12. Hukuk Dairesi 2023/4867 E. , 2023/5348 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alaaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacakl
**12. Hukuk Dairesi 2023/4867 E. , 2023/5348 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alaaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ Borçlu itiraz dilekçesinde, takip dayanağı senedin eski tarihli olarak şirketin daha önceki yetkilisi ve davalının kayınpederi olan Ünal Akkoyun tarafından sahte olarak oluşturulduğunu, bu şekilde sahte bir borç ilişkisi yaratıldığını, şirket defterlerinde de bu borca ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bonolarda şirketin kefil ve eski sahibi Ünal Akkoyun'un keşideci olarak göründüğünü, senet üzerindeki imzaya itiraz ettiklerini, senedin düzenlenme tarihinin sahte olarak yazıldığını, senedin şirketin devrinden ve Ünal Akkoyun'un temsil yetkisinin bitmesinden sonra düzenlendiğini, bu nedenle geçersiz olduğunu, istenen faiz oranının fahiş olduğunu, borç miktarının likit olmadığını beyan ederek takibin durdurulmasına, ödeme emrinin ve takibin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklıya ispat yükü kendisinde olduğundan bono altındaki imza incelemesine ilişkin delil avansını yatırması için 04.12.2018 tarihli tensip zaptı ile 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde imzaya itirazın kabul edilmiş sayılacağının ihtar edildiği, ihtarın davalıya 15.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklıya deliller toplanıp imza incelemesi yapılması için ara karar kurulan 15.06.2020 tarihli duruşmada da imza incelemesine ilişkin delil avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde imzaya itirazın kabul edilmiş sayılacağının ihtar edildiği, ihtarın davalıya 19.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, buna reğmen davalı alacaklının delil avansını yatırmadığı gerekçesi ile imza itirazının kabulüne ve takibin durdurulmasına, imzaya itiraza ilişkin inceleme yapılmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekilince, alacaklının duruşmalara katılmadığını, mahkemece verilen ara kararın HMK'nın 92. maddesine aykırı olduğunu, 15.06.2020 tarihli kesin süre verilmesine ilişkin duruşma zaptının tebligata eklendiğini ve tebligat üzerine duruşma zaptının tebliğ edildiğinin yazıldığını, oysa duruşma zaptındaki ihtaratın aynen tebliğ zarfının üzerine de meşruhat olarak yazılması gerektiğini, bu tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, zira 15.06.2020 tarihli celseden önce davalıya yapılan son tebligatın 19.11.2019 tarihli duruşma tutanağının tebliği olduğunu, bu tebligatın müvekkilinin eşine yapıldığını, dolayısıyla 15.06.2020 tarihli duruşma tutanağının doğrudan T.K'nın 21/2 şerhli olarak çıkartılmasının usulsüz olduğunu, ara kararda kesin süre içerisinde ara karar gereğinin ifa edilmemesinin sonuçlarının ihtar edilmediğini, senet üzerindeki imzanın tanzim tarihinde şirket yetkilisi Ünal Akkoyun'a ait olduğu yönünde rapor bulunduğunu, sahtelik iddiasına dair İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/68 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, mürekkep yaşına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/131727 sayılı soruşturma dosyasına sunulan 22.10.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.06.2020 tarihli celsede ara kararın 5. maddesinde davada ispat yükü davalı-alacaklıda olduğu nazara alınarak imza incelemesi yapılmasını teminen 500,00 TL bilirkişi avansının mahkeme veznesine yatırmak üzere davalı-alacaklıya iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde imza itirazını kabul etmiş sayılacağının ihtarına karar verildiği, bu celsenin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 30.04.2020 tarihli kararı gereğince tarafların yokluğunda yapıldığı, duruşma zaptının davalı-alacaklı ...'e 19.10.2020 tarihinde TK 21/2 madde uyarınca tebliğ edildiği, bilirkişi masraf avansının yatırılmadığı, bu aşamalardan sonra dosyaya davalı-alacaklı vekili tarafından 11.07.2021 tarihinde vekaletname sunulduğu, vekaletname ibrazından sonra 12.07.2021 tarihli celseye taraf vekillerinin mesleki mazeretleri sebebiyle katılmadığı, 06.09.2021 tarihli son celsede ise davalı vekilinin bilirkişi ücretini yatırdıklarını, eğer yatırmadılar ise bilirkişi ücretini yatırmaları için kendilerine süre verilmesini talep ettikleri, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından aynı celsede imza itirazının kabulüne, takibin durdurulmasına karar verildiği, bilirkişi ücretinin karar tarihinden sonra 17.09.2021 tarihinde davalı-alacaklı vekili tarafından depo edildiği, dava sırasında davacı asile verilen kesin süre ve ihtaratın davacı asile usulüne uygun tebliğine rağmen işlem yapılmadığı, tebligat zarfı üzerinde açıkça 15.06.2020 tarihli duruşma zaptı varlığının beyan edildiği, bunun aksinin ispat edilemediği, yapılan ihtaratın HMK 324 madde koşullarını karşılandığı, ancak davalı-alacaklı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığı, tensip zaptı uyarınca ve HMK 324 madde gereği davacı borçlu tarafından da bilirkişi ücreti depo edilmediği gerekçesi ile davalı-alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğini beyanla kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK' nın 169,170 ve devamı maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 324 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.