4. Ceza Dairesi 2012/28157 E. , 2013/19824 K. "İçtihat Metni" Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İstanbul 20. Sulh Ceza ( Fatih 1. Sulh Ceza) Mahkemesince verilen 06/12/2007 gün ve 2005/1418 esas, 2007/1165 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/3074 esas, 2012/842 sayılı kararıyla; "Mahkemece temyizin kararın tebliğinden itibaren temyiz süresinin başlayacağının belirtilmesi ve ge
**4. Ceza Dairesi 2012/28157 E. , 2013/19824 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İstanbul 20. Sulh Ceza ( Fatih 1. Sulh Ceza) Mahkemesince verilen 06/12/2007 gün ve 2005/1418 esas, 2007/1165 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17.01.2012 gün ve 2010/3074 esas, 2012/842 sayılı kararıyla; "Mahkemece temyizin kararın tebliğinden itibaren temyiz süresinin başlayacağının belirtilmesi ve gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edilmemesi karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan temyiz incelemesinde; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hakaret suçu bakımından hüküm tarihindeki düzenlemenin dikkate alınmasının gerekmesi ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,'' karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2012 gün ve 2008/61330 sayılı yazısı ile; "Yerel Mahkeme Kararı'nda, "...Tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde sanık veya C.savcısı tarafından mahkememize yazılı veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla temyiz yolu açık olmak üzere verilen ..." şeklinde ve hükme karşı başvurulacak yasa yolu süresinin tefhimden itibaren olacağı belirtilmemiş ise de, sanık müdafii, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin reddi yönüne gidilmeden istemin kabulü ile hüküm hakkında olağan yasa yolu incelemesi yapılması aşağıda belirtilen nedenlerle yasaya aykırıdır.Şöyle ki; Sanık müdafıinin yüzüne karşı verilen hükümde başvurulacak yasa yoluna ilişkin bildiriminde temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmiş olmasına karşın, sanık müdafıinin yüzüne karşı tefhim edilen bu hükmü süresinden sonra temyiz ettiği, temyiz dilekçesinde, bildirimdeki bu eksiklik nedeniyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı hususunda bir duraksama yaşadığına ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığı gibi temyiz süresinden sonra dilekçenin verilmesine ilişkin de herhangi bilginin bulunmadığı anlaşılmaktadır. ./.. -2- Mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, sanığın savunmasını üstlenen ve bu bağlamda savunma için yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafiin temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki bu eksiklik müdafi açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacaktır. Kaldı ki sanık müdafii süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, bildirimdeki eksikliğin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada bile bulunmamıştır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.02.2011 gün ve 244-14 sayılı 13.12.2011 gün ve 247-261 kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.O halde, temyiz başvuru usullerinde, sanık müdafiin hazır olduğu duruşmada verilen hükmün tefhimden itibaren başladığının müdafii tarafından bilinmesi gerektiğinden, kamu davası kapsamında temyiz süresi 06.12.2007 tarihinde başlamıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin Bozma kararının kaldırılarak temyiz talebinin REDDİNE karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.'' isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri temyiz süresinin geçmesi nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 17.01.2012 gün ve 2010/3074 esas, 2012/842 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, Sanık ... müdafiinin, yüzüne karşı 06.12.2007 tarihinde tefhim edilen kararı, yasal bir haftalık süreden sonra 14.12.2007 tarihinde temyiz ettiği, böylece Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih ve 2012/2-129 esas, 2012/182 sayılı kararı da gözetilerek, temyiz süresinin geçmesi nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...