T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2092 KARAR NO:2025/2067 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/09/2025 NUMARASI:2025/521 Esas 2025/718 Karar DAVANIN KONUSU:Genel kurula çağrı izni Taraflar arasındaki şirket genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2092 KARAR NO:2025/2067 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/09/2025 NUMARASI:2025/521 Esas 2025/718 Karar DAVANIN KONUSU:Genel kurula çağrı izni Taraflar arasındaki şirket genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen kesin nitelikteki karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunu değerlendirdiği ek kararıyla HMK'nın 346. maddesi uyarınca kesin karara yönelik istinaf başvurusunun reddine kara verilmiş olup bu ek karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirket merkezinin ... Kadıköy / İstanbul adresine kayıtlı olduğunu, müvekkili davacıların, davalı şirkette toplam 19.980 adet nominal sermaye payına sahip olduğunu, bu tutarın şirket sermayesinin %63,33’üne tekabül ettiğini, bu oranın TTK'nın 411. maddesi uyarınca genel kurul çağrısı talep etmek için fazlasıyla yeterli olduğunu; müvekkili davacıların anılan maddeye uygun olarak Kadıköy ... Noterliğinin 22.05.2025 tarihli ve 07127 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gerek ihtarnamede ve gerekse de 2 numaralı bentte sıralı olarak yazılı gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, yönetim kurulundan genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep ettiğini, bu ihtarnamenin hem davalı şirkete hem de şirket yönetim kurulu başkanına 24.05.2025 tarihinde tebliğ edildiğini; TTK’nın 412. maddesi gereğince yönetim kurulunun genel kurul çağrısına yedi iş günü içinde olumlu cevap vermemesi üzerine, ortakların mahkeme nezdinde genel kurulun toplantıya çağrılması talebinde bulunma hakkının doğduğunu, davalı yönetim kurulunun bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle bu davayı açtıklarını, davalı şirket ve şirket yönetim kurulu tarafından, ortaklık sıfatına dayalı olarak bilgi alma taleplerine herhangi bir yanıt verilmemesi üzerine, kendi imkânlarıyla gerçekleştirdiği araştırmalar neticesinde davalı ... AŞ ile Selçuk Belediye Başkanlığı arasında İzmir 4. İdare Mahkemesi nezdinde 2024/1605 E. sayılı dosya üzerinden bir idari dava ikame edildiğinin tespit edildiğini, bu durumun, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının mevzuata ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden davranışları nedeniyle, şirketin hem idari hem de mali müeyyidelere muhatap kalmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin, sermayenin %63,33’ünden fazlasına sahip olan ortakların bilgi alma ve inceleme hakkını ihlal ettiğini, ayrıca genel kurul çağrısına yönelik taleplerini süresi içerisinde yanıtlamayarak TTK hükümlerine açıkça aykırı davrandığını berterek, Kadıköy... Noterliğinin 22.05.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirilen gündem maddeleri doğrultusunda genel kurulun yapılmasını ve toplantının gerçekleştirilmesini, kararların yerine getirilmesini teminen TTK'nın 412. maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılması, gündemin oluşturulması ve çağrının usulüne uygun yapılabilmesi amacıyla davalı şirkete kayyım atanmasını, kayyım atanmasına ilişkin tüm masraflar ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmediklerini, dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden çok öncesinde olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin hazırlıkların başladığını ve 20.06.2025 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde buna ilişkin ilanın yapıldığını, bundan dolayı huzurdaki davanın açılmasında hiçbir hukuki yararın bulunmadığını bu sebeple davanın konusuz kaldığını, davacı tarafın her ne kadar çektikleri ihtarnameye şirket tarafından 7 günlük yasal sürede herhangi bir yanıt verilmediğini belirtmişse de müvekkiline ulaşan Kadıköy .... Noterliğinin 13.05.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine cevaben taraflarınca iadeli taahhütlü posta ile ortakların, şirketin defterlerinin bulunduğu yer olan mali müşavir ofisine davet edildiğini, ancak taraflarınca inceleme yapmaları için belirtilen tarih ve saatte hiçbir ortağın ofise gelmediğini, taraflarınca belirtilen ve mali müşavire uygun olan tarihte ihtar çeken hiçbir ortağın bilgi ve belgeleri incelemeye gitmemesi üzerine müvekkilinin şirket yönetim kurulu başkanı'nın ortakları arayıp niçin gitmediklerini sorduğunu, ortaklardan böyle bir durumdan haberleri olmadığı cevabını aldığını, ortakların avukatlarına yapılan bildirimin kendisine inceleme yapılmak üzere belirtilen günden çok önce ulaşmasına rağmen ortaklara bilgi verilmediğini ve dolayısıyla ortakların da gidemediğini, yalnızca bu hareketlerinden dolayı bile davacıların amacının bilgi edinmek olmadığını, müvekkilinin şirket yönetim kurulu başkanının yönetim kurulu başkanı sıfatından rahatsız olduklarını ortaya koymakta olduğunu, tüm bu hususların yanı sıra davacı yanın her ne kadar bahse konu ihtarnameye 7 günlük yasal sürede herhangi bir yanıt verilmediğini belirtmişse de kanun maddesinde yer almayan bu sürenin nasıl belirlendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, ortaklara bilgi vermekten kaçınıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunun ortakların WhatsApp grubu üzerinden her an bilgi beklemesinin, evrakların muhasebeci ortak ...'dan alınıp toparlanması ve listelenmesine sabrının olmamasının kötü niyeti yansıttığını, müvekkilinin, ortaklara en doğru bilgiyi verebilmek amacıyla şirket muhasebecisi ...'a elindeki şirketle ilgili tüm bilgi, belge, kayıt, fatura ve defterleri iletmesi için ihtar çekmek durumunda kaldığını, bu davanın davacılarından ve şirketin ortaklarından olan ...'ın uzunca bir süre şirket muhasebesini tuttuğunu ancak sonrasında tutulan hesaplarda birtakım sorunlar fark eden müvekkili şirket yetkilisinin, farklı bir muhasebeci mali müşavir ile çalışma kararı aldığını, bu durum üzerine ortak ...'ın elindeki tüm evrak, bilgi, belge, fatura ve defterleri vermekten imtina ettiğini, müvekkilinin ve şirketin yeni muhasebecisi ve mali müşavirinin şirket evraklarını incelemesine kasten engel olduğunun, bu durumun ortak ... ile birlikte davayı açan ortaklar tarafından da bilinmekte olduğunu, ortak ...'a karşı açacakları tüm dava ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, yine davacı tarafın bilgi alma taleplerine herhangi bir yanıt verilmemesi üzerine kendi imkanları ile müvekkili şirket ile Selçuk Belediyesi arasında yıkım kararı ve para cezasının iptali istemli İzmir 4. İdare Mahkemesi 2024/1605 E. Sayılı davasının bulunduğunu öğrendiklerini belirttiklerini bu hususun hiçbir suretle gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ... tarafından tüm ortakların bulunduğu şirket Whatsapp grubunda devamlı olarak bilgilendirme yapıldığını, müvekkili şirket ortaklarının, eldeki dava ve ilgili süreçten en başından beri haberdar olduklarının açık olduğunu; bu kapsamda, müvekkili şirketin avukatı olarak taraflarınca, şirketin tüm hukuki süreçlerine ilişkin bilgilendirme amacıyla ofislerinde yapılacak toplantıya tüm ortakların davet edilmiş olmasına rağmen, yalnızca üç ortağın toplantıya katıldığını ancak davayı ikame eden ortakların hiçbirinin söz konusu toplantılara iştirak etmediğini, taraflarınca talep etmeleri halinde şirket merkezinin bulunduğu İstanbul’da da benzer bir bilgilendirme toplantısının düzenlenebileceğinin açıkça bildirilmiş olmasına rağmen bu teklifin de davayı açan ortaklar tarafından ısrarla reddedildiğini, Kadıköy ... Noterliği’nin 13.05.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, müvekkili şirket adına taraflarınca verilen cevabi yazı ile, ortakların şirketin yasal defterlerinin bulunduğu yer olan mali müşavir ofisine davet edildiğini ve cevap metnine güncel hukuki sürece ilişkin bilgilendirme raporunun da eklendiğini, tüm bu bilgilendirme faaliyetlerine rağmen, davacı tarafın söz konusu dava ve süreci ‘haricen’ öğrendiği iddiasının tamamen gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, bu iddianın, yalnızca arzu ettikleri gündem maddelerini genel kurula taşıyabilmek adına yapmış oldukları bir iddia olduğunu, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurul çağrısının 20.06.2025 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, sicil gazetesinde yapılan ilanın yanı sıra tüm şirket ortaklarına usulüne uygun şekilde iadeli taahhütlü posta ile çağrı yapıldığını, dilekçeden haberleri dahi olmadan müvekkili şirket tarafından olağanüstü genel kurul çağrısının ilan edildiğini, müvekkili şirketin eski muhasebecisi ve şirket ortağı ...'DAN tüm evrak, belge ve defterlerin alınmasının ve incelenmesinin süreci uzattığını, 11.07.2025 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen yer ve saatte olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmak üzere usulüne uygun şekilde toplantı yerine gidildiğini, toplantıya şirket ortaklarından ..., ...,... ile davacı ortak...’i temsilen eşi Av.... ve diğer davacıları temsilen vekilleri Av. ...'un toplantı yerine geldiğini, ancak, Av. ... ve Av. ..'un her ne kadar toplantı mahallinde hazır bulunmuş olsalar da, hazirun cetveline imza atmayı reddettiklerini, bu durum neticesinde, toplantı için gerekli olan asgari katılımın sağlanamadığını, bu nedenle toplantının açılamadığını, anılan kişilerin hazirun cetveline imza atmaktan imtina etmelerinin, toplantının yapılmasını kasten engellemek amacı taşımakta olduğunu,bu sebeplerle 11.07.2025 tarihli toplantının ertelenmek mecburiyetinde kalındığını, yeniden yönetim kurulu kararının alındığını ve 18.07.2025 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 73. Sayfasında ikinci toplantının aynı yerde 04.08.2025 tarihi saat 14.00-17.00 saatleri arasında yapılacağının ilan edildiğinin, davacı tarafın her ne kadar 24.06.2025 tarihli dilekçesinde ilan edilen genel kurulun ihtarnamelerinde açıkça belirttikleri gündem maddelerini içermediğini, müvekkillerinin haklarının dolanılması amacıyla bihakkın suistimali amacıyla kötü niyetle yapıldığını belirtmişse de ihtar edilen ve müvekkilinin şirket yararına olacağı düşünülen tüm maddeler ile olağanüstü genel kurul çağrısı yapıldığını ve ihtarda yer alan pek çok maddenin gündeme alındığını belirterek, tüm bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava davacı şirkette aynı zamanda hissedar ortak olan davacıların dava dilekçesinde belirttikleri nedenlerden ötürü davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasının ve bu amaçla şirkete kayyım atanmasının hukuken mümkün olup olmadığına, davalı şirketin dava açıldıktan sonra icra ettiği genel kurul toplantısı ile huzurdaki davanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkindir.Azlığın çağrı yapabilmesinin şartlarının düzenlendiği TTK'nın 411. Maddesi " (1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır.(3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. " hükmüne haiz olup maddenin devamı niteliğindeki 412. Maddede ise " Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar.Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." hükmü mevcuttur. Davacı yanca dava açmadan önce davalıya olağanüstü genel kurul istemli ihtar keşide edilmiş, söz konusu ihtarnamenin davalı şirket tüzel kişiliğine ve şirket yönetim kurulu başkanına 24.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş, davalı şirketin kanunda belirtilen 7 iş günü içerisinde davacıya bir yanıt verilmediği ve bu süre içinde yönetim kurulu tarafından açık bir red kararı alınmadığı görülmüştür. Davacı yanca 18.06.2025 tarihinde huzurdaki bu dava açılmış davalı yanca dava tarihinden sonra 20 haziran 2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilan ile genel kurul kararı alınmıştır. Davalı şirketin icra ettiği genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde davacının genel kurulda görüşülmesini istediği birçok madde hakkında bir müzakere ve oylama bulunmadığı görülmüştür. Netice itibarı ile davalı şirketin TTK'nın 411 ve 412. Maddeleri uyarınca davacı yanca keşide edilen ihtara kanunda belirlenen azami süre içerisinde bir geri bildirimde bulunmadıkları, davacı yanca huzurdaki dava açıldıktan sonra genel kurul kararı alındığı ve davacının görüşülmesini istediği hususlardan sadece birkaçı hakkında müzakere ve oylama yapıldığı dolayısı ile davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği görülmekle davacının haklı davasının kabulüne karar verilmiştir. Dava açıldıktan sonra icra edilen genel kurulda davacının görüşülmesini istediği bazı maddeler hakkında müzakere ve oylama yapılmış olup artık bu kararların usul ve yasaya uygun olup olmadığı,iptal edilebilir olup olmadıkları bu davanın konusu değildir. Tüm bu anlatılan hususlar nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmi..." gerekçesiyle, davacının davalı şirket aleyhine açmış olduğu şirketin genel kurul toplantısına çağırma izni davasının kabulüne, davalı ...T AŞ'nin genel kurulunun olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına, TTK'nın 412. maddesi uyarınca toplantıya dair gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere mali müşavir ...'nun kayyım olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun değerlendirdiği 20.10.2025 tarihli ek kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucu 10.09.2025 tarihli karar ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 411 ve 412 . Maddeleri ışığında kesin hüküm ile davanın kabul edildiği görülmüştür. Karar davalı vekili tarafından 17.10.2025 tarihli dilekçe ile istinaf edilmiştir. Mahkememizce 10.09.2025 tarihinde verilen söz konusu karar, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 411 ve 412. Maddeleri ışığında kesin nitelikte olup, kanun gereği bu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkı tanınmamıştır. Bu itibarla, verilen kararın kesin olması sebebiyle istinaf başvurusu usulen mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme kararında hükmün kesin olduğu belirtilmişse de bu tespitin hukuken isabetli olmadığını, mahkemece yalnızca usul yönünden sınırlı bir inceleme yapıldığını, esas bakımından tarafların delillerinin tartışılmadığını, kararın müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini doğrudan etkileyen ve işleyişini durma noktasına getiren sonuçlar doğurması sebebiyle üst yargı denetimine açık olmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurul çağrısının 20.06.2025 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, Sicil gazetesinde yapılan ilanın yanı sıra tüm şirket ortaklarına usulüne uygun şekilde iadeli taahhütlü posta ile çağrı yapıldığını, ilk derece mahkemesinin yeterince araştırma yapmadan, dosyayı duruşmalı görmeye karar verdiği hâlde tanıkları dinlemeden, hiçbir evrak celp etmeden hüküm kurduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 412. maddesi uyarınca şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması için izin verilmesi ve kayyım atanması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın kesin olduğunun belirtilmesine rağmen davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ilk derece mahkemesince HMK'nın 346.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nın 411. maddesinde azlığa, genel kurulun toplantıya çağrılmasını yönetim kurulundan talep hakkı verilmiştir. TTK'nın 412. maddesinde ise yönetim kurulunun bu talebi yerine getirmemesi hâlinde, mahkemeye başvuru hakkı tanınmıştır. Anılan 412.maddenin son cümlesi uyarınca, mahkemenin izin konusunda verdiği karar kesin niteliktedir. Yasal düzenleme uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı kesin olup, ilk derece mahkemesince HMK'nın 346.maddesi uyarınca davalının istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair ek karar usule ve yasaya uygun olduğundan, ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.