11. Hukuk Dairesi 2009/1655 E. , 2010/7743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/79-2008/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana
**11. Hukuk Dairesi 2009/1655 E. , 2010/7743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/79-2008/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin Adana Dünya FM radyosunun sahibi olduğunu, 03.05.2004 günlü radyo yayınında gündemle ilgili gazete haberlerinin okunması sırasında “Ülkede Özgür Gündem” gazetesinde yer almayan haberlerin varmış gibi anlatılmak suretiyle kamuoyunun yanıltıldığını, davalı şirketin konusu suç teşkil eden yayın faaliyeti nedeniyle TTK’nun 274 ncü maddesi uyarınca feshinin gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, okunan haberin ve yorum şeklinin basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, davaya konu yayının basın hak ve yükümlülüklerine aykırı bir durum oluşturmadığı, davalı şirketin kanuna, esas sözleşmeye ve kamu düzenine aykırı işlem ve faaliyetlerde bulunduğu hususunun kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.