11. Hukuk Dairesi 2009/262 E. , 2010/6317 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/119 - 2008/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/262 E. , 2010/6317 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/119 - 2008/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında eczane paket poliçesi akdedilmiş olduğunu, teminat dönemi içinde müvekkiline ait eczanede hırsızlık meydana geldiğini, davalının oluşan hasarın tamamını ödemediğini, yapılan ihtara rağmen de ödemede bulunmadığını ileri sürerek, eksik ödenen 18.498,00 YTL hasar bedelinin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, gerçek zarar miktarının ödendiğini, davacının bunun üzerindeki taleplerinin zenginleşme yaratan haksız talepler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından zararın poliçe hükmü gereğince kanuni defter ve kayıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı şirkete sigortalı eczanede meydana gelen hırsızlık olayı sonucu uğranılan zararın davalı tarafından ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen poliçenin “Hırsızlık Klozu” kısmında çalınan malların değer ve miktarlarının tespitinde sigortalının beyanının kanuni defter ve kayıtları ile uyumlu olması şartı konulmuştur. Sigorta şirketi, sigortalının uğradığı gerçek zararı poliçedeki hükümler uyarınca tazmin etmekle yükümlüdür. Mahkemece, davacının zararının kanuni defter ve kayıtlarla ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı uğradığı zararı ispata yönelik olarak yıl içindeki emtia alış ve satış faturaları ile aylık (Z) raporlarını sunmuş olup, sunulan bu belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu zararın kayıtlara dayalı olarak tespit edilmiş bulunması karşısında davacının tespit edilen zararından ödenmeyen kısmın poliçe kapsamında tazminine karar verilmesi gerekirken, zararın ispat yöntemine ilişkin anılan poliçe hükmünün dar bir şekilde yorumlanması sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.