Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1164 E. , 2024/1856 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1164 Karar No:2024/1856 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Dava, ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. vekili Av.... tarafından, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan Yeşilırmak Havzasında bulunan barajlara ilişkin 2024 Su Yılı Yıllık Revize İşletme Programlarının ve bu programlara uyulması gerektiği hususunun ilgililere bildirilmesine ilişkin DSİ 7. Bölge
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1164 E. , 2024/1856 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1164 Karar No:2024/1856 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI Dava, ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. vekili Av.... tarafından, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan Yeşilırmak Havzasında bulunan barajlara ilişkin 2024 Su Yılı Yıllık Revize İşletme Programlarının ve bu programlara uyulması gerektiği hususunun ilgililere bildirilmesine ilişkin DSİ 7. Bölge Müdürlüğü'nün ...... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne karşı açılmıştır. Ankara 25. İdare Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih ve E:2024/178, K:2024/195 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın Ataköy Barajındaki suyun tahsisine yönelik taşınmaza bağlı bir haktan kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrasında yer alan özel yetki kuralı gereğince taşınmazların bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Tokat İdare Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Tokat İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Tokat İdare Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih ve E:2024/249, K:2024/272 sayılı kararıyla ise, uyuşmazlığın, davacı şirket tarafından işletilen Kale Hidroelektik Santraline ilişkin olarak Yeşilırmak Nehri üzerinde kurulu bulunan ve farklı illerde yer alan Kılıçkaya, Çamlıgöze, Almus, Ataköy, Tepekışla, Hasan Uğurlu Barajlarının ortak revize işletme programlarının, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunma Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik uyarınca davalı idare ile imzalanan 12/08/2008 tarihli Su Kullanım Anlaşması'na istinaden hazırlanması ve bahsi geçen ortak revize işletme programın yeniden belirlenmesine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasında yer alan genel yetki kuralı gereğince su kullanım hakkı sözleşmesini imzalayan idari mercii olan DSİ Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir. Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." kuralına; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir. İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır. 2577 sayılı Kanun'un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656). Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; "idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden" idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051). Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır. Öte yandan; 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 "Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma"nın "Şirketin Yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, "Hidroelektrik enerji üretim tesislerinin bulunduğu bölgenin havza gelişimine paralel olarak DSİ tarafından yürütülmekte olan çalışmalar çerçevesinde, havzadaki mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler (kesin proje, planlama, master plan, ön inceleme ve ilk etüt) kapsamında içme-kullanma, turizm ve endüstri suyu temini, sulama, taşkın koruma ve enerji maksatları ile bunların dışında olabilecek başka maksatlara yönelik olarak diğer kuruluşlara ve tüzel kişilere tahsis edilecek suların miktar ve zamanlamasını belirleyecek olan işletme planları DSİ tarafından yapılır ve şirkete bildirilir. Şirket bu planlara uymakla yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Yeşilırmak havzasında bulunan barajların 01/11/2023-01/01/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortak revize işletme programlarının yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereğince DSİ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak 06/11/2023 tarih ve 3953043 sayılı yazı ekinde DSİ 7. Bölge Müdürlüğü'ne gönderildiği, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü'nün dava konusu işlemi ile de söz konusu işletme programları ve bu programlara uygun hareket edilmesi gerektiği hususunun ilgililere bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından DSİ 7. Bölge Müdürlüğü'nün 15/11/2023 tarih ve 4039090 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmadığı, ilgili mevzuat gereğince DSİ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan revize işletme programına ilişkin olduğu, davacı tarafından da söz konusu işletme programları nedeniyle lisans sahibi olduğu Kale HES tesisine gerekenden daha az su geleceğinin iddia edildiği, bu bakımdan uyuşmazlığın esas itibarıyla DSİ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Yeşilırmak havzasında bulunan barajlara ilişkin revize işletme programlarından kaynaklandığı ve dava konusu işlemin söz konusu programların ilgililere bildirilmesinden ibaret olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, revize işletme programlarını hazırlayan DSİ Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 25. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Tokat İdare Mahkemesi'ne ve taraflara tebliğine, 29/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.