T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1616 (KABUL DÜZELTME YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1082 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 ESAS-KARAR NO : 2023/975 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1616 (KABUL DÜZELTME YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1082 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 ESAS-KARAR NO : 2023/975 E - 2024/1054 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 03/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir dönem hayvan alım satımı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalılara olan tüm borçları için senet vermek istediğini, davalıların sadece müvekkilinin değil, müvekkilinin eşi ...' nin bir senette, müvekkilinin oğlu ...'nin ise diğer senette kefil olmaları için baskı uyguladıklarını, bu şekilde zorlama bir şekilde kefil olarak müvekkilinin ailesine de senetlerin imzalatıldığını, 25/06/2019 düzenlenme, 15/08/2019 ödeme tarihli, 215.000,00 TL bedelli senette alacaklının ..., borçlunun müvekkili ..., kefilin ... olduğunu, 25/06/2019 düzenlenme, 15/08/2019 ödeme tarihli, 205.000,00 TL bedelli senette alacaklının ..., borçlunun müvekkili ..., kefilin ... olduğunu, müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazın senetlere karşılık devredilerek senetlerin borcunun tümüyle kapatılması için tapudan devrinin gerçekleştirilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, taşınmaz üzerinde ipotek olduğunun farkedilmesi üzerine davalı ile sözleşme yapıldığını, sözleşmede taşınmaz üzerindeki ipotek ve şerhlerin kaldırılması halinde ...'nin 215.000,00 TL'lik senedinin davalı ... tarafından teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ipoteğin kaldırıldığını, taşınmazın her iki senet borcuna karşılık hatırladığı kadarıyla davalı ... adına tapudan devredildiğini, tapu devrinin yapılmasına rağmen senet asıllarının iade edilmediğini, davalıların bakiye alacak talep ettiğini, müvekkilinin icra korkusu ile kefil olan oğlu ...'nin adına olan aracı 15/08/2019 tarihli noter satış sözleşmesi ile davalı ...'a devrettiğini, ancak davalıların yine senet asıllarını iade etmediğini, iki ayrı senet için iki ayrı icra takibi başlatıldığını, haciz baskısı altında müvekkilinin 18/07/2023 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2019/26694 Esas sayılı dosyasına 413.600,00 TL, Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2019/26690 Esas Sayılı dosyasına 386.192,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödemeler neticesinde icra dosyalarının kapandığını, davalılar hakkında bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarından savcılık soruşturmasının devam ettiğini, müvekkilinin bedelsiz senetler nedeniyle icra dosyalarına toplam 799.792,00 TL ödeme yaptığını, senetlerin zamanaşımına uğradığını, haksız ve hukuka aykırı olan takipte yapılan dosya kapak hesabının da hukuka aykırı olması nedeniyle fazla ödeme yapıldığını, protesto bulunmaması nedeniyle hatalı başlatılan takipte aynı zamanda faizin türünün ve faiz başlangıç tarihinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek icra takiplerinin iptaline, 18/07/2023 ödeme tarihinden itibaren 386.192,00 TL' nin davalı ...'dan, 413.600,00 TL'nin davalı ...'dan istirdadına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar yargılamaya katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, savcılık şikayet dilekçesinde aynı sebeplere dayanıldığı, bedelsizlik def'inin mahkemenin hukuki takdir ve değerlendirmesi kapsamında kaldığı, ceza hukuku anlamında tartışılacak bir maddi olgu ceza soruşturması kapsamında bulunmadığı, bu nedenle usul ekonomisi gereği ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmadığı, 215.000,00 TL bedelli senetle ilgili Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26690 Esas sayılı dosyasına yönelik davalı ...'a yöneltilen dava yönünden, dosyaya sunulan sözleşmede icra takibine konu 215.000,00 TL bedelli senedin taşımazın üzerindeki ipotek ve şerhlerin kalkması karşılığında teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davalıya belgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde çıkartılan davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalının duruşmada hazır bulunmadığı, bu nedenle sözleşme içeriği ve imzayı kabul etmiş sayıldığı, sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydına göre borcu ödenerek ipoteğin 05/12/2019 tarihinde terkin edildiği, taşınmaz üzerinde başkaca şerh bulunmadığı, 215.000,00 TL bedelli senedin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle bu senet ve takip yönünden davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, icra tehditi altında ödenen 386.192,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davacının tacir olmaması nedeniyle yasal faiziyle birlikte istirdatına, davaya konu 205.000,00 TL bedelli senet ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26694 esas sayılı dosyasına yönelik davalı ...'a yöneltilen dava yönünden yapılan değerlendirmede; bu senedin bedelsiz kaldığını davacının ispat etmesi gerektiği, araç satış sözleşmesinde satıcının senet borçlusu veya kefili olmayan ... olduğu, alıcının ise yine aynı senedin lehtarı veya cirantası olmayan ... olduğu, 27.000,00 TL araç satış bedelinin 205.000,00 TL olan senet bedelinin altında olduğu, senette nakden kaydı bulunduğu, araç satış sözleşmesinde araç bedelinin nakden alındığının belirtildiği, dava konusu diğer senetteki gibi senedin bir protokole de bağlanmadığı ve davacının yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle bu senet yönünden menfi tespit ve istirdat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kısmen kabul yönünden verilen kararda ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedildiğini, dava konusu işlemin senet, nisbi ticari iş olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, kısmen redde ilişkin verilen karar yönünden ise, savcılık soruşturmasının devam ettiğini, senet bedellerinin taşınmaz ve araç verilmek suretiyle ödendiğini, bedelsiz kaldığını, davalıların fikir ve fiil birlikteliği içinde hareket ettiklerini, senetlerin zamanaşımına uğradığını, kapak hesabının hukuka aykırı olması nedeniyle fazla ödeme yapıldığını, protesto bulunmaması nedeniyle takibin hatalı başlatıldığını, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hukuka aykırı olduğunu, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya verdiği paralar nedeniyle senetlerin düzenlendiğini, davacının oğlu ...'nin ayrıca 01/07/2024 keşide tarihli 215.000,00 TL bedelli senedi alacaklı ...'a verdiğini, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması ile işbu senedin ...'ye iade edildiğini, taşınmaz devrinin ...'a yapıldığını, ...'ın sözleşme tarihinde hasta olması nedeniyle sözleşmeyi müvekkilinin imzaladığını, davaya konu iki adet senedin ödenmediğini, sözleşmeye konu senet ile davaya konu senetlerin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu senetler nedeniyle istirdat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26690 sayılı dosyasının yapılan incelenmesine göre; 21/08/2019 tarihinde alacaklısı davalı ... tarafından borçlular ... ve davacı ... aleyhine senede dayalı 215.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri birlikte toplam 217.064,08 TL alacak için kambiyo takibi başlatıldığı, takip dayanağı senedin 215.000,00 TL bedelli, 25/06/2019 tanzim ve 15/08/2019 vade tarihli olduğu, keşidecinin davacı ..., avalistin ..., lehtarın davalı ... olduğu, 18/07/2023 tarihli dosya hesabı belgesinde, toplam borç miktarının 394.528,10 TL olarak gösterildiği, 18/07/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile ... tarafından icra dosyasına 385.500,00 TL ve yine aynı tarihli başka bir tahsilat makbuzu ile 692,00 TL olmak üzere toplam 386.192,00 TL yatırıldığı görülmüştür. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26694 sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 21/08/2019 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlular ... ve davacı ... aleyhine senede dayalı 205.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri birlikte toplam 206.272,12 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takip dayanağı senedin 205.000,00 TL bedelli, 25/06/2019 tanzim ve 15/08/2019 vade tarihli olduğu, keşidecinin davacı ..., avalistin ..., lehtarın davalı ... olduğu, 19/07/2023 tarihli dosya hesabı belgesinde, toplam borç miktarının 374.647,94 TL olarak gösterildiği, 18/07/2023 tarihli tahsilat makbuzu ile ... tarafından icra dosyasına 413.600,00 TL yatırıldığı, borçluya iade edilecek miktarın 38.952,06 TL olarak gösterildiği ve bu miktarın 24/07/2023 tarihinde davacı vekiline ödendiği görülmüştür. İstinaf aşamasında davacı tarafından örneği sunulan mahkeme kararı üzerine uyap üzerinden Ankara Batı 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/04/2025 Tarih, 2025/191 Esas, 2025/287 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre; davacı ...'nin şikayeti üzerine davalılar hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda, davaya konu 215.000,00 TL ve 205.000,00 TL bedelli senetler yönünden bedeli ödenmesine rağmen işleme konularak tahsil edilmeye çalışılması nedeniyle bedelsiz senedi kullanmak suçundan davalıların para cezası ile mahkumiyetlerine karar verildiğini, kararın itiraz edilmeksizin 15/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlığa konu senetler nedeniyle davalılar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçu nedeniyle açılan ceza davası sonucunda mahkumiyet kararı verildiğinden öncelikle ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, başka deyişle ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 74. maddesi) düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK’nın “Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında İlişki” başlıklı 74. maddesinde; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz” hükmü yer almaktadır . Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.975 tarihli ve 1971/T-406 E, 1975/1 K.; 23.01.1985 tarihli ve 1983/10-372 E, 1985/21 K.; 27.04.2011 tarihli ve 2011/17-50 E, 2011/231 K.; 06.06.2018 tarihli ve 2017/15-248 E, 2018/1175 K. sayılı kararları). Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hâkimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hâkimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O hâlde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına, 818 sayılı BK’nın 53. maddesi bir engel oluşturmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1981 tarihli ve 1979/1-131 E, 1981/587 K sayılı kararı). Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Ankara Batı 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/04/2025 Tarih, 2025/191 Esas, 2025/287 Karar sayılı dosyasında, davacının katılan olduğu ve davalıların sanık olarak yer aldığı bedelsiz senedi kullanma suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, ceza yargılaması sonunda tesis edilen hüküm ile davalıların bedelsiz senedi kullandığı iddiasına yönelik maddi vakıa tespiti nedeniyle bu maddi olgu hukuk hâkimini bağlayacağından, kesinleşen ceza mahkemesi kararı doğrultusunda her iki icra dosyası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...'ın istinaf itirazlarının reddine, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile davacının icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26694 sayılı icra dosyası nedeniyle davacının yatırdığı 413.600,00 TL'den fazla ödenen 38.932,06 TL'nin icra müdürlüğü tarafından davacı tarafa dava tarihinden önce iadesi sonrasında davacı tarafından ödenmiş olan miktarın 374.647,94 TL olması nedeniyle bu miktarın ödeme tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren takip dayanağının kambiyo senedine dayanması nedeniyle ticari iş kapsamında avans faiziyle, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26690 sayılı icra dosyası nedeniyle ödenen 386.192,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren yine aynı gerekçe ile avans faiziyle istirdatına karar verilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/975 Esas 2024/1054 Karar ve 10/10/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26690 sayılı dosyası nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, icra takibi nedeniyle ödediği 386.192,00 TL’nin ödeme tarihi 18/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, b-)Davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/26694 sayılı dosyası nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, icra takibi nedeniyle ödediği 374.667,94 TL’nin ödeme tarihi 18/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, c-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 51.974,34 TL harçtan peşin alınan 13.658,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.315,89 TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, d-)Davacı tarafından yatırılan 13.658,45 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 13.966,70 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, e-)Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 751,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.751,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 2.617,80 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, f-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 61.790,72 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan 59.946,87 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, g-)Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen (38.932,06 TL) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, ğ-)Davacının karşıladığı, 2.340,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul / ret oranına göre hesaplanan 2.226,09 TL sinin davalılardan, geri kalan 113,91 TL' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına h-)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 26.380,78 TL harçtan peşin alınan 6.595,19 TL harcın mahsubu ile 19.785,59 TL harcın davalı ...' dan alınarak hazineye İrat Kaydına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 7-İstinaf eden davacı tarafından yapılan 1.144,00TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 03/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."