11. Hukuk Dairesi 2008/13346 E. , 2010/4784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2004/375-2007/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2008/13346 E. , 2010/4784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2004/375-2007/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 9/10 payının kayden maliki olmasına rağmen şirketin varlığından hiç bir zaman haberdar olmadığını, vergi dairesinin haczi üzerine şirket ortaklığından haberdar olduğunu, müvekkilinin anne ve babasının boşanması üzerine velayetinin annesine verildiğini, kararın kesinleşmesinden sonra velayet hakkı kendisinde olmayan babasının şirket anasözleşmesini kendi adına yetkisiz imzaladığını ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili adına oluşturalan payının kuruluş tarihinden geçerli olmak üzere iptali ile kaydının ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini, birleşen davada ise şirket müdürünün görev süresinin sona erdiğini, yerine yenisinin seçilmediğini iddia ile davada şirketin temsil edilebilmesi için kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, sirketin fiilen faaliyet göstermediğini, bu nedenle mutlak butlan nedeniyle değil, fiilen mevcut olmaması nedeniyle ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı adına velayet yetkisi bulunmayan baba tarafından kurulmasına rağmen mutlak butlan halinin son bularak davacının ergin olduğu, limited şirketin yasa gereği en az iki ortaktan oluşması nedeniyle iki ortaklı limited şirketten ortağın ayrılmasının ilke olarak mümkün olmadığı, davacının şirketin feshi davası açabileceği, ticaret sicili müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.