TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2023 NUMARASI : 2023/43 Esas 2023/866 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/01/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ve…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/509 Esas 2025/1698 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/509 KARAR NO : 2025/1698 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2023 NUMARASI : 2023/43 Esas 2023/866 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/01/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın davalının işlettiği otoyolda seyrettiği sırada önünde aniden çıkan başıboş hayvana çarpması sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının sigortalısının zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava dışı ... ... A.Ş. adına kayıtlı aracın davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı tarafından işletilen otoyol üzerindeki seyri sırasında yola fırlayan köpeğe çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığı, bu hasar nedeniyle davacının toplam 51.091,79 TL ödeme yaptığı, yapılan bilirkişi incelemesinden davacı tarafından ödenen bu miktarın kaza ve hasar ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, TTK'nun 1472. maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereğince davacı sigorta şirketinin sigortalısının uğradığı zarar nedeniyle yapmış olduğu 51.091,79 TL'nin ilgili zarar sorumlusundan tahsilini talep etmesinin mümkün olduğu, alınan bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere, davaya konu trafik kazasının davalı tarafından işletilen otoyola başıboş bir köpeğin fırlaması sonucunda meydana gelmiş olup, kazanın oluşumunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin ise KTK'nun 13. ve bu Kanuna bağlı çıkarılan ilgili Yönetmeliğin 19. maddeleri kapsamında otoyolların kenarlarında, yol boyunca yapılması zorunlu olan kafes tel çitlerin devamlı olarak sağlam vaziyette bulundurulması ve her ne şekilde olursa olsun yaya ve hayvanların girişini engellemeye yönelik diğer tedbirlerin de alınmış olması gerektiği, başıboş köpeğin yol açmış olduğu trafik kazasında, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu olmakla davalı şirketin %100 kusurlu olduğu, davalı şirketin davacı sigorta tarafından ödenen ve davaya konu icra takibinde asıl alacağa denk gelen toplam 51.091,79 TL'nin tazmininden sorumlu bulunduğu, davacı tarafından yapılan rücuya konu ödeme dolayısıyla davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden davacının davalıdan ödeme gününden itibaren avans faizi talep edebileceği, davacının 08/08/2022 tarih ve 45.636,14 TL miktarlı ödeme yönünden 08/08/2022 tarihi ile 07/10/2022 takip tarihi arasında %15,75 oranında işlemiş 1.197,95 TL avans faizi, davacı tarafından Kdv Genel Uygulama Tebliği kapsamında 2 no'lu kdv beyannamesi ile beyan edilerek ilgili vergi dairesine ödendiği anlaşılan, 25/07/2022 faturada gösterilip tevkif edilen kdv tutarı olan 5.455,56 TL yönünden ise 26/08/2022 tarihi ile 07/10/2022 takip tarihi arasında %15,75 oranında işlemiş 100,25 TL avans faizi olmak üzere toplam 1.298,20 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacının talebinin ise 1.234,60 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, hükmolunan alacağın %20’si olan 10.218,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kusuru ya da ihmali bulunmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aksi yöndeki tespitlerin hatalı olduğunu, davaya konu kazanın 29.06.2022 tarihinde sabaha karşı saat 04.50 sıralarında meydana geldiğini, havanın karanlık olması nedeniyle görüş mesafesinin daraldığını, hız sınırının belirlenmiş olması dahi, otoyolun her noktasında ve her türlü hava şartlarında söz konusu azami seviyede hız yapılabilmesinin mümkün olduğu anlamına gelmediğini, sürücülerin her halükarda hızını görüş, yol ve hava durumuna göre ayarlama yükümlülüğünün devam ettiğini, salt seyir hızının yüksek olacağı beklentisini gerekçe göstererek araç sürücüsüne kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, aracın sürücüsünün hızının yüksek olmasına rağmen mahkemece araç sürücüsünün kusursuz olduğuna kanaat getirilmesinin hatalı bulunduğunu, hükme esas alınan rapora itiraz olunmasına rağmen ek rapor dahi alınmaksızın, davacının iddiasına dayanak eksper raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı bulunduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını KGM standartlarına uygun olarak yerine getirmiş olup, kazanın oluşumunda herhangi bir ihmali veya kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline hizmet kusuru atfedildiğini, ancak müvekkilinin hizmet kusurunun bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin uygulama sözleşmesi ve ekleri doğrultusunda hazırlamış olduğu projeleri KGM onayı sonrasında projelere uygun şekilde inşa ettiğini, süreç boyunca tüm imalatların bizzat KGM ve KGM tarafından görevlendirilmiş müşavir firma elemanları tarafından kontrol edildiğini, yapım sonrasında ise müvekkilinin işletme, bakım, onarım, tadilat, temizlik ve güvenlik çalışmalarını otoyolun emniyetle kullanılmasını sağlayacak şekilde, KGM ile imzalanan uygulama sözleşmesi ve eklerine uygun olarak, KTK ile sair mevzuat tahtında eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, bu kapsamda da otoyolda düzenli olarak devriye faaliyeti gerçekleştirdiğini, trafik ve sürüş güvenliğini tehlikeye düşürebilecek bir hasar, yol üzerinde cisim tespit edildiğinde derhal müdahale edildiğini, kazanın meydana geldiği bölgede kaza öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen onarım bilgilerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ilgili belgeden görüleceği üzere bölgedeki son hasar tespitinin nisan ayında yapıldığını, onarımın gerçekleştirildiğini, nisan ayında yapılan onarımdan sonra, kazanın meydana geldiği 29.06.2022 tarihinin öncesinde ve sonrasında yapılan bu kontroller neticesinde tel çitlerin sağlam olduğunun, çitlerde herhangi bir açıklık bulunmadığının tespit edildiğini, yine kaza sonrası olay yerine intikal eden otoyol görevlilerince gerekli kontrollerin yapıldığını, kazanın gerçekleştiği mevkide yer alan tel çitlerin sağlam olduğunu, çitlerde herhangi bir açıklık bulunmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda, müvekkilinin hizmet kusuru bulunduğuna yönelik olarak yer alan görüşlerin kabulünün mümkün olmadığını, kaza neticesinde meydana gelen zararın tazmininden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, başta köpekler olmak üzere sahipsiz hayvanların, korunması, bakım ve gözetimi, bunlar için hayvan bakım evlerinin kurulması görevinin valiliklere ve il belediyelerine ait olduğunu, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğundaki otoyola hayvan girişini engellemek için üzerine düşen tüm yükümlülükleri KGM standartlarına uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkiline husumet yöneltilmesi ve kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, bu doğrultuda husumetin Belediye Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunun ilgili hükümleri doğrultusunda valilik ve il belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, maddi hasar bedeline yönelik tespitlerin salt davacı belgelerine dayandığını, bilirkişi heyetince objektif, tarafsız ve denetime elverişli inceleme yapılmadığını, bilirkişi heyetinin hasar bedeli hesaplamasında davacının anlaşmalı olduğu firma tarafından hazırlanan ve davacı tarafından dosyaya sunulan eksper raporunun esas alındığını, bu rapor dışında araştırma ve inceleme yapılmadığını, talep edilen hasar bedeline ilişkin olarak herhangi bir araştırma yapmadan sadece davacı tarafından sunulan belgeler ile hesaplama yapılmasının raporu tarafsız, objektif ve nesnel olmaktan çıkardığını, bilirkişi tarafından neden ekspertiz raporundaki bedellerin uygun kabul edildiğinin de açık, anlaşılır, somut ve denetime elverişli şekilde açıklanmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davaya konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigortalı aracın hasarlı fotoğrafları, kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2022/15740 sayılı takip dosyası sureti, sigortalı araç ruhsatı, kaza tespit tutanağı, yargılama aşamasında trafik güvenlik teknik elemanı, hesap uzmanı, otomotiv yüksek mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2023 tarihli kök, 13/10/2023 tarihli ek rapor, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere cevabı, ödeme dekontu, sigortalı araç hasar fotoğrafları, olay yeri fotoğrafları, ibraname sureti, hasar faturası, ödeme dekontu, kdv tevkifatı, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06/10/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2022/15740 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 52.326,30 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının takibe konu borca itiraz ettiği, itirazın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı, davacı alacaklı vekiline itirazın tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, 17/01/2023 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı tarafından dava dışı sigortalı aracın tamirini gerçekleştiren servise 08/08/2022 tarihinde 45.636,14 TL ödediği banka dekontuyla sabittir. Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı, otoyola yabani hayvan girmesinin oluş şekli üzerinde %100 oranında etken olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök raporunda; erişme kontrollü karayolun (otoyol - ekspresyol) özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayolu olduğu, olayın gece vaktinde, işletme hızı yüksek olan otoyol (erişme kontrollü yol) üzerinde, sağ şeritte seyreden otomobil sürücüsünün, taşıt yolunda seyir şeridi üzerinde başıboş halde dolaşan köpeğe çarptığı, köpeğin olay yerinde ölmüş olarak bulunduğu, çarpan aracın ise hasarlandığı bir trafik kazasının meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsünün seyir güvenliğini tehlikeye düşürecek etkenlerin olmayacağı beklentisiyle tercih ettiği otoyolda, gece vaktinde seyri sırasında, beklentisi dışında taşıt yolunda bulunan köpeğe çarpmasında, olayın meydana gelmesine sebebiyet verecek herhangi bir kural ihlali görülmediğinden kusursuz bulunduğu, olay yerindeki çarpılan ve ölen başı boş köpeğin, taşıt yolu üzerinde serbest halde bulunmasının olayın oluşumunda tamamen etken olduğu, davalının olayın meydana geldiği otoyolda, sorumlu idarenin otoyolda seyredecek araçların seyir güvenliğini sağlama zorunluluğu bulunduğu, KTK'nun 13. maddesinde "(Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.", bu Kanuna bağlı Yönetmeliğin 19. maddesinde; "İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b)Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler." hükümlerinin yer aldığı, otoyolların kenarlarında, yol boyunca yapılması zorunlu olan kafes tel çitlerin devamlı olarak sağlam vaziyette bulundurulması ve her ne şekilde olursa olsun yaya ve hayvanların girişini engellemeye yönelik diğer tedbirlerin de alınmış olması gerektiğinden, başıboş köpeğin yol açmış olduğu trafik kazasında, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu idarenin hizmet kusuru olduğunun değerlendirildiği, sigortalı aracın kazalı hali ile onarımına ilişkin fotoğrafların incelenmesi neticesinde aracın köpeğe çarpması neticesinde ön kısmından hasarlandığı, hasarın aracın ön kısmındaki parçaların sökülmesi ve incelenmesi neticesinde netleştiği, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda araçtaki hasarın giderilmesi için gerekli parça ve işçilik liste ve fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun, araçtaki hasarı gidermek için yeterli ve gerekli olduğu, araçtaki hasarın köpeğe çarpma şeklinde meydana gelebileceği, bu bakımdan hasar ile olayın meydana gelişinin uyumlu olduğu, araçta kesin kasko ekspertiz raporunda yer aldığı üzere kdv dahil 51.091,70 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda, hasar yönünden kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalının hizmet kusuru bulunduğu, başıboş köpeğin olayın oluşumunda etken olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken önüne çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucu hasara uğradığını, sigortalının zararının giderildiğini, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise olayda kusurunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken yola çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasına sebebiyet veren trafik kazasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalının ise, olay yerindeki çarpılan ve ölen başı boş köpeğin, taşıt yolu üzerinde serbest halde bulunmasının olayın oluşumunda tamamen etken olduğu, davalının olayın meydana geldiği otoyolda, sorumlu idarenin otoyolda seyredecek araçların seyir güvenliğini sağlama zorunluluğu bulunduğu, KTK'nun 13. maddesinde "(Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.", bu Kanuna bağlı Yönetmeliğin 19. maddesinde; "İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b)Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler." hükümlerinin yer aldığı, otoyolların kenarlarında, yol boyunca yapılması zorunlu olan kafes tel çitlerin devamlı olarak sağlam vaziyette bulundurulması ve her ne şekilde olursa olsun yaya ve hayvanların girişini engellemeye yönelik diğer tedbirlerin de alınmış olması gerektiğinden, başıboş köpeğin yol açmış olduğu trafik kazasında, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu idarenin hizmet kusuru olduğunun değerlendirildiği, ek raporda da davalının hizmet kusuru bulunduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi, kaza tespit tutanağı, dosya içerisinde yer alan olay yeri fotoğrafları ile de uyumlu niteliktedir. Öte yandan, KTK'nun Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 7/m maddesi "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak" hükmünü içermekte ise de, davalı ... A.Ş. kazanın meydana geldiği otoyolun işleteni sıfatına sahip olup, anılan husus ihtilaf konusu değildir. 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 9/2 maddesi "Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresinde her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." hükmünü içermekte olup, anılan hüküm uyarınca kazanın meydana geldiği otoyolun işletilmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle sorumluluk davalıya aittir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kasko sigortalısına ödeme yapan davacının sigortalı araçta hasar oluşmasında kusuru bulunan davalıdan sigortalı araçta oluşan ve sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazminini isteyebileceği, TTK'nun 1472. maddesindeki koşulların oluştuğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar Ankara ATK'dan alınan raporda sigortalı araç sürücüsü ve davalının kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, bilirkişi heyeti kök ve ek raporunun dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, TBK'nun 49. maddesi uyarınca haksız fiilde kusurun takdir ve tayininin hakime ait olduğundan alınan rapor ile Ankara ATK raporu arasında davalının kusuru yönünden çelişki oluştuğu kabul edilmeyerek mahkemece TBK'nun 49. maddesi kapsamında yapılan kusur tayini ile davalının olayda %100 kusurlu olduğunun tespiti usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sigortalı araçtaki hasara ilişkin ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde tespit yapılmış olup, mahkemece hasar yönünden anılan raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin kabul edilen icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibi sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talebiyle başlatılmıştır. İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra takibine itirazın haksız olduğunun anlaşılması durumunda borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerecektir. Likit alacak ise bilinebilir, hesaplanabilir alacak niteliğindedir. Dava konusu icra takip talebi ile davalı borçludan tahsili talep edilen alacak sigortalı araçta meydana gelen gerçek hasar bedelidir. Araçta oluşan gerçek hasar bedeli ise, takip tarihi itibarıyla bilinebilir ve hesaplanabilir alacak niteliğinde olmayıp, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, takip konusu alacağın likit, bir başka deyişle bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmadığı gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında icra inkar tazminatı yönünden isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun icra inkar tazminatı yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun icra inkar tazminatı yönünden KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının reddine, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2023 tarih 2023/43 Esas 2023/866 Karar sayılı kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasına, 3-Davanın KABULÜNE, davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2022/15740 sayılı icra takibinde 51.091,70 TL asıl alacak, 1.234,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.326,30 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, 51.091,70 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 4-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, 5-Alınması gereken 3.490,07 TL harçtan peşin alınan 631,98 TL ile 261,63 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 2.596,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 631,98 TL peşin harç ve 261,63 TL icra peşin harcı olmak üzere toplam 1.073,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 101,25 TL tebligat ve müzekkere gideri ile 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.351,25 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kararın kaldırma gerekçesi ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Bakiye gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davalı tarafından yatırılan 893,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.18/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -