11. Hukuk Dairesi 2021/9125 E. , 2023/3241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1459 Esas, 2021/1077 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2019/436 K. Taraflar arasındaki limited şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf e
**11. Hukuk Dairesi 2021/9125 E. , 2023/3241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1459 Esas, 2021/1077 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/47 E., 2019/436 K. Taraflar arasındaki limited şirket genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, Ankara Ticaret Sicil Gazetesi'nden ortağı oldukları davalı şirketin 28.01.2015 tarihinde hisse devri, müdürlük yetkisinin iptali ve müdürlük seçimi yetkisi verilmesi gündemi ile toplanacağını öğrenildiğini, toplantıya başlanmadan önce 2014 yılı faaliyet raporunun incelemeye sunulmasının yazılı olarak talep edildiğini, taleplerinin karşılanmadığını, yapılan toplantı sonunda düzenlenen toplantı tutanağından bir sureti aldıklarını, şirket müdürünün bu tutanağı aslının aynıdır diyerek ıslak imzası ile onayladığını, daha sonra şirket şoförünün şirket müdürlüğüne getirildiğini öğrenince Ticaret Sicil Gazetelerinin incelendiğini, 28.01.2015 tarihinde yapılan toplantıda alınan kararlar yerine gerçeğe aykırı olarak düzenlenen toplantı tutanaklarının tescil ve ilan edildiğinin görüldüğünü, gerçek genel kurul tutanağında mevcut müdürün müdürlük görevinin iptal edildiğine ve yeni müdür seçildiğine dair alınmış bir karar bulunmadığını, toplantı anında ikinci bir tutanak da düzenlenmediğini, buna rağmen ticaret siciline sahte tutanak sunulup müvekkilleri tutanakları imzalamadı gösterilerek mevcut müdürün müdürlük görevi iptal edilip yerine şirket şoförünün müdür olarak seçildiğini, bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek davalı şirketin 28.01.2015 tarihinde alınan 2015/2, 3 ve 4 no.lu kararlarının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantı tarihinde, toplantı tutanağı ile gündemde belirtilen hususlara ilişkin alınan kararların tanzim edildiğini, bunların tamamının imzaya açılmış olmasına rağmen davacının sadece 1 nolu tutanağı imzalayarak bu tutanağı şirket müdürünün aslının aynıdır onayı ile teslim aldığını, diğer kararları ve belgeleri imzalamadığını, davacının geçen dönemlerde yapılan toplantılarda da aynı yöntemi uygulayarak toplantıya iştirak etmelerine rağmen imzadan imtina ettiğini, daha sonra bu hususu ihtilaf konusu yaptıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikte haklarını sınırlandıran ve ortadan kaldıran kararların batıl olduğu, davacının davalı şirketin 28.01.2015 tarihli ve 2015/1 sayılı ortaklar kurulu toplantısına katıldığı, ortaklar kurulu toplantısı yapıldıktan ve gündem konuları görüşülüp karara bağlandıktan sonra aynı konulara ilişkin olarak aynı tarihli ve 2015/2-3 ve 4 no.lu toplantıların yapılmasının uygun olmadığı, anılan tutanakların altına davacıların imzadan imtina ettikleri şerhinin düşülmüş olmasının da davacı ortakların bu toplantıya katıldıklarını kanıtlamadığı, davacıların katılımının sağlandığı 28.01.2015 tarihli ve 2015/1 sayılı ortaklar kurulu toplantısında gündem maddeleri görüşüldükten ve karara bağlandıktan sonra davacı ortaklara yeniden çağrı yapılmadan aynı günlü ve aynı gündemli 2015/2, 3 ve 4 no.lu toplantıların gerçekleştirilmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 447 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şekilde pay sahibinin genel kurula katılma hakkını ortadan kaldırdığı, dava konusu kararların yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kararların butlan sebebi olabilecek kararlar olmadığını, bilirkişi kök raporunda da bu durumun incelendiğini, 1 no.lu tutanağı imzalayarak alan davacıların tebligat listesini ve hazır bulananlar listesini imzalamaktan imtina ettiklerini, davacının istediği evrakları imzaladığını, istemediği evrakları ise imzalamadığını, bu hususta davacının ihtarname ile uyarıldığını, hakkın açıkça kötüye kullanıldığını, dava konusu kararlar ticaret sicil müdürlüğüne tescil ettirilmediğinden dava edilebilir olmadığını, 28.01.2015 tarihli ortaklar kurulu toplantısına davacıların da katıldığını, aynı gün yapılan toplantıda bir kısım kararlara onay verilmesi, bir kısım kararlara imzadan imtina etmeleri o toplantıda olduklarının en önemli delili olduğunu, 2015/2 no.lu karar ile şirket ortağının hissesini devrettiğini, oy birliği gerektirmeyen bir karar olduğunu, kararın yok hükmünde sayılmasının bir anlamı olmayacağını, 2015/3 ve 4 no.lu kararların şirket müdürünün müdürlük yetkisinin iptali ve yeni müdür seçilmesine ilişkin olduğunu, butlan sebebi olmayacak bir karar niteliğinde olduğunu, 2015/3 numaralı kararda sehven oy birliği kelimesinin kullanıldığını, bu hususun genel kurul yapılarak düzeltildiğini, davanın haklılık gerekçesi bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacıların katıldıkları 28.01.2015 tarih ve 2015/1 sayılı ortaklar kurulu toplantısından sonra davacılara yeniden çağrı yapılmadan aynı tarihte aynı gündem ile 2015/2 - 3 - 4 no.lu kararların alınmış olması pay sahibinin toplantıya katılma hakkını ortadan kaldırdığından alınan kararların yok hükmünde olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kararların butlan sebebi olabilecek nitelikte bulunmadıklarını, davacıların 1 nolu karar tutanağını imzalayarak aldıklarını ancak tebligat listesi ile hazır bulunanlar listesini imzalamadıklarını, dava konusu kararların hileye dayalı alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığını, dava konusu kararların ticaret sicile tescil ettirilmeden dava konusu edilemeyeceğini, davacılar dava konusu kararları imzalamaktan kaçınmalarına rağmen kararlarda oy birliği yazısının sehven yer aldığı ve bu hatanın düzeltildiğini, davacıların aynı gün alınan 1 nolu kararı imzalarken davaya konu diğer kararları ise toplantıda bulunmalarına rağmen imzadan imtina ettiklerini, ayrıca 2015/2 nolu karar hisse devrine ilişkin olup bu karar oy birliği gerektirmediğinden yok hükmünde kabul edilemeyeceğini, yine 2015/3 ve 4 nolu kararların da şirket müdürü ...'ın müdürlük yetkisinin iptali ile ...'nun 5 yıl süre ile şirketin müdürlüğüne seçilmesine ilişkin olduğunu ve oy birliği gerektirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.