bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren veya trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir Zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net olarak dikkate alınması gerektiği noktasında Yasada herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte, işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir. Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır. Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içersinde değerlendirilmemelidir. Ancak, ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde, gerçek ücretin bu ödemelerin toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur. Örneğin uygulamada uluslararası yük taşıyan tır şoförleri asgarî ücret ve sefer pirimi karşılığı çalışmaktadır. Sefer pirimi olarak adlandırılan kısım da dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret, tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenmelidir. Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih ... doğar. İşçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş olması fesih hakkını ortadan kaldırmaz. 4857 sayılı İş Kanununun 26'ncı maddesi yönünden bir yıllık hak düşürücü süre, zarara neden olan olayın oluşumu tarihinden itibaren başlar. Ancak altı işgünlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından, bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacaktır. Zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilir ve fesih hakkının kullanılması bakımından zarar miktarının belirlenmesi ve işçinin ücreti ile kıyaslanması zorunluluğu vardır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda davalı, davacının sevkiyat elemanı olarak çalıştığını 13.02.2010 tarihinde satılan mobilyanın kenarlarının özel koruma ile kaplanarak sevk edilmesi gerektiğini bilmesine rağmen diğer çalışan ... ile birlikte gerekli özeni göstermediğinden masa ve büfede hasar oluşmasına ve müşterinin mobilyaları almaktan vazgeçmesine neden olduğunu, söz konusu hasarın 1475.00 TL bedelle Turan Mobilya tarafından giderildiğini ve bu nedenle iş sözleşmesinin İş Kanunu 25/2-ı maddesi uyarınca feshedildiğini belirtmiştir. Davacı tanığı ... nakliye sırasında mobilyada çizik oluştuğunu, bu nedenle işten çıkarıldıklarını belirtmiştir. Davalı tanığı ve satılan mobilyaları alan Nurettin Kesik ise konsola dokunduğunda ayağının kırık olması nedeniyle konsolun yere yıkıldığını, beyaz lake masanın çizilmiş olduğunu, mobilyaları iade ettiğini, bu zararın mobilyaları taşıyan kişiler tarafından meydana getirildiğini belirtmiştir. Davacı işyerinde asgari ücretle çalışmakta ve davalı davacının verdiği zararın miktarının 1475.00 TL olduğunu belirtmektedir. Mahkemece yapılan yargılamada davacının işyerine vermiş olduğu zarar miktarı konusunda yeterli derecede araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken zarar miktarı konusunda bilgisi olan tanıkları tekrar dinlemek, davalı tarafa tekrar süre vermek suretiyle zarar miktarı konusunda makbuz, fatura v.s. delili olup olmadığını sormak, iki tane sevkiyat elemanın taşıma işlemini birlikte yapmış olmaları nedeniyle kusur oranını da gözeterek zararı tekrar tespit edip çıkacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında karar vermektir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.